...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................
AHMET KARABEY
DÖRT SANATÇI VE BİR ORGANİZATÖR
(1)

Kimileri ünlü sanatçıları tanımak,onlarla tanışmak için özel bir çaba göstermez.
Ona şansı yardım etmiştir.
Tıpkı benim gibi…
Öncelikle Kırklareli'de doğmuş,büyümüş ve sonraki yaşamında sanatıyla,sesiyle ve besteleriyle ünlenmiş üç sanatçıdan söz edeceğim.
Sonra da Keskinli mahalli bir sanatçı ve bir organizatörden.
Dördünün de yakınında bulunmuş olmaktan onur,gurur ve övünç duyuyorum.
İlki şu an yaşamıyor.
Öleli uzun yıllar oldu.
O bir halk ozanı,o bir halk adamı,o bir çiftçi,o bir alçakgönüllü insansever.
O bir…
AŞIK ALİ TAMBURACI.
Tanıyan,bilen sanırım epey vardır.
Özellikle konuya yakın olanlar.
Ama şu türküsünü herkesin söylediği,söylemekten zevk aldığından kesin eminim:
" Uzun kavak ne gidersin engine/Yaprakların benzemiyor rengine/Anne beni verecek misin dengime/Ah dola dola dola da yar dolanıyor boynuma/Akşamdan gel,sağ yanıma,yanıma…"
Tabi türkünün devamı var.
Kırklareli'de,Kocahıdır Mahallesi'nde, sobacı rahmetli Fehmi Abi'nin dükkânı yanındaki evine çok gitmişimdir.
Oğlu,matbaacı Rasim ile de çok iyi tanışırdık.
Çünkü aynı mahallede ve yakınımızda otururdular.
Bu söylediğim yıllar, ta 65'ler sırası.
Beni çok severdi Ali Aga.
Mandolin ve akordeon çalmasını bildiğim için bazen bana odasında,duvarda asılı sazını verirdi;ama pek çalamazdım.
O ise Aşık Veysel'in çalışı gibi sazını çalar, hırıltılı sesiyle türkü söylerdi.
Yaşlı karısıyla birlikte Şeytan Deresi yakınlarındaki tarlasına giderlerdi.
Allah rahmet eylesin,öldüğü tarihi bilmiyorum.
BURHAN ÖÇAL
O da Kırklareli'de ufak bir orkestrada bateri çalardı.
Darbuka ve diğer vurmalı çalgıları sonradan öğrenmiş ya da pekiştirmiş.
Dünyanın bir numaralı ritm sazcılarından olmuş.
Perküsyon sanatçısı.
Kırklareli'de,Ragıp Özer Pasajı'nda,babamın terzi dükkânının yanındaki küçük çay ocağına takılırdı.Ne tavla partilerine tanık olduk!
Şakalar,yüksek sesle gülmeler ve yenilenle dalga geçmeler…
Sonra kayboldu ortadan.
Avrupa'ya,sanırım İsviçre'ye gitmişti.Çalışmak ve geçimini sağlamak için.
Bir gün onu çok güzel ve kendinden uzun,sarışın,yabancı bir kızla gördük.
Sevgilisiymiş.
İstasyonda kızla gezerken diğer gençlerin gözlerini kırpmadan bakmalarından hiç rahatsız olmazlardı.
Şu an Burhan çok ünlü.
Film de çeviriyor,televizyonda program yapıyor,her söyleşide baş konuk.
Kısmen yurtdışında ikamet ediyor;ama bulunmaktan hiç vazgeçmediği tek yer Kırklareli.
CANDAN ERÇETİN
O benden yaşça küçük.
Aynı mahallede yaşadık.Abisi Can arkadaşımdı.
Dingiloğlu Parkı'nın karşısındaki kahvehanenin balkonunda çekilmiş fotoğraflarımıza baktıkça eski günler gözümün önüne gelir.
Kocahıdır İlkokulu'nun beri tarafında,Türkçe öğretmeni rahmetli Kâmil Varlık'ın evine yakın otururdular.
Candan,ablası Canan'la elele tutuşup dışarı çıkarlardı.
Babası Abdullah Bey benim mandolin dersi aldığım hocamdı.
İyi müzik öğretmeniydi.
Disiplini çok severdi.
Çarşıda,Yahudiler Sokağı'na yakın çocuk kütüphanesinin müdürüydü.
Burası sonradan sanırım polis karakolu olmuştu;şimdi de aynı mı bilmiyorum.
Mandolin derslerini de orada verirdi.
Para filân almadan,salt müzik sevgisini aşılamak için.
Candan Erçetin şu an çok ünlü.
Aynı zamanda Galatasaray Lisesi'nde müzik öğretmeni.
Arkeoloji de okumuş.
Ailesi sanırım,Lüleburgaz'da oturuyor.

(Devam edecek)

Sağlıklar diliyorum.

13.09.2009

Sehri DOĞRUÖZ

sehri_dogruoz@mynet.com



SEHRİ DOĞRUÖZ

Web Page Maker, create your own web pages.