...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................
AHMET KARABEY
ANIZ YAKMA!


       Anızın ve anız yakmanın ne olduğunu yalnızca kırsalda, köyde yaşayanlar bilmez; çevresinde epey köy nüfusunun yaşadığı il, ilçe ve kasabalarda yaşayanlar da bilirler. Çünkü yazın, hazirandan sonra itfaiye arabaları sirenler çaldırarak sürekli tarla yangınlarını söndürmeye giderler.

       Yola gidenler (yolculuk yapanlar) ise uzaklardan, bazen yakından yükselen alev ve dumanlardan hemen anlarlar ki yine, en hafif nitelemeyle, sorumsuz bir kişi anız yakmıştır.

       Yıllardan beri yasaklanmasına karşın, hâlâ niçin yakılır bu anız anlamış değilim. Acaba saplar yandığı zaman arta kalan külün yararı olduğuna mı inandırılmış bu insanlar bilmiyorum. Ya da böylesi daha temiz oluyor mu diyorlar? Ama her ne olursa olsun anız yakmayla oluşan kötülükler umursanmalı bence.

       Hasat sonunda tarlada kalan ürün artıkları denen anızın yakılması sonucu, topraktaki böcek gibi bütün canlılar -ki bu canlılar toprağın havalanmasında çok büyük yarar sağlıyorlar-ölüyor. Toprağın üst tarafındaki vitaminli tabaka yok oluyor.Yani anızın yakılmasıyla,bir sonraki sene elde edilecek ürünün bereketi olumsuz etkileniyor.

       Dahası,çevre ve toplum sağlığı,halkın güvenliği ve esenliği kötü duruma giriyor.Öyle ki bazen anız yangınları yakındaki bir ormana, evlere sıçrayabiliyor. Elektrik, telgraf ve telefon telleri, direkleri de yanabiliyor. Yola yakın yerde yakılan anızdan çıkan duman ve alevler, trafiği alt üst ediyor ve kazalara neden olabiliyor.Böylece anızı yakan duyarsız kişi veya kişiler kamu malları üzerinde de yıkıcı bir eylemde bulunmuş oluyorlar. Anız yakmakla yaratılmış olan bunca kötülüğe karşın,hâlâ bu işi sürdürenlere yetkili kişilerin köylerde toplantılar yapıp anlatmaları mı gerekir bilemiyorum;ama bildiğim birşey var,o da anız yakmanın kanunen yasak ve cezasının olduğu.

       Okuduğum kadarıyla 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 76/d maddesi,2872 sayılı Çevre Kanunu'nun Resmi Gazete'de yayımlanan 1998/26 nolu tebliği gereğince anızların yakılması valiliklerce yasaklanmış.Bu yasaklama ayrıca 2007 yılı Merkez Av Komisyonu tarafından da 23.03.2007 tarihinde karar altına alınmış.
       
       Eğer anız ve orman yangınları 177 Yangın İmdat telefonuna bildirilir ve yangının bilerek çıkartıldığı da kanıtlanırsa ,5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32.maddesine göre cezai işlem yapılıyor.

       Şimdi,alıntı yaptığım bu yasaklama ve ceza kanun maddelerini bu siteden okuyabilen veya dikkate alan çiftçi veya köylü olur mu bilemiyorum;ama benim özellikle yakarışım gençlere,bilinçli kişilere.Eğer çiftçi çocuğu iseniz ya da amcanız,dayınız,komşunuz çiftçiyse,tarlası varsa,ekin biçme zamanından yani hasattan sonra,anız yakma niyetinde,eğiliminde olanları,önceki senelerde de anız yakmış olanları uyarın, lütfen onlara akıl verin,baskı yapın,hatta çıkışın!

       Ve yaptıkları işin yazık , günah olduğunu fark etmeleri için elinizden geleni yapın.
       
       Sağlıklar diliyorum.



       SEHRİ DOĞRUÖZ

       09.06.2007
SEHRİ DOĞRUÖZ

Web Page Maker, create your own web pages.