...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................
AHMET KARABEY
ORHAN GENCEBAY

Yapmak istediğim bir şarkıcıyı övmek,kasetinin veya albümünün satılması için onun tanıtımını yapmak değil.
Olamaz da.
Medyaya yansımış ilgili ilgisiz şarkıcı ve manken haberleri, kişilikler ve özel yaşamlar da değil
söz konusu etmek istediğim.
Zaten bunlarla hiç ilgilenmem, beni de pek bağlamıyor.
Amacım ulusal konulara duyarsız kalıp asıl önemli konuların yanında magazin yapmak da değildir.
Toplumun temel sorunlarıyla ilgili konulara zaman zaman değiniyorum zaten.
Ancak önem derecesi daha altlarda olan ve "asıl yemek arası,çerez muhabbeti " cinsinden daha hafif konulardan da söz etmek gerektiğine inanıyorum.
                                                                     *
Peki,nedir bu başlığı atmama ve yazı yazmama neden olan ?
Açıklayayım.
Pazar günleri bir televizyon kanalında adı "alaturka pop star" olan bir şarkıcı yarışması  yapılıyor.
İşte bu yarışmaya katılanlarla ilgili getirdiği müziksel anlamdaki yorumları, ölçülü tutum ve konuşmaları, o yarışmanın jürisi olan Orhan Gencebay'ın yeniden gözüme girmesine neden oldu.
Daha önce de buna benzer bir yarışma yapılmış ve büyük ilgi görmüştü.
Şimdilerde yapılan bu şarkıcı yarışmasında seslerin hiçbiri dikkatimi çekmezken yapılan yorumlar bana daha ilginç geliyor.
Kitap ya da gazete okurken, arada izlemekten kendimi alıkoyamadığım bu son yarışmadaki seslerden övgüye değer bulduğum hiçbir kişi olmadı.
Önceki yarışmada,her şeyden çok müzik bilgisiyle,virtüöz  derecesindeki saz çalışıyla ve olağanüstü  besteleriyle göz dolduran sanatçı, duygu dünyamıza damgasını vurdu.
Bu yarışmalarla birlikte onunla ilgili olumsuz  düşüncelerim de değişti.
Önceki pazar, Gencebay'ın  " Kazım Mirşan'dan " söz etmesi ve onu yücelterek tanıtımında etken olması da  sanatçının kitleler tarafından daha çok sevilmesinde yol açtı.
Peki kimdi bu Kazım Mirşan?
Orhan Gencebay bunu da çok güzel açıkladı.
On yabancı dili meslek araştırmalarına yetecek kadar bilen ve Türk tarihinin on beş bin yıldan daha önceye dayanan bir uygarlığı olduğunu kanıtlarıyla ortaya koyan,seksen sekiz yaşlarında bir bilim adamı.Birçok yapıtı da yabancı dilere çevrilmiş.
Hulki Cevizoğlu'nun "Ceviz Kabuğu" adlı izlencesine de katılmış ve herkes onu soluğunu tutarak izlemişti.
                                                                    *
Ayrıca genel kültürü ve ulusal konulara olan yaklaşımı da engin müzik bilgisine koşut (paralel) gidiyordu Orhan Gencebay'ın.
Özellikle de bölücülüğe karşı duruşu, şehitlerimize olan saygısı ve bunu açıklama gereğini duyması gerçekten övgüye değer oldu benim için.
Geçmişte yarışma arasında "Ya orda yoksa !" adlı güzel ötesi bestesini okurken gençliğim,
delikanlılığım aklıma geldi.
Kırklareli'de, Gencebay'ın şarkılarını pilli teyplere taktığımız kasetlerden dinleyerek
arkadaşlarla epey takılmışlığımız olmuştu…
Ama sonradan ne olduysa onu eleştirmeye başladık.
Şarkılarının sözleri çok iç karartıcıydı.
Daha çok işsiz, güçsüz, başıboş ve biraz da okumamış "boş vermiş" kişilerin, itilmişlerin dinlediği şarkılar diyerek onun bestelerini aşağıladık.
Belki de öyleydi gerçekten.
Arap -Türk karışımı dedik,Arap müziği etkisi var dedik,Arabesk dedik…
Ama sonuçta bu müzik türünü hem dinledik,dinlerken de kötülemekten geri kalmadık.
Aslında belki de besteden çok güfteyi (şarkı sözleri) sevmedik…
                                                                   *.
Bu yarışmalar bana uzun yıllardan sonra  Orhan Gencebay'ı ve müziğini yeniden sevdirdi.
Aslında uzak yakın birçok ülkenin müziklerinden aşırma yapan ve nota bilmemesine karşın beste yaptığını söyleyen o kadar çok ünlü şarkıcı ve besteci var ki !
Oysa,dikkatli bir biçimde kulak verilip irdelendiğinde Gencebay'ın  bestelerinin  son derece başarılı ve müziksel niteliği yüksek yapıtlar olduğu anlaşılmaktadır.
Toplu kemanlar,vurmalı çalgılar ve birbirleriyle uyum içindeki sazlar,şarkılarının müziksel alt yapısını desteklemiş ve armoni zenginliğini arttırmış.
"Hatasız kul olmaz." adlı bestesinin son düzenlemesini dinleyip de kendinden geçmeyen
kaç kişi vardır acaba?
Tabi gelişen stüdyo kayıt ve müzik teknolojisinin bundaki payını da göz ardı etmemek gerekir.
Müzik eğitimi alan her iki oğlumun ve arkadaşlarının göklere çıkardığı Orhan Gencebay …
Gerçekten bir olay,bir olgu.
Tabi benim için de.

Sağlıklar diliyorum.




SEHRİ DOĞRUÖZ
       
01.12.2007
       
sehri_dogruoz@mynet.com

       
SEHRİ DOĞRUÖZ

Web Page Maker, create your own web pages.