MAVİ VATAN-1
Türkiye-Suriye sınır boyunun Mardin kesimindeki mayınlı alanlarda TPAO (Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı) tarafından başlatılan araştırmalar sonucunda 30'u aşkın kuyudan 250 varil ham petrol çıkarıldı.
Nusaybin'de de ham petrol ve doğalgaz yatakları bulundu.
En son 09 Ocak 2008'de haberlere göre TPAO tarafından Batman bölgesinde sondaj yapılan 40 kuyudan 32'sinde petrol çıktı ve üretime geçildi.
Diyarbakır "Güney Kırtepe-2" sahasında da petrol bulundu.
Gazeteler Güneydoğu bölgemizden petrol fışkırdığını yazıyorlar.
Romanyalı Petrol Şirketi Petrom ise Karadeniz'de petrol ve doğalgaz kaynakları bulunduğunu duyurdu.
Kaynaklardan günde 357 ton ham petrol ve 35 bin metre küp doğalgaz çıkarılacağı belirtildi.
Ayrıca Karadeniz'in dibinde bulunan "Gaz Hidrat'ın" Türkiye'nin yüzünü güldüreceği bilim adamlarınca ortaya konmuş durumda.
Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsü öğretim üyesi Prof.Dr.Günay Çiftçi, petrol ve doğalgaz rezervlerinin (birikimlerinin) tükenmesiyle gaz hidratların-büyük bir olasılıkla-dünyanın gelecekteki en önemli enerji kaynağı olacağını söylüyor.
(aktifhaber.com,30 Aralık 2007)
Deniz dibinde,su ve metan gazının uygun ısı ve basınç koşullarında donmasıyla oluşan katı haldeki gaz hidrat,uygun koşullarda çıkartıldığında 164 kat genişleyerek gaz ve LPG'ye dönüşebiliyor.
Buna karşın ülkemizde "Gaz Hidrat" arama çalışmaları yok denecek kadar az.
Bunları açıklayan bilim adamımız Prof.Dr.Günay Çiftçi,özellikle Karadeniz'in Almanya,Fransa,Rusya ve ABD tarafından son üç yıldır yoğun bir biçimde araştırıldığını belirtiyor.
Bor ve Toryum'un yanında dünyanın gözünü diktiği bu katı gaz varlığımız, Türkiye'mizin sahip olduğu bir zenginlik.
Düzce İli'nin deniz kıyısındaki tek ilçesi Akçakoca'dır.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler,Akçakoca açıklarındaki kuyuların büyük bir bölümünün Türkiye'nin karasuları (12 mil:22 kilometreden fazla) içinde kaldığını belirtti.
Akdeniz'de ise Kıbrıs Adası civarında,Doğu Akdeniz'de petrol aramak için kıyı ülkeleri
Türkiye'den gizli anlaşma yapıyorlar.(abgs.gov.tr-19 Ocak 2007)
Görüldüğü gibi daha önceden var olduğu bilinen ama şu günlerde ortaya çıkarılan zengin petrol ve doğalgaz kaynaklarına ilgi çok büyük.
Ancak küresel güçlerin gözleri Adalar Denizi'ne de çevrilmiş durumda.
Adalar Denizi,Yunanistan ile Türkiye arasında kalan ve yüzlerce adanın ve kayalıkların bulunduğu denize Osmanlı'dan bu yana bizim verdiğimiz bir addı.
Türkler 1081 yılında Ege Denizi'yle ilk karşılaştıklarında bu denize üzerindeki adaların çokluğundan ötürü "Adalar Denizi" adını vermiş.
Haziran 1941 tarihinde,Ankara Dil ve Tarih,Coğrafya Fakültesi'nde yapılan Birinci Coğrafya Kurultayı'nda standartlaşmayı sağlamak amacıyla Ege Denizi terimi kabul edilerek kullanılmaya başlanmış.(Kaynak:dzkk.tsk.mil.tr/Selçuk Akarı)
Adalar Denizi,yani Akdeniz'in bir uzantısı.
Ege ise Yunanlılar'ın bu denize kendi koydukları bir ad.Aslında daha da eskiye dayanıyor bu adın tarihi.
Ulusumuzun kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1922'de düşmanları İzmir'de denize dökmeden önce, "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir,İleri!" komutunu verirken Yunanlılar'ın sonradan koyduğu "Ege" adını kullanmamış ve o zaman geçen "Akdeniz" adını kullanmıştı.
Amerika'nın,Almanya'nın yukarda sözünü ettiğim bu özel ilgisi yalnızca masmavi sularıyla
Ege Denizi'nin tatil cenneti oluşuna mı?
Tabi ki değil.
Peki niçin?
Çünkü dev petrol şirketlerinin bildiği bir gerçek var Ege'de.
O da şu:
İzmir,Alaçatı'dan Gökçeada'ya kadar olan uzanan Ege Denizi boyunca, Türk ve Yunan taraflarında zengin,verimli petrol ve doğal gaz yatakları bulunmaktadır.
Ayrıca bu bölgede krom,demiroksit ve platin madenleri de bulunmaktadır.
Nereden belli?
Amerikalılar saptamışlar.
Hatta Ege'de,karasularımızda gizlice araştırma yapan (22 Mayıs 2006) üç gemi saptanmış.
Yapılan soruşturma sonucunda bu esrarengiz gemilerin birisinin Amerikan,ikisinin de Alman kökenli olduğu anlaşılmış.( internethaber.com,01 Temmuz 2006)
Ege Denizi'ndeki zenginlikten Türkiye'yi yararlandırmamak için dış güçlerin her türlü hukuksuzluğu uygulamaktan çekinmedikleri anlaşılmaktadır.
Konu uzun ve yazılacak çok şey var.
Eksik kaldı.
Haftaya inşallah,bu konuyu sürdüreceğiz.
Sağlıkla kalın.
SEHRİ DOĞRUÖZ
12.01.2008
sehri_dogruoz@mynet.com