RAMAZAN GELİRKEN
İçinde bulunduğumuz ayın 13’ünde Ramazan’a giriyoruz.
İslâmiyet’in kutlu aylarından biri olan Ramazan’da oruç tutulacak,teravih namazı kılınacak,yapılan iyilikler ve edilen dualarla bu ayın rahmet ve bereketinden nasiplenmeye çalışılacak.
Bu ibadet,bedensel bir gereksinimden kaynaklandığı için değil;yalnızca İslâmiyet’in inanç ölçülerinden biri olduğu için uygulanacak.
Elbette, din adamları ve bu konularda yetkin olanlar,Ramazan Ayı’nın özelliklerini,kolaylıklar dini olan İslâmiyet’te oruç tutmayla ilgili açıklamaları,bu bir ay boyunca gerek yazılı, gerek görsel yayınlar aracılığıyla ellerinden,dillerinden geldiğince yapacaklardır. İnsanlarımız da buna uyacaklar.
Oruç tutması tıbben tavsiye edilmemiş olanlar da toplum arasında zorunlu olmadıkça bu İslâmi inancın değer yargısına saygı göstererek bir ay boyunca belirli saatler arasında yemeyecek,içmeyecekler.
*
Buraya kadar söylediklerim hep yapılagelen ve halkımızın uyguladığı,uygulamaya çalıştığı İslâmi gerekliliklerdir.
Kural dışılıklar belki gençler arasında veya sağlık gerekçeleriyle bu ibadetini yapamayanlar arasında görülebilir.Örneğin,her gün hap alması gereken tansiyon ve şeker hastaları,ülserliler gibi…Tabi günahın da,sevabın da kul ile Allah arasında olduğu inanç ve bilinciyle, mensubu bulunduğumuz yüce dinin ve toplumun bireyi olarak hoş görmeyi,bağışlamayı erdem listemizin en başında tutmalıyız.
Daha katı düşünüp bu sözlerime karşı çıkanlar da, “Ulu orta yiyip içen,saygısızca sigara tüttüren kişileri de mi hoş görelim? ” diyebilirler haklı olarak.
Ancak,uyarı hakkımızı her daim saklı tutarak,oruç tutamama gerekçesini bilemediğimiz her kişiye de karışmak hem üstümüze vazife değildir hem de tepkiye neden olabilir.
En iyisi ve bence en doğru olanı,bilinçli yapılan bir saygısızlığı ve bu saygısızlığı yapanı Allah’a havale edip rahatlamaktır.
*
Ramazan Ayı’nda yalnızca imsak ve iftar saatleri arasında yeme,içme eyleminde bulunmak mı dinimizce yasak kılınmış?
Yalnızca bunlara mı dikkat edeceğiz?
Ya ahlâk,ya dürüstlük?
Birçok gazetenin özel sayfalarında İslâm bilginlerinin,din adamlarının anlattığı,açıkladığı konuları yazmaya kalksam,hem bu köşe sınırları az gelir hem de beni aşar.
Ama ben, yüzde yüze yakını Müslüman olan ve İslâmi geleneklere de bağlı olan halkımızın bir bölüm ticaret sınıfının Ramazan’ın yaklaşmasıyla birlikte paradan,çıkardan başka bir düşüncesi olmadığını da gözlemliyorum.
Hani denir ya, Ramazan bolluk ayıdır,bereket ayıdır.
O doğru,biliyoruz,mevsimi de uygun…da bir gazetede okuduğum haberde kırmızı et,süt,kanatlı et ve yumurta fiyatlarındaki artışların sürdüğü yazıyor.
Aynı haberde, bütün tavuk eti parekende fiyatının 6 YTL’yi geçtiğinden,toptan dana etinin kilosunun ise 10 YTL’ye ulaştığından söz ediliyor.
Haberin başlığı da, “Ramazan’a zamlı hazırlık!”
Oldu mu bu şimdi?
Bu yıla özgü değil,her sene Ramazan’da aynı olay gerçekleşiyor.
Pazara çıkıyoruz.Herşey her zaman olduğundan daha pahalı.
Neden,diye sorduğumuzda, “Abi,Ramazan geliyor,n’apalım? yanıtı geliyor.
Sanki Ramazan ayı suçlu?
Bir malı ederinden çok paraya satmak Müslümanlık’la bağdaşır mı?
Yanıt yok.İşine gelirse hesabı.Nasılsa alan var.
*
Ya alamayacak durumda olanlar?..
İş ticarete geldi mi,her şey kulak arkası.
Peki,insanlarımız Ramazan Ayı’nda yalnızca yüce dinimizin getirdiği yeme içme yasaklarını uygulayarak mı sevap kazanacaklarını sanıyorlar?
Öyle,herkese göstere göstere,salt çevresine söylemek için ya da gelecekteki çıkarı için yoksula yardım paketi vermek,onun muhtaçlığını yüzüne vurur gibi yardımı ona hissettirmek de yapılabilecek en yanlış davranıştır.
Bu gizli yapılmalı,yardımı alanın, kimden geldiğini bilmemesi sağlanmalıdır.
Tabi sevap kazanmak isteniliyorsa.
Yalnızca Ramazan’da değil,bence hangi ayda olursa olsun,ticaret yapanların iç dünyasında dürüstlükten,ahlâktan bir nebze bile varsa,ellerindeki malı ederinden daha yüksek fiyatla satmaları,onları utandırmalı,vicdânen rahatsız etmelidir.
Pidenin,ekmeğin,etin,sütün,yumurtanın ve yoksulun en muhtaç olduğu diğer temel besin maddelerinin Ramazan Ayı’nda daha ucuz olması gerekir ki bu ayın uhrevî iklimine uygun olsun her şey.
Ama nerdeee? Herkes bildiğini okuyor.
Ayıptır desem,biliyorum,umursayan olmayacak.
Bari günahtır diyeyim de… Belki üzerine alınan çıkar ve bu mübarek ayın hatırına,geçmişinin hayrına fiyatlarda yükseltme yapmazlar!
Sağlıklar diliyorum.
SEHRİ DOĞRUÖZ
08.09.2007
sehri_dogruoz@mynet.com