...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................
AHMET KARABEY
KIZ İSTEME

Gençler evlenebilmek için nasıl bir yöntem buluyorlar?
Önce tanışıyorlar,birbirlerini tanıdıktan sonra aileler devreye giriyor ve isteme töreni.
Bilindik giriş;Allah'ın emri,Peygamber'in kavliyle…
Köy,kasaba ve küçük şehirlerde gençlerin birbirini tanıması daha kolay.
Kız babası,oğlan (çocuk) babası veya aileleri  birbirlerini tanırlar.
Kızın huyunu,karakterini,oğlanın terbiyesini,işini,gücünü küçük yerlerde bilmek,öğrenmek kolaydır.
Böylesi yerlerde evlenmek isteyenlerin girişimleri eninde sonunda olumlu ya da olumsuz mutlaka sonuçlanır.
Örneğin küçük yerlerde,köy ve kasabalarda kız tarafının,tanıdığı bir aileyle dünür(dünüş) olması zor gibi görünmemektedir.
Ancak,kız evinin yani evlenme çağına gelmiş kızı olan ailelerin titiz ve seçici olması çok olağandır.
Bu yüzden denmiştir ya, " Kız evi naz evidir." diye.
Yıllarca üzerine titreyip,her şeyiyle ilgilenip belli bir yaşa getirmekle onurlanıp,gururlanıp ortaya çıkardığı kızını başka bir yerde,başka bir ailenin içinde ve başka biriyle yaşamasını onaylamak gerçekten kolay değil gibi görünüyor.
Ancak sonuçta kızın kabul etmesiyle son nokta konulmuş oluyor.
Çünkü mutluluğu ömür boyu paylaşacak olan gençlerdir.
Flört denilen birbirini seven,beğenen kız ve erkeğin serbest ortamlarda gezmesi,birbirlerini tanımak için buluşması ise küçük yerlerde her zaman pek olası değildir.
Çünkü böyle durumlarda vazifeli kişiler (!) aileleri haberdar ederler.
Bu,bir yönüyle iyi ve özellikle kız tarafının sigortası gibidir.
Bundan ötürü köy,kasaba ve küçük şehirlerde "görücü yöntemiyle"  gerçekleşen evlenme kurumu geçerlidir.
Tabi bu yöntem Anadolu'da ve Trakya'da yine faklıdır:
Birbirini hiç görmeden,yalnızca ailelerin veya büyüklerin kendi aralarında anlaşması yöntemiyle olan evlenmeler gibi…
Hısım akraba tarafından karar alınarak yapılan ve gençlerin ayrı bir odada görüşüp birbirlerini tanımasına izin verilerek gerçekleşen evlenmeler gibi…
Daha geleneksel ve baskıcı ailelerde ise kızın da erkeğin de pek fazla sözü geçmez.

YA BÜYÜK ŞEHİRLERDE?
                                                            
Sonuçta öyle veya böyle gerçekleşen evlilikler büyük kentlerde,metropollerde nasıl olacak?
Çalışma,öğrenim görme ve gezinti ortamlarında geleneksel aileye oranla aile içinde baskı yaşamamış gençlerin tanışmaları ve evlilikleri daha kolay gerçekleşebiliyor.
Şehrin büyük olması nedeniyle çevre baskısı da olmayınca gençler daha rahat davranıyorlar.
Ama ya kız veya erkek baskıcı bir ortamda büyümüşse?
Ya utangaç ya da çekingense?
Büyük kentlerde herkesin herkesi tanıması çok güçtür.
Bazen olanaksızdır.
Kentlerde yaşamak,geleneksel geniş ailenin ve akrabaların birbirlerinden uzak düşmesini de  birlikte getirmektedir.
Böyle durumlarda gençlerde "evlenememe, evde kalma" endişesi ve kaygısı daha çok yaşanabilir.
Düşünün kız sürekli evde ailesiyle birlikte zaman geçiriyor.
Dışarıya çok ender olarak çıktığında ürkek bakışlarla çabuk çabuk evine dönüyor.
Peki kızlarını doğal bir koruma içgüdüsüyle, farkında bile olmadan baskı altında tutan aileler nasıl mürüvvet görecekler?
Erkek çocuklar için de durum pek farklı değil.
Delikanlı bir kızı beğense de utangaçlığından,baskıcı ve aşırı disiplinli ortamda yetiştiği için ayıp karşılanacağını düşündüğü arkadaşlık önerisini de yapamıyor.
Sonra bir bakmışsın saçlarda,bıyıklarda beyazlar tek tek artmaya başlamış.
Yüzde çizgiler belirginleşmiş
Genç için de,ailesi için de bu durum bir sıkıntı nedeni olmaya başlamıştır artık.
Evlilik denilen kurum da öyle paldır küldür,rastgele kişilerle gerçekleştirilecek bir olay da değildir.
Ancak evlenememe yüzünden ailesine karşı gelen,anne ve babasıyla tartışan,huzursuzluk nedeni olan gençler yok mudur?

