...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................
AHMET KARABEY
KPSS  MAĞDURLARI

Açılımı Kamu Personeli Seçme Sınavı.
Hangi hükümet zamanında çıkmış olursa olsun,
kim bu sınavı Türk gencine dayatıyorsa onlarla ilgili hiç de olumlu düşüncelerim yok.
Mağdurlardan biri benim çocuğum.
İki senedir nefret etmesine karşın kendi branşı olan müzik dışında birçok dersi çalışmak zorunda.
Eğitim Fakûltesi'ni bitireli iki yıl oldu.
Kendi dalında çok başarılı ve donanımlı ama öğretmen olamadı.
Canı çok sıkkın.
Üzgün ve kızgın.
Kime mi?
Bu KPSS sınavını çıkaran herkese.
Peki yalnızca o mu sıkkın?
Ailesi olarak biz de öyle.
Çocuklar yıllardır onca sınavlar vere vere bu raddeye geldiler,okullarını bitirdiler.
Ve bunca okumanın hiçbir işe yaramadığının kanıtı olarak bir de KPSS sınavı.
Bütün Eğitim Fakûltesi'ni bitirenler lânet okuyorlar bu sınava.
Çocukları biz sakinleştiriyoruz.
Yakından tanıdığım birçok kişinin çocuğu okulu bitireli epey oldu.
Ama çok zor olan bu sınavı bir türlü kazanamadığı için öğretmen olamadı.
Üniversiteyi bitirdiği halde iş bulamayan ve gençliğinin en coşkulu zamanında bir işe yaramama duygu ve düşüncesinin yarattığı ruh hali ile yüzü hiç gülmeyen o kadar genç var ki!
Babasından harçlık isterken boynunu büken ama çaresizliğin suçunu kendinde arayan birçok genç aldığı eğitim dışında çalışmak zorunda kalıyor.
Çoğu da iş bulamadığı için boş boş dolaşıyorlar.
Tümü  üzgün ve hepsinden önemlisi kızgın.
Çoğu psikolojik sorun yaşıyorlar.
Analar,babalar,aileler çocuklarını kutsal meslek saydığı öğretmenlik için
Eğitim Fakültesi'ne gönderiyor.
Çocuklar bin bir çaba ve uğraştan sonra yüksek öğrenimlerini bitiriyorlar.
Ama…
Daha öğretmen değilsin diyor çok bilenler.
Niye?
Bir de KPSS'ye gireceksin.
Tarih,coğrafya,müzik,resim ve beden öğretmenliği gibi bölümleri bitirmişsin ama
öğretmen olabilmek için olağanüstü bir matematik bilgisinden sınanacaksın.
Matematik bölümlerini bitirenler sanki çok mu avantajlı?
Onlara da öyle bir taban puanı getirmişler ki yüksek puan alıp sevinen gençlerden birçoğu atanamayınca üzüntülerinden kahroluyorlar.
Sonuçta binlerce üzgün,devletine kırgın ama asla isyankâr olmayan binlerce genç
sınav kapıları önünde şanslarını deniyor.
Ama asla bu KPSS sınavını dayatanlara karşı içlerinde bir sevgi taşımıyorlar.
Ya onların aileleri?
Onlar çocuklarından farklı mı?
Hayır,onlar da  üzgün ve kızgın.
Peki ne olacak?
Biz artık bardağın dolu tarafını görmeye çalışmaktan bıktık.
Bardağı taşıran son damla olmamak için sabrediyoruz.

ÇİN'DEKİ DEPREM VE BİZ.
Çin'de 7.9 şiddetindeki yer sarsıntısı binlerce kişinin ölmesine ve bir o kadar kişinin de yaralanmasına neden oldu.
Bu büyük depremden sonra dört binden çok artçı adı verilen sarsıntı daha oldu.
Ölü sayısının resmi rakamlarla ifadesi altmış bin.
Ama depremde ölenlerin daha şimdiden seksen bini bulduğu söyleniyor.
Enkaz altında kalanların sayısının yirmi beş bin kişiden çok olduğu belirtiliyor.
Yalnızca Sichuan eyaletinde binaların yüzde sekseninin çöktüğü bildiriliyor.
Ülke bazında yıkılan binaların çoğu devlet binaları,okullar ve resmi daireler.
Bu da devletten ihale alan inşaat firmalarının eksik malzemeyle çürük konutlar
inşa ettiklerini gösteriyor.
Yani yolsuzluk ve sahtekârlık diz boyu.
Türkiye'de farklı mı?
17 Ağustos1999 Marmara depreminde yıkılan kamu binalarının sorumluları kimlerdir?
Sağlam,titiz denetleme ve yeterli takip yapmayıp işi savsaklayanlar sorumludurlar.
Ama bugün geldiğimiz noktada kamuoyu hep bir Veli Göçer ismiyle oyalandı durdu.
Ne oldu bu inşaatlara ruhsat veren fen memurlarına?
Ne oldu bu müteahhitlere yapı izni veren Belediye Başkanları'na?
Hangisi tutuklanıp cezasını buldu?
Ben anımsamıyorum.
Belki de hiçbiri.
Şimdi yine deprem uzmanları,profösörler "Marmara Denizi'nin altında,tabanda gaz çıkışları var,
gerilim arttı,depremin eli kulağında!" diyerek toplumu ve yöneticileri uyaran konuşmalar yapıyorlar.
Bilimadamlarının yapacağı ancak bu kadardır.
İş işten geçmeden…
Korkunç sonla tanışmadan…
Bir an önce birilerinin önlem alması gerekir.
Bu birileri kimler mi?
Elbette bizi yönetenler.
Sağlıklar diliyorum.

25.05.2008
       
sehri_dogruoz@mynet.com

       
SEHRİ DOĞRUÖZ

Web Page Maker, create your own web pages.