YAVRUMUZ,VATANIMIZ KKTC-6
Önceki hafta KKTC'de yaşayıp devletinden,İstiklâl Marşı'ndan ve bayrağından vazgeçme pahasına, teslimiyet demek olan " Tek egemenlik,tek vatandaşlık ve Birleşik Kıbrıs" anlaşmalarını öven ve onaylayan bir gazete yazarıyla aramızda geçen yazışmaları sizinle paylaşmıştım. (Bakınız Yavrumuz,Vatanımız KKTC-5)
Ben yine bir mektup yazıp tepkimi gösterdim.
O da bana gayet saygılı bir yanıt göndermiş.
Şimdi onları sizinle paylaşıyorum.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki,Tayfun Çağra'nın yanıtlarında tarafımdan yapılmış hiçbir ekleme ve sözcük çıkarma yoktur.
Yalnızca onun bilgisayarındaki bir özelliğinden olduğunu sandığım " i-ı,g-ğ,ü-u " gibi noktalama yanlışlıklarını rahat okumanızı sağlamak adına düzelttim.
---------------
BENİM YAZDIĞIM İKİNCİ MEKTUP:
Sayın ÇAĞRA,
Dayatma sözcüğüne alındığınıza ve yanıtınızın alt bölümlerinde bunu da belirttiğinize göre bu durumu yani bayrağınızın KKTC bayrağı olmaktan çıkmasını,bağımsızlığınızın ve KKTC' deki egemenliğinizin yok olmasını,Ada'daki Türk askeri varlığının kalkmasını siz canı gönülden istiyorsunuz.
Ancak "kahpe" sözcüğüne alınmanıza gerek yok ki !
Bu sözcükler 1974 öncesi sizi bir eşya gibi gören ve acımadan,çoluk çocuk demeden öldüren Rumlar ve Yunanlılar için söylenmiştir.
Bu arada şunu da sakın yanlış anlamayınız.
Asla bir ırkçı ve yabancı düşmanı değilim.
Zaten halklar arasında her zaman sıcak ilişkiler vardır.
Ancak uluslararası politikalar ve Yunanistan'ın bitmez tükenmez emperyalist emelleri yüzünden insanlar birbirlerine düşman ediliyorlar.
Ve bu durum Yunanistan'ın Osmanlı Devleti'nden ayrılmasıyla bugüne kadar sürdü ve süreceği de anlaşılıyor.
Sorularımın hiçbirine açıklık getirmemişsiniz.
Örneğin, " Türkler'e değil de Rumlar'a mı güveniyorsunuz? " demiştim.
Yanıtını göremedim.
Örneğin, " Sınırlarınız içinde kendinizi egemen hissetmiyor musunuz? "
Örneğin, " Türk askerini orada tıpkı Rumlar'ın lehine olacak bir biçimde niçin istemiyorsunuz?"
Örneğin, " Şu andaki sıkıntılarınız nelerdir de egemenliğinizden ve cumhuriyetinizden vazgeçmek için niçin bu denli isteklisiniz?"
Küçük bir toprak parçası dediğiniz Kıbrıs için binlerce Mehmetçik şehit düştü.
Elbette Rumlar'dan ve EOKA'cılardan da ölen olmuştur.
Ama o günlerdeki zor durumunuz söz konusuyken onları mı düşünüp acıyacağız?
Onlar size acıdı mı?
"Tek egemenlik,tek vatandaşlık" anlaşmasını onaylayan sizi yani kendinizi "toplum" olarak niçin aşağılıyorsunuz?
Siz KKTC vatandaşı değil misiniz?
Konya'da çocuklarını fakûltede okutmaya çalışan ve devletine 29 yıl hizmet etmiş olan emekli bir öğretmenim.
Arzuladığım şey Türkiye'nin güneyinde ve en stratejik bir yöresinde Rumlar'ın ve Yunanlılar'ın söz sahibi olduğu bir yapılanmanın olmamasıdır.
Rumlar'la aranızdaki insancıl ilişkiler KKTC'de de olabilir.
Bir devleti olmanın yalnızca tatilden ibaret olmadığını anımsatmak isterim.
Güney Rum Yönetimi isterse sizleri sınırlarından içeri sokmasın…
İsterse Rumlar sizlere son derece yakın ve sıcak davransın...
Hiç devletten vazgeçilir mi?
KKTC sahillerinde tatil yapılamıyor mu?
Son bir şey daha:
Bence KKTC'de hukuksal bir belirsizlik yoktur.
Bir devlet kurulmuştur.
İster tanısınlar,ister tanımasınlar,onların bileceği iştir bu.
