...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................
AHMET KARABEY
KURUSIKI

Biraz geriye dönelim.
Söz edeceğim konu öyle palavradan konuşmak, gerçek olmayan sözlerle karşısındaki insanı kandırmak anlamındaki "Kurusıkı atmak" deyimindeki anlamda değil.
Konu kurusıkı tabancalarla ilgili.
Kurusıkı diye tanımlanan "Ses ve Gaz Fişeği Atabilen Silahlar Hakkında Kanun Tasarısı"
23 Ocak 2008 Çarşamba günü, TBMM Genel Kurulu'nda görüşüldükten sonra, bu tür silahların üretimine, ithaline ve bulundurulmasına sınırlamalar getirilmişti.
Yasa görüşülürken milletvekili olmadan önce yıllarca Emniyet Müdürlüğü ve Ecevit'in koruma müdürlüğünü yapan DSP İzmir Milletvekili Recai Birgün, Meclis kürsüsünde konuşma yaparken elindeki kesekâğıdından bir tabanca çıkarınca herkes bir anlık korku ve şaşkınlık yaşadı.
Tabanca gerçek miydi?
İntihar şovu mu yapacaktı?
Arkaya dönüp ateş mi edecekti?
Daha neler neler geldi hem televizyonlarda izleyenlerin aklına hem de Meclis'te bulunanların?
Ama sonra kendisi açıkladı.
Konuşması " Kurusıkı " tabancalar üzerineydi.
Bu tabancalar her isteyenin hiçbir özel izne bağlı olmaksızın satıcısından alabildiği silahlar.
Fiyatları da 20-100 ytl. arasında değişiyor.
Namlusu yivsiz ve mermileri gerçek değil.
Zaten adı da mermi değil,fişek.
Ancak patlama sesi gerçeğinden pek farklı değil.
Fişeklerin de, tabancanın kendisi de görünüm olarak tıpkı gerçek gibi.
Birkaç ay önce bir lise öğrencisi genç şakayla karışık kız arkadaşını başından ve
boynundan yaralamıştı.
Kızın durumu ciddiydi
Sonra ne oldu, izlemesini yapamadım.
Dilerim sağlığına kavuşmuştur.
Ancak bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum:
Böylesine ağır bir sonuç doğuracak tabanca "kurusıkı" adıyla ciddiyeti sulandırılmış, şakır şakır her yerde satılıyordu.
Gazetelerde tanıtımları yapılabiliyordu.
Özendirilebiliyordu.
Neyse ki yasa kabul edildi ve 28 Temmuz 2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş oldu.
Yasaya göre ses çıkaran ve fişek atabilen silâhların satışı da,bulundurulması da yasaklandı.
Tabi daha önceden elinde bulunduranlar da bir yıl içinde valiliğe bildirecekler.

OYUNCAĞI BİLE SOĞUK
Ben tabancayı ancak Sivas'ta yedeksubaylık görevimi yaparken tanıdım.
1978 Sivas olayları sırasında bana da bir tabanca vermişlerdi zimmetle.
Mermisiz.
Bir gün sivil giysilerle çarşıya çıkmıştım da tabancayı kimseye emanet edemediğim için
belime takmıştım.
Hiç alışık değilim ya, yürüyüşüm değişmişti.
Zayıflıktan da kırılıyorum o seneler.
Sivas'ta,tam meydanda,yolun karşısına geçerken tabanca belimden aşağı kaymaz mı?
Aşağıda,bacağımın ortasında dışardan tutarak karşıya geçmiştim.
Sonra paçamdan aldım.
Beni görenler var mıydı bilmiyorum;ama çok utandığımı anımsıyorum…
Bir de yanlış bilmiyorsam "pompalı tüfek" vardı herhangi bir izne tabi olmadan veya  pek fazla uğraşmadan alınabilen.
Bu silahın da çok bela getirdiğini,yaralanma veya ölümle sonuçlanan kazalarda adının geçtiğini okuyoruz,izliyoruz.
Bir insan niçin silah taşır?
Kendine olan güveni artsın diye mi?
Altta kalsın.
Böyle yapay bir güven insanın başını belaya sokar.
Ne gereği var?
Kaynım yılların muhtarı.
Devletin verdiği "beylik silahı" var.
Öbür kaynım ve eşi, emniyetten, yılların polisi.
Bayramda,seyranda karşılaştığımızda veya bize geldiğinde belindeki tabancayı görünce  bir heyecan dalgası kaplar bedenimi.
Sürekli değil belki.
Başlangıçta.
Düşündüm,niçin?
Hani bir söz vardır,şeytan doldurur diye.
Oyuncağı bile soğuk.
Gerçeği niye ürkütmesin?
Gazetelerde,televizyonlarda izlemiyor muyuz sanki kazayla ölen kişilerin haberlerini?
Şaka yapayım derken,tabancasını temizlerken ya da elinden düşürerek ateş alması sonucu yaşamları sönen,yaralanan çok insan var.
Sonuç olarak şu söylenebilir:
Çıkarılan yasak ve kısıtlama pek iyi olmuş.
En azından önüne gelen her kişi bakkaldan sakız almak kadar kolay olan ve görünüm açısından gerçeğinden hiçbir biçimde farkı olmayan silahları almak ve bulundurmak için izin almak zorunda kalacak.
Artık siz kısıtlama mı dersiniz,sınırlama mı yoksa yasaklama mı?
Ama çıktığı iyi oldu.
Şimdi bazılarımız kendilerini daha güvensiz mi hissedecek?

Sağlıklar diliyorum.


20.09.2008
       
sehri_dogruoz@mynet.com

       
SEHRİ DOĞRUÖZ

Web Page Maker, create your own web pages.