...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................
AHMET KARABEY
YAVRUMUZ,VATANIMIZ KKTC-5

Tayfun Çağra  KKTC'li bir köşe yazarı.
Kendilerinin kabul etmedikleri ve içinde yaşarken kendilerini egemen hissetmedikleri bir ülkede, KKTC'de yaşayan ve orada devletini ortadan kaldırmak için her türlü işbirliğine razı olan görüşleriyle bilinen bir gazetenin yazarı.(yeniduzengazetesi.com)
Aslında gerçekleri yazan ve ulusalcı,milliyetçi çizgide yayın yapan KKTC gazetesi yok mu?
Var.
Adı:Volkan Gazetesi.(volkangazetesi.net)
Karşılaştırmak için ikisini de okuyun göreceksiniz.
Tayfun Çağra Bey'e bu tür düşünceleriyle ilgili yazılarından dolayı bir tepki yazısı göndermiştim.
Bana yanıt göndermiş.
Kibar bir kişi.
Sorularımın bazılarına yanıt vermiş.
Ancak bana gönderdiği iki yanıttan anladığım kadarıyla geri dönmez bir işbirlikçi.
O bunu kabul etmiyor.
Ama ben onun bir suçu olmadığı kanısındayım.
Çünkü on yıllardır yapılan yanlış eğitim politikaları sonucu gerçekten Rumlar'ın iyi niyetli olduğuna ve Türkiye'nin ayrı ve kendi işine bakması gereken yabancı bir ülke olduğuna inanmış.
Ben de diyorum ki: Türkiye'de yıllardır birçok hükümet iktidara geldi,geçti.
Onların hiç mi kabahatleri yok bu durumdan?
Bu hükümetler zamanında oradaki okullara gerçekten Milliyetçi ve Türkiye'nin çıkarlarını gözeten öğretmenler niye gönderilmedi?
Gönderildiyse niçin başarılı olunamadı?
Bugünkü işbirlikçi duygu ve düşüncelerin sorumlusu Türkiye'de Kıbrıs'ı yalnızca bir tatil yeri, kumar ve sayfiye yeri olarak görenler değil mi?
Okuyunca kesin anlayacağınız gibi Ada'da Türk askerine de ikinci sınıf gözüyle bakılıyor.
Açıkça ifade edilmese bile Türk askerini istemedikleri belli olmuyor mu?
Yazarın ifadesinde belirttiği üzere kendilerini ayrı bir cumhuriyet olarak gören bu zihniyetin yanında bizler çocukluğumuzda Kıbrıs'ı tıpkı Konya gibi, tıpkı Kayseri gibi, tıpkı Tekirdağ gibi bir Türk adası olarak görür;Rumlar'dan ve Yunanlılar'dan kıskanırdık.
Zamanında oy için "bir çakıl taşı bile vermeyiz" edebiyatı yapanlar, "Kıbrıs Türk'tür Türk kalacaktır!" sloganlarıyla toplulukları meydanlarda dolduruşa getirenler şu anda yaşananların olmaması için niçin eğitime önem vermediler?
Sayın Çağra'nın yanıtlarında eksik bıraktığı ve belki de benim tepki göstereceğimi tahmin etmiş olduğu iki sorum vardı:
"Kıbrıs'ta Rumlar'ın katlettiği Türkler'i kurtarmak için yüz binlerce Mehmetçik şehit oldu."
Bu bir.
İkincisi ise KKTC'de kâh okumak için,kâh orada yaşamak ve yerleşmek için gidenler konusu.
Bu konulara hiç değinmemiş.
Benim anlamama bırakmış.
Anladığım şudur: Türkiye'den gelenlere "Yerleşikler" adını takmışlar ve onları da istemiyorlar.
Türkiye'den gelenlerin nüfuslarına olumsuz bir etki yaptığını ve kültürel yapılarını (!) bozduklarını ileri sürüyorlar.
Oysa Rumlar'ın ve İngilizler'in kültürleri mi var?
Orada yaşayan Maronitler'in,Ermeniler'in kültürleri daha mı üstün?
