KÖYDEN KENTE HÜCUM
(1)
Kırsal bölgelerde yaşayanların,köylerde çiftçilikle geçinenlerin yaşam pahalılığından, geçim sıkıntısından,yetersiz beslenmeden pek etkilenmediği, etkilense bile pek sızlanmadığı gibi bir izlenim oluşmuştur bende.
Bence en yoksul çiftçinin bir evi mutlaka vardır,ekebileceği bir bahçesi ve tarlası da.
Bahçesinde eti ve yumurtasından yararlanabileceği tavuğu; ahırında sütünü,yoğurt ve peynirini elde edebileceği bir ineği bulunmaktadır.
Az da olsa tarlasından hasat ettiği tahılla ununu,ekmeğini,bulgurunu sağlamakta,
küçücük bahçesinde ektiği sebzesini ve bahçesindeki ağaçlardan meyvesini almaktadır…
*
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) üçer aylık dönemler itibariyle her ay açıkladığı Hane Halkı İşgücü Anketi'nin "Şubat-Mart-Nisan 2009" dönemini kapsayan sonuçlara göre yüzde on beşi aşmış olan işsizlik oranı ( %15.8) kentlerde %18;kırsal kesimde ise %11 olarak belirlenmiş durumda. (mynet.com-15.06.2009)
Mart 2009 döneminde genç nüfusta işsizlik oranı ise daha yüksek: % 27.5
Dikkati çeken şey şu:
Bu durum yani yaşam zorluğu ve geçim sıkıntısı köylüyü pek etkilemiş gibi görünmüyor.
Bir esnaf arkadaş bana,dükkânına gelen köylünün milyarlarca liralık düğünler yaptığını, harman zamanı kuyumcuları onların zengin ettiğini,bütün kış yatıp yazın iki üç ay çalıştıklarını, onu da teknolojinin sağladığı insan emeğini kolaylaştıran makineyle yaptıklarını söyleyip dururdu.
Hem de kızarak,sesini yükselterek ve tartışarak.
Ben karşı çıkardım ama yine de görüşe saygı gereği dinlerdim.
Ne kadar haklıydı o esnaf arkadaş?
Daha doğrusu haklı mıydı?
Bunu işin içinde olanlar bilir;ancak benim o esnaf arkadaş müşterisizlikten dükkânını kapatmak zorunda kaldı.
Şimdi yerini,yurdunu terk edip başka bir yerde ekmek davasına çok az bir ücretle çalışıyor ve buna da şükrediyor.
*
Bunun gibi, hiçbir makalede,köşe yazısında okuyamadığınız birçok gerçeği esnaf dükkânlarında yapılan sohbet ve tartışmalardan çıkarabilirsiniz.
Terziler,berberler,saat ve ayakkabı tamircileri gibi esnaf dükkânlarında her gün kaç hükümet kurulur,kaç hükümet devrilir belli değildir.
Ancak şurası yadsınmaz bir gerçektir ki esnaf olarak adlandırdığımız dükkân sahiplerinin tek geçim kaynağı müşterileridir.
Traş için gelmezse müşteri,zor duruma düşer,geçinemez berber.
Elbise diktirmek için müşteri bulamazsa terzi,geçimi dara düşer.
Osmanlı döneminde padişahı bile bezdiren, zora sokan, esnafın sızlanmalarıdır.
Tıpkı işçiler gibi yitirecek pek fazla bir şeyi olmayan esnafın da köylüye oranla durumundan daha çok şikâyetçi olmasının haklı yönü var gibi görünüyor.
Bir terzi çocuğu olarak bunu tartabiliyor ve küçük esnafın sorunlar yumağı içinde yitmeye başladığını gözlemleyebiliyorum.
Sonraki haftaya aynı konuyu köylülükle sürdüreceğim.
Sağlıklar diliyorum.
29.07.2009
Sehri DOĞRUÖZ
sehri_dogruoz@mynet.com