...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................
AHMET KARABEY
MEZAR TAŞLARI, PAŞA CAMİ VE MÜZE


       Bakın, söz edeceğim hiç iç açıcı bir konu belki değil ; ama söz konusu, yok olan bir tarih ise, kültür ise gecikmiş bile sayılırım,sayılırız.Çünkü bilenin bilmeyene borcu var.

       Kültürel,tarihsel miras ulusların belleğidir.Belleklerini yitirmiş,geçmişle bağlarını koparmış uluslar kimliklerini de yitirirler.Tarihsel değeri olan köprüler,camiler,medreseler,evler bizim geçmişimizle olan en önemli bağlarımızdır.

       Mezarlıklar da bizleri çok çok eskilere götüren,geçmişle bağlarımızı canlı tutan yerlerdir.Ziyaretgâh,ziyaret edilen yer anlamlarına gelen mezarlıklarda Türkler, tarih boyunca atasına,geçmişine gösterdiği saygının bir yansıması olarak mezar taşlarına içlerini dökerek,sonsuzluğa göçmüş yakınlarını bir parça olsun yaşatmak istemiştir.Hele Osmanlı mezar taşları üzerinde, kabartma ve oyma biçiminde işlenmiş şekillerin simgesel anlamları vardır.Bunlar,insanı öldükten sonra bile yaşatabilmenin mezar taşlarında kendini gösteren yansımalarıdır.

       Kültürümüzde ,dinimizde çok önemli bir yere sahip olan ve herkesi etkileyen mezarlıklarımız bir açık hava müzesi denebilecek kadar güzel taşlarla süslüdür.Bu taşlarda,mezarda yatan kişinin yaşantısındaki konumu,mesleği ve ekonomik durumu ile bilgi ve belge niteliği taşıyan simgeler de vardır.

       Hele Osmanlı mezar taşları geçmişe ışık tutan önemli kanıtlardır.

       Ancak...

       Hayrabolu'muzun bir Paşa camii vardır. Ta altı yüz yıl önce yapılmış ve Hayrabolu'nun en eski tarihli ilk camisi.Yani bir düşünün,Fatih Sultan Mehmet daha doğmamışken,ya da Edirne'de çocuk yaşlarındayken ( Bunu ,tarih daha somut olarak göz önüne gelsin diye söylüyorum. ) Çelebi Sultan
Mehmet, Mimar İvaz Paşa';ya Hayrabolu'da cami yapılmasını emreyliyor ,cami yapılıyor ve ibadete açılıyor.O sıralarda İstanbul'un adı Kostantiniyye bile değil,Konstantinopolis. Böyle bir esere sahip olmak bence bir üstünlük,bir ayrıcalık.

       Tabi Osmanlı döneminde her caminin yanında da,önemli meslek erbabının,yüksek konumdaki kişilerin gömüldüğü mezarlık bulunur.(Bu arada ,benim İstanbul,Lâleli medrese ulemâsından,imam Hacı Mehmet dedem de Bulgaristan'ın İsperih (Kemallar ) kentinde Büyük Cami mezarlığındadır,
mezar taşını bizzat, ben okudum. )

       Paşa Cami mezarlığında ise kimler kimler gömülüdür ?Her mezarın geçmişinde ne yaşamlar,ne öyküler vardır. Ama  Hayrabolum.net'in fotoğraf bölümünde Paşa Cami Mezarlığı'nın halini görünce çarpıldım.(kötü anlamda) Zaten ben de oralardayken bir çok kez yanına gitmiştim mezarlığın.İçi
baldırgan otundan girilmez durumdaydı.Ama fotoğraftaki kadar da değildi.

       Bu mezarlığın yalnızca duvarlarının onarılması yetmez. Yapılması gerekenler vardır elbet;örneğin:
       
       1.Paşa Camii'ndeki mezar taşları(kırık da olsa) tek tek toplanmalı,ama hangi taş, hangi mezardan alındıysa krokisi çıkarılıp saptanmalı,

       2.Toplanan bu tarihsel,kültürel değeri yüksek taşlar korunmaya alınmalı,

       3.Tabi zaman çok geçmeden bu mezarlık kameralı sistemle izlenmeli,çünkü ne olur,ne olmaz

       4.Hasanbey Camii'nin bahçe köşelerinde,arkasında bulunan mezar taşları, ( açık havada kaderlerine terkedilmişti,şimdi nasıl bilmiyorum ) Çarşı Camii'nin arka avlusundaki mezar taşları da korumaya alınmalı,

       Peki bunlar ne olacak ? Yerlerine ne konulacak ? Söyleyeyim.Eski mezar taşlarının yerine Hayrabolu'da var olan mermercilere yenileri yaptırılıp Türkçe'si yazılarak konulabilir ve mezar araları düzenlenerek ziyarete açılabilir.

       Ya eski Osmanlı mezar taşları ?

       Asıl en önemlisi, Hayrabolu'yu belki de değil Türkiye'ye,dünyaya tanıtacak bir "Mezar taşı müzesi" kurmak.Bu bir ilk,bildiğim kadarıyla. Edirne,Selimiye Camii'nin avlu yanları mezar taşı doludur,üzerlerine bir baksanız ne yazılar,ne desenler,ne motifler var ? Hayrabolu'da bir müzenin olmaması büyük bir eksiklik.

       Bir bina bulunur,içine temizlenmiş ve numaralanmış mezar taşları konulur.Her mezar taşının altına Türkçe yazılı plâkalar konulur.

       Tabi sonrası kolay. Resimleri çekilerek birinci kalite ve renkli bir broşür hazırlanır.Bu broşürler Türkiye'deki tüm üniversitelere,tarih ve edebiyat bölümlerine gönderilir.Halktan da müzeye konulabilecek eşya vs. gelir.İşte o zaman siz görün müzeye ilgiyi.

       Evet,geçmişle bağ kurmak ve gençlere , gelecek kuşak insanlarımıza güzel bir eser bırakmakla ilgili benim düşüncelerim bunlar. Yaygın söyleyişle "naçizâne"
       
       Ancak, her şey, geliyor paraya dayanıyor tabi.

       Artık orasını da "yöneticiler ve ekâbirden olanlar" düşünsün 



       SEHRİ DOĞRUÖZ

       21.03.2007
SEHRİ DOĞRUÖZ

Web Page Maker, create your own web pages.