KONYA'DA NASIL?
                                                       
Yaklaşık üç yıldır yaşamakta olduğum Konya'da bakın nasıl bir kız isteme ve evlenme arayışları var.
Birinci katta oturuyoruz.
Postacı,elektrik ve su için gelen memurlar ve anahtarını dahi unutmuş olanlar hep birinci kat zilini belledikleri için bizim zili çalarlar.
Şimdi alıştık gerçi ama ilk günlerde bayağı canım sıkılıyordu.
Neyse bir gün yine zil çaldı.
Ben açtım.
Kapıda kırk ya da elli yaşlarında iki bayan.
İkisi de türbanlı.
Kibar ve saygılılar.
Söyledikleri şu:
"Hacı abi,burada bildiğiniz kız var mı? "
Tabi ben anlamadığım için hanımı çağırıp ona havale ettim konuyu.
O konuştu.
Ben kenarda dinliyorum ve içimden, "Herhalde ufak çocukları için bakıcı kız ya da hizmetçi arıyorlar." diye geçiriyorum.
Ama niye bizim zili çalıyorlar canım?
Sonra durumu anladık.
Kadınlar apartmanlara girip rastgele bir zili çalıyor-genelde ilk zil-ve o apartmanda veya bilindik bir yerde,evlenecek kız var mı,diye soruyorlar.
Biz ilk başta çok şaşırdık.
Bir iki Konya'nın yerlisine sordum.
Böyle bir şey var.
Gelenler türbanlı,uzun mantolu.
Dışarda onları bekleyen aile bireyleri ve arabaları da oluyor.
Önce kuşkulanıyorsunuz;belki de ev basan hırsız veya gaspçıdır diye çekiniyorsunuz bile.
Ama hiçbiri değil.
Son derece masumca ve iyi niyetle yapılan kapı çalmalar.
En az üç kez başımıza gelen bu olaydan sonra hanım da alıştı.
Gelenleri gülerek ve kibarca, "Bu katta kız yok." diyerek uğurluyor.
Önce çekindiğimiz ancak durumu anladıktan sonra doğal  karşıladığımız bu olayda şimdi garipsenecek bir yan bulamıyorum.
Çünkü görenek haline gelmiş.
Ne yapsın insanlar?
Gelmişler büyük kente,kimse kimseyi tanımıyor.
Erkek çocuğu olanlar bakıyor çocukları utangaç ve evlilik için girişimde bulunamıyor.
Aynı durumda kapalı,hiç dışarıya çıkmayan ve tanıdıkları,tavsiye edeni de bulunmayan kızları olan aileler de vardır büyük kentlerde.
O zaman kızla erkek nasıl buluşacak evlenmek için?
Ellerine megafon alıp bağıracak ya da belediye hoparlöründen ilân verecek değiller ya?
En kolay bu yolu bulmuşlar.
Kapı kapı dolaşıyor ve soruyorlar: " Sizin burada kız var mı?! "
Buna Konyalılar alışmışlar.
En azından benim oturduğum Meram,Yaka'da böyle.
Doğal karşılıyorlar.
Demek sonuca gidiyorlar ki bu görenek sürüyor.
Eleştirmek şöyle dursun, "Ne kadar güzel bir gelenek!" demeye bile başladık.
İki oğlum var.
Geçenlerde onlara şaka yaptık hanımla birlikte, "Size de ev ev dolaşarak kız arayacağız." dedik.
Şaka olduğunu anlamasalar…
Gülmek yerine kavga ederler bizimle,biliyorum.

Sağlıklar diliyorum.

15.08.2008
       
sehri_dogruoz@mynet.com

       
SEHRİ DOĞRUÖZ

Web Page Maker, create your own web pages.