MAVİ VATAN-2
Üç hafta önceden devamla Ege Denizi'yle ilgili dikkatimi çeken birçok konuda bilgi tazelemesi
yapmak istiyorum.
Mavi Vatan başlığını yalnızca denizlerimiz için değil,onların üstündeki sınırsız derinlikteki
gökyüzümüz için de kullandım.
O konuya da değineceğim.Ama daha sonra.
Bu konular gündeme geldiğinde adı geçen terimlerin tanımları ve önemiyle ilgili bazı ayrıntılar vereceğim ilk önce.
Her ne kadar zamanla unutuluyor ve ancak konuyla yakından ilgili mesleği olanların belleğinde
çakılı kalıyorsa da diri tutmamız gereken ulusal bilinç açısından bu terimlerin
sık sık açıklanması gerekir kanısındayım.
Örneklerle sürdürelim konumuzu.
KARASULARI
"Adalar Denizi" dar bir deniz olduğu için karasuları yalnızca Ege'de 6 mildir.
Geri kalan kıyılarımızın karasuları anlaşmalara göre 12 mildir.
Yunanistan,Ege Denizi'ndeki karasuları sınırını 6 deniz milinden (6 x 1.852 m.=11.112 m.)
12 deniz miline çıkarmaya çalışmakta ve sürekli karasularımıza kaçak olarak girmektedir.
Örneğin 2007 aralık ayında,Ege Denizi'nde Yunanlılar tarafından 32 ihlâl yapıldı.
Bu ihlâller bazen Altınova-Ayvalık açıklarında ve çoğunlukla Kardak Kayalıkları bölgesinde olmuştur.
Daha yeni,geçen aralık ayı başlarında Kardak Kayalıkları yakınlarında Çipura (Çupra) balığı sürüleri için Yunan balıkçıları karasularımızı ihlâl etti.
Ege'nin en kaliteli çupralarının yoğun olarak bulunduğu Kardak Kayalıkları bölgesinde Yunan balıkçıları Yunan sahil güvenlik botları korumasında avlarını sürdürdüler.
İhlallere çok sayıda balıkçı ve trol teknesi karıştı.
Bu yüzden Türkiye,Yunanistan'a "NOTA" verdi.
Yalnızca 2008 ocak ayı içinde Yunanlılar Türk karasularına 21 kez kaçak olarak girdiler.
(Karasularımızın ihlâl tarihleri ve saatleri Genelkurmay sitesinden alınmıştır.)
Tabi olaylara derhal müdahale edilirken durum gerekli girişimlerde bulunulması amacıyla
her zaman Dışişleri Bakanlığı'na bildiriliyor.
Türkiye,Yunanistan'ın tek yanlı olarak ortaya attığı bu oldubittiye (karasularını 12 mile çıkarma niyetine) karşı çıkmış ve böyle bir uygulamanın "Casus Belli (okunuşu kasus belli)" yani
"savaş nedeni" olacağını belirtmiştir.
Eğer Yunanistan karasularını 12 mile çıkarırsa Ege Denizi bir Yunan denizi olacak demektir.
Çünkü Ege Denizi'nde ve Türk kıyılarına yakın bölgelerde çoğu taşlık arazi ile kaplı olmak üzere irili ufaklı 3000'i aşkın(3049) Yunan adası vardır.
(tatilde.org ve anadolu.be- Ege Denizi sorunu)
Yunanistan kimseye danışmadan,hiçbir anlaşma ve sözleşmeye dayanmadan,tek yanlı olarak karasularını 12 mile çıkarır,bu adaların tümünde de bunu uygularsa,Türkiye'nin kıyılarına yakın olan deniz alanları Yunanistan'ın karasularına dönüşebilir.
Bu durumda da Türk gemileri Ege Denizi'ne çıkamayacaktır.
Örneğin İstanbul'dan kalkan bir Türk gemisi Yunan sularına girmeden
Antalya'ya gidemeyecektir.
KITA SAHANLIĞI (TURAK SIĞLIĞI)
Yunanlılar "Kıta Sahanlığı" konusunda da uyuşmazlıklar çıkarmaktadırlar.
Ege'deki bütün Yunan adalarının kıta sahanlığına sahip olduğunu öne sürmektedirler.
Oysa adaların kıta sahanlığı olmaması gerekir.
Hiçbir devlet başka bir ülkenin kıyısına yakın olan bir alanı kıta sahanlığı olarak belirleyemez.
Türk kıyılarının yakınlarında bulunan bütün Yunan adaları Anadolu'nun doğal uzantıları üzerindedir.
Kıta sahanlığı,kıtaların deniz suları altında kalmış olan ve karasuları dışındaki (Ege'de 6 milden sonra)
200 metre su derinliğine kadar uzanan,az eğimli,karadan taşınmış tortularla kaplı deniz tabanıdır.
Deniz tabanının altı da kıta sahanlığına sahip olan ülkeye aittir.
Oralarda hammadde kaynaklarının arama ve işletilmesi,korunması ve yönetilmesi hakkına sahiptir.
Ege Denizi'nin büyük bir kesimi de 200 metreden daha derin değildir.
Ortalama derinliği 200-400 metre arasındadır.
En derin yeri ortadaki 1000 metrelik oluk biçimindeki bir çukurdur.
Yurdunu seven herkes bilir ki çok zengin canlı cansız doğal kaynaklara sahip olan denizlerimiz de uğruna can feda edilecek değerde vatan sularıdır.
Fatih Altaylı,haberturk.com/medya'da,03 Ocak 2007 tarihli,"Bir Hora'm bile yok!" adlı
ibretlik yazısında bizim nerelerde olduğumuzu vurgulamış:
"(…) Benim bildiğim son araştırma gemimiz Hora'ydı.Kırk yıl öncesinin teknolojisiyle yapılmış,
1980'lerde Yunanistan'la yaşanan kıta sahanlığı krizi ile hatırladığımız ünlü
ve eski araştırma gemimiz Hora.
Hora yıllar önce emekli oldu.Ama Hora'dan sonra Türkiye bir daha böyle bir araştırma gemisi almadı.
(…) Bir araştırma gemisine verecek paramız yok."
Daha bitmedi.
Sonraki hafta da bu konuyu sürdüreceğim.
Sağlıklar diliyorum.
SEHRİ DOĞRUÖZ
02.02.2008
sehri_dogruoz@mynet.com