Şiir, Şair ve Sarban Ahmet

Yılların romancısına şiir de yazdın mı diye sormuşlar, yanıtlamış: Ona cesaret edecek aşamaya gelmedim.  Şair,bir romancının sayfalar dolusu anlattığı duyguyu tek sözcükle,tek dizeyle anlatabilen kişidir.Yaşama sevinci,hoşgörü,yurtseverlik,ulusalcılık; çimentosu sevgi olan ve Türk toplumunu bir arada parçalanmadan ayakta tutan yüce duygulardır.Türk'ü, Türkiye'yi dünyaya tanıtan ünlü şair Nazım Hikmet'in şu dizelerini hangimiz hayranlık duymadan okuyabiliriz:
Yaşamak , bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman
gibi kardeşçesine,bu memleket bizim,...
Birlik duygusunu bu kadar güzel anlatabilmek için şair olmak gerekir. Yaşadığı dönemin en büyük şairi olan Sarban Ahmet tıpkı Yunus Emre, Pir Sultan Abdal,Hacı  Bektaş-ı Veli,Mevlana gibi,Karacaoğlan,Emrah gibi,Aşık Veysel,Mahzuni gibi bu topraklarda yetişmiş nice şair ve halk ozanlarımızdan biridir.Ya Mehmet Akifler,Necip Fazıllar,Orhan Veliler...hangisini saymalı?
Cahit Külebi şöyle diyor şiir yazmakla ilgili:
"Bu ülkede biraz laf  ebesi olan,şair olur çıkar."
Şiir okumak,okumayı sevmek,yazmak bir ayrıcalıktır. Yaşamı tümüyle gizemli olan,iç yüzüyle Hakk ile,dış yüzüyle halk ile yaşamış Sarban Ahmet,dili ve biçemi ile şair,halk ozanı; özüyle ise bir düşünce insanıdır.Süse ve gösterişe önem veren bir insan değildir.Zaten bunu şiirlerinden de anlayabiliriz.Kendisini göstermeyi pek sevmeyen,alçakgönüllülüğü temel duygu olarak benimsemiş Sarban'ın doğum tarihi ve yeri  tartışmalıdır.Bazı kaynaklarda  ise Hayrabolu yazılıdır.Ancak doğduğu yerden çok ,yaşadığı,hizmet verdiği,ölmek için seçtiği yer daha önemlidir kanımca.Yunus Emre'nin doğduğu ,öldüğü yer belli değildir.Mevlana , Horasan'ın  Belh  şehrinde doğup on sekiz yaşlarında Konya'ya gelmiştir.Nasrettin Hoca da Eskişehir'in Sivrihisar ilçesine bağlı Hortu köyünde doğmuş ama yaşamak ,ölmek için Akşehir'i seçmiştir.
Sarban Ahmet de Hayrabolu'nun ekmeğini yemiş,suyunu içmiş,havasını solumuş ve ölene dek oradan biri olarak yaşamıştır.
Aslında yazdığı mektuplar,şiirler tümüyle günümüz yazısına aktarılmış olsa hem Sarban'a  hem de beş yüz yıl öncenin Hayrabolu'suna ilişkin bilgi bulunabilir.Bunun için yapılacak şey, iyi Osmanlıca bilgisine sahip yetkili kişi veya kişilerin, Sarban Ahmet'in  şiir ve mektuplarının CD ve mikrofilmlerini elde edip bir kitapta toplamasıdır.Tabi şiirler yorumlanmamalı.Her şiirin altına Arapça ve Farsça sözcüklerin,tamlamaların Türkçe karşılıkları ve tasavvuftaki anlamı yazılabilir.Duygu,öz ve içerik okuyucunun
anlamasına bırakılmalıdır.
Ayrıca  Ağustos'ta, festivalde Sarban Ahmet şiir günü belirleyip-daha önce belediye önündeki parkta şiirlerin okunduğu bir gün  olmuştu - Trakya'dan, Anadolu'dan şairler,halk ozanları çağrılıp  konuk edilmeli.Konusu Sarban Ahmet olan şiir yarışması düzenlenmeli,bir komisyonun belirleyeceği kazanan üç kişiye ödül verilmeli.Tabi ödüller  tükenmez kalem veya bir roman gibi ucuz bir şey olmamalı;örneğin çeyrek altın gibi teşvik edici armağanlar olmalı.
Belki çok ileri olacak ama yine de içimdekini söyleyeceğim,Sarban'ın bir heykelini de dikmeli.
Şimdi Ahmet Sarban'ın iki dörtlüğü ile sizi başbaşa bırakayım:
Evliya'ya  eğri  bakma ,
Kevn'ü  mekan  elindedir.
Mülk'e  hükmün  süren  odur,
İki  cihan  elindedir.

Sen anı şöyle sanursun,
Sencileyin bir ademdir.
Evliya'nın sırrı vardır,
Gizli ayan elindedir.

Kevn:Vücut,varlık.
Mekan:Dünya,evren,alem.
Gizli ayan:Maddi varlığı olmayan,ruhani olan.
4+4=8'lik hece ölçüsüyle yazılmıştır.


SEHRİ DOĞRUÖZ
SEHRİ DOĞRUÖZ

Web Page Maker, create your own web pages.