ÇOĞULCU MU,YOKSA ÇOĞUNLUKÇU MU ?
Demokrasi, farklılıkları içe sindirme düzenidir en kısa anlatımıyla.
Bir kişi,hangi konuda olursa olsun,değişik görüşte mi? Bırakın.
Ona kızıp,onu alt etmek,ya da yok etmeye çalışmak demokrasiye yakışan bir yaklaşım sayılmaz.
Yalnız benim görüş ve düşüncem doğrudur,geçerlidir ;bu yüzden diğerlerinin yaşam hakkı olamaz demek de sağlıklı bir beynin ürünü değildir.
Böyle düşünceler,belki totaliter(*) düzenleri özleyenler için geçerli olabilir;ama çağdaş demokrasilerde, bu söz konusu olamaz.
Her türlü görüşün kendini ifade şansı olmalıdır.
Ancak bir koşulla:
“O da lâik Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temellerini sarsmamak; Atatürk’ün ‘Ne mutlu Türk’üm diyene!’ ifadesiyle kendini gösteren üniter yapısını dinamitlememek.”
Totaliter düzenlerde,siyasal erkin(iktidarın) her istediğini yaptığı bir anlayış;katılımcı olan ve her kesimin düşüncesiyle katkıda bulunduğu çağdaş demokrasilerde geçerli değildir.Çünkü totaliter düzenlerde azınlıkta kalanların hakları gözetilmez. Bu yüzden çoğulcu yönetimle çoğunlukçu yönetimi karıştırmamak gerekir. Aslolan her türden görüşün temsil edildiğinin hissedildiği ve uygulamalarının gönülden desteklendiği,uzlaşma ve hoşgörü kültürünün egemen olduğu çoğulcu,katılımcı düzendir. Bu da demokrasilerde vardır.
***
Bu anlayışa ulaşmak eğitimle doğrudan ilgilidir.
Önce aile içinde başlar bu tutum.Düşüncesini açıkça söyleyebilen,baskı altında yetişmeyen bireyler,demokratik toplumu oluşturabilirler. Aileden sonra tüm eğitim sürecinde, bu anlaşma ve uzlaşma duygusunun insanların kafasına yerleştirilmesi gerekir. Bir örnekle anlattıklarımı pekiştireyim:
Haftanın ilk günü ilkokuldaki öğrencilerine öğretmen, “ Bu hafta ne yapalım? ” sorusunu yöneltir. Öğrencilerin bir bölümü piknik yapmayı,bir bölümü müzeye gitmeyi,bazıları başka etkinlikleri önerir.Yapılan oylamada “piknik yapma görüşü” en çok istenen olur. İkinci tartışma,nerede piknik yapılacağı konusunda yapılır. Bir diğeri,kimlerin neler getireceği… Bir haftaya yakın,belirli saatlerde yapılan bu tartışmalar sonucunda,öğrenciler hem görüşlerini açıklamışlar,hem de iş bölümünün küçük bir örneğini vermişlerdir. Daha doğrusu bu davranışı kazanmışlardır.
İşte böyle bir eğitimle büyüyen insanların oluşturduğu toplumda da demokratik düzenin sağlıklı işlemesi son derece doğaldır.
Sağlıklar diliyorum.
(*) Demokratik hak ve özgürlüklerin baskı altında tutulduğu,bütün yetkilerin bir elde veya küçük bir yönetici grubunun elinde toplandığı demokratik olmayan devlet düzeni.
SEHRİ DOĞRUÖZ
07.07.2007
sehri_dogruoz@mynet.com