...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................
AHMET KARABEY
BIRAKIN ARTIK ŞU MERETİ


Birçok kişinin, "Yok arkadaş,onsuz olmuyor,canım sıkkın,kafam bozuk,yak bir tane!" dediği zamanlar olmuştur.
Sonra?
Sonrası belli.
Zehir gibi acı bir ağız,sararmış dişler ve öksürük.
Malûmu ilâna gerek yok.
Sigara içen herkeste aynı şeyler vardır.
*
Yıl 1976.
İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü son sınıftayım.
Bir evde kalıyoruz.Üç arkadaş.
Hepimiz sigara içiyoruz.
Yemek yemeyi bile aceleye getiriyoruz sonunda sigara keyfi(!) yapmak için.
O günleri anımsıyorum da bazen acı acı gülümsüyorum.
Aynı anda sigara içtiğimizde hiç farkında olmadan içerisi dumandan göz gözü görmeyecek duruma girerdi.
Pencereleri açtığımızda içerde yangın varmış gibi duman çıkardı.
Tabi biraz sonra tilki yerine biz çıkardık dışarıya.
Düşünüyorum da tertemiz havalı bir odada ders çalışmak varken tersini niçin yeğliyormuşuz?
Üstümüz başımız leş gibi nikotin kokardı.
*
Babam yaşamı süresince hiç tütün kullanmadığı için evimizde sigara kokusuna tanıdık değildik;ama çok ender kahveye çıkıp da eve geldiğinde daha kapıyı açınca nikotinin demir yumruğu burnumuza çarpardı.
Peki ben kime öykündüm de sigaraya alıştım o zamanlar?
Sanırım sigara içen arkadaşlarımdan kopmamak için.
Ya da sigara içmeyi adamdan sayılmanın bir göstergesi olarak gördüğüm için.
Tabi bu yanlışımı sonraları anladım.
Kuvvetli bir üşütmeden sonra.
Ciğerlerimi üşütmüşüm.
Değil sigara;su bile zor içer olmuştum yirmi gün.
O gün bu gün sigara kullanmıyorum.
*
Bence sigara içmek gibi kötü bir alışkanlıktan söz ederken;eğer mangalda kül bırakmayacaksak,o nesneyi kullanmayacağız.
Hani bir lâf vardır,sıkça söylenir:Sen imamın dediğini tut,yaptığını yapma!
Hiç de öyle değil kanımca.
İnsanın söylediğiyle yaptığı arasında kesin bir koşutluk(paralellik)olmalı.
Düşünün bir kez,elinde ya da ağzında sigarayla öğrencisine bu alışkanlığın zararlarını anlatan bir eğitimciyi ya da hastasına sağlıklı bir yaşama ilişkin önerilerde bulunan bir doktoru.
İnandırıcılık oranı acaba yüzde yüz olur mu?
Peki içinde sigara içildiğini masalardaki kül tablalarından anladığınız bir pastanede ya da yiyecek türü ürünlerin satıldığı bir dükkânda,bir fırında, "ürünlerimiz taze ve temizdir!"diye bir tanıtım yazısı görseniz ne kadar inanırsınız bu söze?
Sözle ifade etmeseniz bile gözlerinizi tüten sigaraya veya dumanlara çevirir, "Anlat,anlat,heyecanlı oluyor!" demez misiniz?
(Resim:Sigara paketlerinin üzerinde 1 Mayıs'tan beri resimli uyarılar yer alıyor.Haftalık bir mizah dergisi de bu konuyla ilgili olarak alternatif uyarılar hazırlamış.)
*
Neyse ki toplu taşıma araçlarında sigara kullanmaya yasak getirildi.
Ama çölde vaha görmüş susamışlar gibi tiryakiler de molalarda hurra yine sigara içmeye.
Hele otobüs kalkmaya yüz tutsun,sigara içen bazıları sanki bir daha hiç içmeyecekmiş gibi bir ayağı basamakta,bir ayağı yerde üç,dört kez üst üste duman çeker,kalanına yazık oldu üzüntüsüyle arabaya biner.
Tabi bunlar belki de bize özgü durumlar.
Yasak uyarısı görmesek uyum sağlayamayacak mıyız bazı ortamlara?
Çocuklarımızı da yasaklarla boğuyoruz.
Bu belki çoğu kez doğru.
Bazen de yanlışları anlatmakla olabilir.
İlle de yasak getirmemek gerekli;ama bazı zor anlayanlara bunlar da para etmiyor anlaşılan.Ki hastanelerde,duvarlarda, "Sigara içmek yasaktır.Cezası şu kadar liradır." yazmasına karşın gizli gizli yazının tersini yapanı da görmedim değil.
Ben en çok penceresinde ya da tabelâsında kıraathane yani halk diliyle "kahve" denilen yerlere şaşırıyordum.
Acaba niye dumanhane değil de kıraathane idi?
Bari çayocağı ya da kahvehane de.
Biliyorsunuz kıraathane,okumaevi anlamına geliyor.
Ama ne okuma ha!
Kitap okuma yüzdesinin çok düşük olduğu,birçok kişinin yaşamında hiç kitap okumadığı ülkemizdeki çelişkiye bakın.
Kumar oyunlarının ya da başka bir deyişle birinin diğerini tuzağa düşürüp aldatmasına dayalı oyunların oynandığı,sigara dumanından gözün gözü görmediği yerlerin tabelâsına kıraathahe yazılmış.
Neyse ki buralarda da yasaklandı.Gerçi bu duruma esnaf bozulmadı değil.
Son söz olarak baskı ve yasaklamalarla da bir yere varılamayacağı söylenebilir.
Daha küçük yaşlardan başlayarak çocuklarımıza sigara içmenin yalnızca sağlığa değil;kişinin cebine,çevreye ve diğer insanlara da zarar verebileceği her yoldan anlatılırsa o zaman belki aza indirgenir sigara kullanma alışkanlığı.
Bu arada şunu söylemeliyim,bildiğim kadarıyla,Amerika'da ve bazı gelişmiş ülkelerde üstü sigara kokan kişi  lokantaya,toplu taşıma araçlarına ve bir resmi daireye giremiyor.
Yasak yok ama girildiğinde sigara kullanmayanlar tarafından bakışlarla,
davranışlarla aşağılanıyormuş.
Eğer bu kötü alışkanlık bu hızla sürüp giderse kafamızı çevirdikçe her yanda sigara içen,hem de bunu kimseyi umursamadan yapan ufak çocukları görmeye
biz alışacağız.

Sağlıklar diliyorum.

01.07.2010

Sehri DOĞRUÖZ
sehri_dogruoz@mynet.com



SEHRİ DOĞRUÖZ

Web Page Maker, create your own web pages.