KIŞKIRTMA
Türkiye'yi bölmek için her türlü girişimde bulunan emperyalistler ve işbirlikçileri önce ekonomik dengesizlik içine sokarak ülkemizi muhtaç duruma soktular.
Ki bunu, istediklerini gerçekleştirebilmek için yaptılar.
En son uygulamaya sokulan cami yakmalar ve Ermeniler'den özür dileme kampanyası düzenleme de bu provokasyonlardan yalnızca ikisi bana göre.
Frenkçesi provokasyon olan kışkırtma,dolduruşa getirme,vb.adlarla anılan çatışmayı teşvik ve tahrik eylemleri hep insanları birbirine düşürmek için yapılagelmiştir.
Geçmişten bugüne bir gözlem yaptığımızda şunları saptamak olası:
Sağ-sol çatışması yaratarak Türk gençlerini birbiriyle kavga ettirdiler.
Yüzlerce genç ya hapislerde çürüdü ya da toprak altına girdi.
Alevi-Sünni ayrılık tohumları ekip Anadolu'muzun bu öz çocuklarını yine kışkırtıp birbirlerine kırdırdılar.Sivas,Kahramanmaraş ve Çorum'da çıkan çatışmalarda kışkırtıcı ajanlar yardımıyla yüzlerce Türk insanı salt mezhepleri ayrı diye öldürüldüler.
Olan insanlarımıza oldu.
Onlarca ocağa ateş düştü.
Yüzlerce ananın gözleri kanlı yaşlarla doldu.
Her ırktan,çeşitli etnik kökenden binlerce,milyonlarca insanımızın birbirine karışıp barış içinde yüzyıllardır hiçbir ayrım ve ayrılık duygusu gütmeden Türkiye'de yaşayan insanlarımız yine çatıştırılmak istendi.
Türk-Kürt kavgası yaratılmaya çalışıldı.
Bu da tutmadı.
Çünkü aralarında yüzyıllardır bir akrabalık ilişkisi oluşmuş ve bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı olan Türk ve Kürt kökenli insanlarımız bu provokasyona gelmediler.
HİÇ VAZGEÇMİYORLAR
Şimdilerde yeni bir kışkırtma oyunu daha uygulamaya koyuldu.
İstanbul'da arka arkaya kundaklanıp yakılan Müslümanlar'ın kutsal mabetleri camiler yoluyla bir kışkırtma filizlendirilmeye çalışılıyor.
Ancak Türkiye'min insanları bunu aştı.
Önceden cami çıkışlarında yeşil bayraklıların "Kahrolsun komünistler!" diyerek cahil cühelâyı kandırdığı ve dolduruşa getirdiği günler geride kaldı.
1993'te Sivas'ta,Madımak Oteli'ne sıkıştırılıp çatır çatır yakılarak öldürülen insanları görerek zevk alan ve "Allahu Ekber!" diyerek yangına körükle giden zavallılar (!) şimdi bunu tekrar yapar mı?..
Bu kez de kendine profösör,yazar ve sanatçı adı verilen kişiler eliyle bir provokasyon sergileniyor.
1915'te Osmanlı Devleti'nin kendi iç güvenliği nedeniyle yine kendi sınırları içinde yer değiştirilen Ermeniler'in katledildiği savını ileri sürenler,onlardan özür dilememiz gerekir diyerek bir imza kampanyası başlattılar.
Çetecilik yaparak ve Kafkasya Cephesi'nde Ruslar'a yardım ederek savaş halindeki Osmanlı Devleti'nin gücünü kırmaya çalışan,Türk köylerini basarak çocuk,kadın,yaşlı demeden savunmasız insanlarımızı camilere doldurup yakan Ermeni çeteleri ve onlara destek olanlar Osmanlı Devleti hükümeti tarafından kendi toprakları içinde başka bir yöreye göç ettirilmişti.
Bunu yaparken kendini bu düşman destekçilerinden korumaya almak istemişti.
Osmanlı Devleti'ni bu eyleminden ötürü eleştirenler şimdi Ermeniler'den,Ermenistan'dan özür dilememizi istiyorlar.(Resim Genelkurmay Başkanlığı sitesinden alınmıştır.)
Düşünün,böyle bir yanlışa düşülürse arkasından neler gelecektir?
Tazminat ve toprak istemi.
Kendine aydın(!) adını veren bu tipler neredeyse Rumlar'dan,Yunanlılar'dan da özür dilememizi isteyecekler.Çünkü Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda ülkemizi işgal eden ve binlerce Türk insanını katleden Yunanlılar'ı denize döktük ya!
Hiç belli olmaz,kendisine aydın(!)denilen bu şahsiyetler 1453 yılında İstanbul'u alan Fatih Sultan Mehmet'in yanlış yaptığını ve Bizanslılar'dan da özür dilememiz gerektiğini bile söyleyebilirler.
Anadolu'da bin yıl egemen olmuş Hitit Devleti'nden de özür dilememiz gerekir mi acaba?!
Bu Ermeniciler bir de site oluşturmuşlar.
Özür dileme kampanyasına katılıp imza atan isimlere şöyle bir göz attım.
Kimler,kimler var?
Eğer onlar aydın iseler,ben değilim arkadaş.
Eğer onlar doksan yıldan fazla bir zaman önce çetecilerin ve onlara yardımcı olanların yer değiştirilmesinden ötürü şu an Ermenistan'dan ve Ermeniler'den özür diliyorlarsa, ben de camilere doldurulup yakılan Müslümanlar adına,Adana'da "kaç-kaç olayı"nda katledilenler adına,Maraş'ta,Hatay'da,Mersin'de Ermeniler'in Fransız üniforması giyerek öldürdükleri Türk insanları adına bu imzacıları hiç hayırla anmıyorum.
Kışkırtmalara hayır diyorum.
Kanmayın diyorum.
Sağlıklar diliyorum.
Sağlıklar diliyorum.
20.12.2008
sehri_dogruoz@mynet.com