On binlerce yılık Türk kültürü ve Türk dilinin yanında Rumca'nın,İngilizce'nin yeri ne olabilir?
Okuyunca siz de anlayacak ve kızmak yerine üzülecek ve ibret alacaksınız.
                                                 ------------------------------------
BENİM YAZDIĞIM İLK MEKTUP:
Sayın ÇAĞRA,
02 Temmuz'da Talat'ın, Hristofyas'la anlaşmaya vardığı,"Tek egemenlik,tek vatandaşlık" kavramını ve dayatmasını nasıl ve niçin destekliyorsunuz?
Ben Talat'ın da,sizlerin de 1974 öncesi başınıza gelen Rum mezalimini yaşadığınızı tahmin edebiliyorum.
Ama siz nasıl olur da size böyle bir zulümü ve kahpeliği revâ gören Rum gâvuruna bu denli güvenebiliyorsunuz?
Lütfen bu "Tek egemenlik" safsatasını ve KKTC bayrağından, cumhuriyetinden ve orada bulunma gerekçesi yalnızca sizlerin güvenliği demek olan Türk askerinden vazgeçecek "Birleşik Kıbrıs"  ihanetinin gerçek nedenlerini anlatabilir misiniz?
Şu anda sınırlarınız içinde egemen değil misiniz?
Kendinizi bağımsız hissetmiyor musunuz?
Türkler'e ve Türkiye'ye değil de Rumlar'a ve Yunanlar'a mı güveniyorsunuz?
Belki de tatminkâr yanıtlarınız vardır.
Kim bilir?
Belki de ben gerçekleri bilmiyorumdur.
Kim bilir?
Lütfen beni aydınlatabilir misiniz?
Yanıtlayabilirseniz sevinirim.
Saygılarımı sunuyor, sağlıklar diliyorum.
Sehri  DOĞRUÖZ
E.Öğretmen
KONYA
TAYFUN ÇAĞRA'DAN GELEN İLK YANIT:
Sayın DOĞRUÖZ,
Eleştiriniz için teşekkürler...
Ancak girişte 'dayatma ve kahpe' sözcüklerini kullanmanız sizle sağlıklı bir tartışma ortamını sağlamakta zorluk çekeceğimiz anlamına geliyor.
'Tek egemenlik, tek vatandaşlık' anlaşması dayatma değil, iki toplumun çoğunluğunun arzuladığı bir olgudur.
Küçük bir toprak parçasında birbirinden kuşku duyarak yaşamanın zorluğunu sizin de dediğiniz gibi belki anlamayabilirsiniz ama gerçekten acı verici ve devam etmesi de gereksiz bir durum.
Ben Konya'da nasıl yaşadığınızı,neleri arzuladığınızı bilemem...
Burada yaşayanlar da nasıl bir hayatın olması gerektiğini bulmaya çalışıyorlar.
Bu arayış ben doğduğumdan beri devam ediyor.
Simdi ise çocuklarım bu arayışın sonuçlarını bekliyor.
Artık zamanımız yok.
Güvene gelince...
Burada kapılar açık...
İki taraf da istediği tarafa istediği gibi girip çıkıyor...
İsterlerse diğer tarafta tatil de yapabiliyorlar.
Aramızda bir sorun yok.
Sorun hukuksal belirsizlik, mülkiyet sorunu ve siz yine anlamayabilirsiniz ama Kuzey Kıbrıs'ın oldukça değişen nüfus ve kültürel yapısı...
Bunlar da bizim sorunlarımız...
Daha çok yazılacak, anlatılacak şeyler var.
Ama yerimiz ve zamanımız uygun değil.
İlginize tekrar teşekkürler.
Saygılarımla...
Tayfun ÇAĞRA
                     -------------------- 
Ben tekrar bir mektup yazıp yanıt verilmeyen sorularımdan ötürü serzenişte bulunmuştum.
Tekrar bana yanıt göndermiş.
Her ikisini de haftaya yazacağım.
Sağlıklar diliyorum.
 

14.07.2008
       
sehri_dogruoz@mynet.com

       
SEHRİ DOĞRUÖZ

Web Page Maker, create your own web pages.