Bir de değişen nüfus ve kültürel yapıdan söz ediyorsunuz.
Bunu biraz açabilir misiniz?
Saygılarımla...
Sağlıkla kalınız.
Sehri DOĞRUÖZ
E.Öğretmen
KONYA
TAYFUN ÇAĞRA'DAN GELEN İKİNCİ YANIT:
Sayın DOĞRUÖZ,
Sorularınızı tek tek yanıtlamaya çalışayım...
Bayrak konusu;
Burada ayrı bir cumhuriyet olduğuna göre elbette ki bayrağı başka olacaktır. Olası bir anlaşmada ortak devletin ayrı bir bayrağı olacağı gibi, 'Kıbrıs Türk devleti'nin de ayrıca bir bayrağı olacaktır.
Belki şimdiki kalacaktır.
Egemenlik konusu;
Kurulacak ortak devlette egemenlik de ortak kullanılacak.
Birinin tek başına bu hakkı kullanması mümkün değil.
Yani çocuk oyuncağı olmaktan çıkarılacak.
Askeri varlık;
Bir anlaşmadan sonra iki tarafta da Türk ve Yunan askerleri belli bir sayıda ama az sayıda kalacak.
Ayrı bir devlet ise başka ülkelerin askerlerinin şimdiki gibi yoğun bir şekilde kalması uluslararası hukuk açısından da mümkün değil.
'Irkçılık' konusu;
Irkçı olmadığınızı söylüyorsunuz ama kullandığınız terimlerin bu yaklaşımı çağrıştırdığını emekli bir öğretmen olarak bilmeniz gerekir.
Bugün Kıbrıslıların ailelerinde mutlaka bir şehit yakını vardır.
Benim eşimin babası da 74'de savaş sırasında Rumlar tarafından öldürülmüştür.
Ama biz hep barışın,çözümün yanında olduk.
Güven konusu;
Türk'e ve Rum'a güven değil konumuz...
Kıbrıslı Türk ve Rumlar'ın ortak vatanlarını yine ortak olarak yaşatabilmelerinden bahsediyorum.
Bu da şimdi her zamankinden daha fazla mümkün.
Evet kendimi egemen hissetmiyorum.
Çünkü dünyaya kapalıyım.
Rahat seyahat edemiyorum,kültürel-sportif etkinliklere katılamıyorum. Üretemiyorum,satamıyorum...
Bunları aşmak istiyorum.
Bunları istemek suçsa cezasını siz kesin.
Sorunlar konusu;
Bunları anlatmak sayfalar ve günler ister.
Siz eğer Kıbrıs'a gelmediyseniz bir gelip Kıbrıslı gözüyle yaşamaya çalışın.
Ondan sonra yine konuşuruz.
Kendimi toplum olarak asla aşağılamıyor,aksine toplumumla gurur duyuyor ve kurulacak ortak devlette bu yüceliği daha da yükselteceğime inanıyorum.
Türkiye'nin güneyinde stratejik bir yerde Rum ve Yunan istemiyorum derken aslında siz Kıbrıslı Türkleri değil, kendinizi düşündüğünüzü deşifre ediyorsunuz.
Bizim derdimiz o değil.
Üstelik dünyanın en büyük ordularından birine sahip Türkiye'nin bir ferdinin bu korku içinde yaşaması doğru değil.
Artık korkuları bir yana bırakın ve değişen dünyada siz de faydalanmaya çalışın.
Umarım sorularınızı yanıtlamaya çalıştım.
Ama o kadar çok sorunuz var ki eksikler de kalmış olabilir.
Affınıza sığınıyorum...
Yanıtlayamadığım kalmışsa da siz verdiğim yanıtlardan onların da yanıtlarını kolaylıkla bulabilirsiniz.
Saygılarımla...
Tayfun ÇAĞRA
-------------------
Sevgili okurlar,
Yazışmayı ilerletmenin bir anlamı olmadığını anladığım için sayın Çağra'ya bir daha yazmadım.
Yazmış olsam inanıyorum ki yine aynı doğrultuda yanıt verecek.
Ama bildiğimiz gerçekleri pekiştirmekte yardımcı olduğu için kendisine teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum.
KKTC'li başka bir yazara da mektup gönderip tepki içeren duygularımı yansıtmıştım.
Bazı konuların daha iyi anlaşılması için bu yazışmaları sizlerle paylaşıyorum.
Aldığım maillerden ilgi gördüğünü anlıyorum.
Bu konulardaki duyarlılıktan ötürü herkese teşekkür ediyorum.
Sağlıklar diliyorum.
26.07.2008
sehri_dogruoz@mynet.com