KABAK KARPUZU
Yıllar önce,Almanya’da kola ve sigara makinelerini açan yetkililer içinde hiçbir şey bulamıyorlar.Bomboş.
Yalnızca makinenin kumbara bölümünde ıslaklık veya biraz su görüyorlar.Bu durum iki yıl sürüyor ve en sonunda bunun neden olduğunu anlayabiliyorlar.
Daha doğrusu akılları o zaman çalışıyor!
Almanya’da çalışan Türkler makineye atılan paranın buzdan kalıbını çıkarıp o kalıbı makineye atıyor,sigara veya kolaya bedavadan sahip oluyor.
Bize teknoloji mi dayanır?!
Anında olayı çözer,hemen uyum sağlarız;eskiyi unutur yeniyi uygulamaya başlarız…
Da bazen teknolojiye uyum sağlarken onun kurbanı mı oluyoruz bu belli değil!
Çünkü uyanıklık,akıllılık edeyim derken topluma zarar verildiğinin ayırdında(farkında) olunduğunu hiç sanmıyorum.
*
Örneğin,bir iki yıldır yediğimiz karpuzların ne kadar iri,diplerinin yumuşak ve et gibi oluşları birçok kişinin dikkatinden kaçmamıştır.Bu yaz doğru dürüst,tadıyla bir karpuz yiyemedik.
İri karpuz alsak iki veya üç kişi bitiremediği için kalıyor ve ekşiyip atılıyor.
Ufak veya orta boy alayım deseniz, kabak yani olmamış çıkıyor,hiç yemeden at çöpe…
Bir gülütle bağlantı yapalım:
Çobanın biri yaz günü dağ başında serinlemek için bir karpuz kesmiş.Karpuzu kelek çıkmış.
Hiç dokunmamış karpuza,o sırada uykusu da bastırmış,yatmış, uyumuş.Uyandığında bakmış ki, biri az önce yemeden bıraktığı karpuzu kemiriyor.Bir yandan da “Yarabbi çok şükür,Yarabbi çok şükür!” deyip duruyor.Çoban: “Arkadaş”demiş,
“Sen kabak karpuza bu kadar şükredersen daha iyisini ömrü billah bulamazsın!”
Demem o ki neden bu karpuzlar etsi ve kabak tadındadır?
Pahalıyken kâra geçme düşüncesiyle olgunlaşmadan koparılmamışlarsa eğer; açık yeşil kabuğunda koyu yeşil çizgileri olan bu karpuzlar,aşı yapılmış kabaklardır!
Türkiye’nin Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde yetiştirilen bir kısım karpuzlar, kabak fidesine aşılanmış fidelerden elde edilen ürünler.Yetiştirilen karpuzlar yaklaşık 10-15 kilo ağırlığında ama kabaksı tadında.
Bunu birkaç kez deneyerek ve sora sora öğrendim,anladım.
Şimdi biraz daha bilgilenmek için internetten de bazı haberlere göz atalım:
* Aydın’ın Sultanhisar İlçesi,Atça Beldesi’nde çiftçiler,kabak köklerine aşılanmış karpuz yetiştirdi.
Verim artışı ise çiftçinin yüzünü güldürdü.
* Aynı kök üzerinde hem karpuz hem de kabak yetiştiren çiftçiler verimde iki kat artış bekliyorlar.
* Karpuz aşılı kabaklarda,karpuz fidesinin üst kısmı ile kabak fidesinin alt kısmı birbirlerine klipsle ve kimyasallarla yapıştırılarak monte ediliyor.İşte aşı bu.
* Kabak, özelliği itibariyle toprakta daha fazla kök saldığı için,çabuk ve hızlı büyüyor,ancak hassas ve kırılgan.
Üretim aşamasında kabak fidesine aşı yapılarak elde edilen karpuzlar en küçük bir yaralanmada çatlamaya ve çürümeye başlıyor.Ekşimeler başlıyor.
*
Cuma pazarından karpuz alayım dedim.Gün,eylülün on beşi.Satıcı, gençten biri. Çumralı.
Kavun karpuzları iyi oluyor orasının.
Şakayla karışık:
“ Kabak karpuzu olmasın?” dedim.Konudan haberi var.Alınır gibi oldu.
“Yok abi,biz yapmayız onu!”
“Ne ayrımı var ki?”
“Abi,bir kere karpuzlar kabak tadında,dipleri sanki ezik gibi hep yumuşak.
Ortası biraz tatlı,geri kalanı ot gibi.”
Alışveriş edip ve biraz da sıcak davranınca,baktım konuşmak istiyor,müşteri de yok benden başka,sordum:
“Nasıl aşılıyorlar?”
“Abi,bildiğin kabak çabuk büyür.Onun içini boşaltıp,zedelemeden içine toprak dolduruyorlar ve içine karpuz çekirdeği ekiyorlar.Kabağın suyu,vitamini karpuz çekirdeğini çabuk çillendiriyor ve büyütüyor.”
Gencin yüzüne baktım,dalga mı geçiyor diye.Yoo,ciddi!
Hem bir dakikada bu kadar yalan ve senaryo üretilemez.
Hani akıllılık mı,kurnazlık mı,ileri teknolojiye ayak uydurma mı, bundan pek emin değilim.
Yine de inanılmaz gelen bu uygulama beni derin derin düşündürdü.
Polikültür tarım denilen bu uygulamaları Tarım Bakanlığı ve Müdürlükleri destekliyor mu,bilemiyorum.
Ürün aşılama yöntemiyle ayva anacından(asıl kök) armut; vişneden,mahlepten kiraz; patlıcan bitkisinden domates; çitlenbikten Antep fıstığı yetiştirilince acaba armutun,kirazın,domatesin ve Antep fıstığının gerçek ve eski tadı korunuyor mu?
Hiç sanmıyorum.
Asıllarını aratır belki,ama ucuz. İtiraz eden olmaz.
Çiftçi de verimin çok olmasından mutlu.
Hem her yıl ekilebilirmiş.Tarlayı yıllarca nöbete bırakmak da yokmuş.
Öyle,ama gelecekte sanırım karpuzun,kavunun,domatesin,patlıcanın ve diğer meyvenin,sebzenin gerçek tadını mumla arayacağız!
*
Bu konuyla ilgili internette araştırma yaparken bir haberin altındaki yorum beni hem güldürdü hem de düşündürdü.
Okuyucunun karpuz aşılı kabakla ilgili olarak yaptığı yoruma bir bakın:
“ O da bir şey mi?
Biz Müslüman’a ve Türk’e ABD aşısı, AB aşısı, Emperyalizm aşısı,
Hristiyanlık aşısı uyguladık ve tuttu.
Kabağa karpuz aşılamak da neymiş? ”
İlgisi var mı,bilmiyorum; ama çok ilginç bir benzetme gibi geldi bana.
Sağlıklar diliyorum
SEHRİ DOĞRUÖZ
22.09.2007
sehri_dogruoz@mynet.com