...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................
AHMET KARABEY
HERKES İYİCE OKUSUN
ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ
(3)

Gençliğe hitabe,20 Ekim 1927 tarihinde Nutuk’un sonunda yer alan  ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk gençliğine yönelik yaptığı konuşmadır.
Kalın yazılar,Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi,parantez içindeki italik yazılar hitabenin günümüz Türkçe’sine uyarlanmış halidir.Uyarlayan  Ord.Prof.Dr.Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’dur.
Tırnak içindeki yazılar da bana ait yorum ve düşüncelerdir.

(Geçen haftadan devamla)

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere,memleketin dahilinde,iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.
(Bütün bu durumlardan daha acı ve daha korkunç olmak üzere,yurdun içinde yönetim başında bulunanlar,aymazlık ve sapkınlık ve üstelik hayinlik içinde bulunabilirler.)
“ Saltanat Şûrası’nda devletin çökmesi anlamına gelen Sevr’i kabul eden Osmanlı Devleti’nin son padişahı Vahidettin ve onun sadrazamı Damat Ferit de Atatürk’ün sözünü ettiği sınıfın içine girmekteydi.
Sonları da ettiklerine lâyık bir biçimde oldu.
Biri,düşman bayrağına selâm vererek bir İngiliz gemisiyle yurtdışına kaçtı;diğerinin de sonu farklı olmadı.
Ancak Türk Ulusu’nun çok acılar çekmesine neden oldular.”

Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini,müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler.
(Dahası,yönetim başında bulunan böyleleri,kişisel çıkarlarını,yurduna girip yayılmış olan (dış) düşmanların siyasal amaçlarıyla birleştirebilirler.)
“Atatürk burada,yönetim başında bulunanların ülkede olanaksızlıklar içinde bocalayan yoksulun yanında olmak yerine para,mal,mülk derdine düşüp kendilerinin ve aile bireylerinin zenginliği,kişisel çıkarları için emperyalistlerin siyasal amaçlarına hizmet edebilme olasılığından söz ediyor.
Gerçekten de ülkemiz işgal altındayken siyasal geleceği ve koltuğu için İngilizler’i dünyanın en uygar ulusu olarak görenler yok muydu?”

Millet fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
(Ulus,yoksulluk ve darlık içinde ezgin ve bitkin düşmüş olabilir.)
“Ülkede yaşayanlar yoksulluğun,olanaksızlıkların getirdiği kötümserlikle eylemsizlik içine düşmüş olabilir.
Uzun bir savaş ve savaşım döneminden sonra elinde avucunda hiçbir şey kalmamış olan Türk Ulusu,vatan söz konusuysa bağımsızlığın tehlikeye düşüyor olması durumunda Çanakkale’de,Sakarya’da,Afyon’da olduğu gibi Atatürk ve silâh arkadaşlarının önderliğinde atağa kalkmış;yayılmacıları ve işbirlikçi hainleri vatan topraklarından söküp atmıştır.”

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte bu ahval ve şerâit içinde dahi,vazifen;Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!
(Ey Türk geleceğinin genç kuşakları!İşte bu ortam ve koşullarda bile ödevin,Türk bağımsızlığını ve cumhuriyetini kurtarmaktır.)
“ Atatürk Türk gençliğine olan sonsuz güvenini şu sözlerle pekiştiriyor:
Hainlerin kişisel çıkarlarının patronu emperyalistlerle bağlaşık durumda olan işbirlikçilerin her türlü eyleminin hoş görüldüğü bir ortamda bile olsa…
millet yoksulluk içinde kıvranır durumda bile olsa…
Gençlerin birincil görevi Türk bağımsızlığını ve cumhuriyetini kurtarmak olmalıdır.”

Muhtaç olduğun kudret,damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
(Gereksindiğin güç damarlarındaki soylu kanda vardır.)
“ Atatürk bu sözüyle binlerce yıllık şanlı Türk tarihiyle övünç duyuyor.
Atatürk bu sözüyle Türkler’in geçmişten bugüne getirdiği göreneklerin ve ahlaki değerlerin sonucu olan bağımsızlık duygusunun bir anlık olmadığını,bu duygunun Türkler’de zaten hep var olduğunu,ne zaman düşman baskısı olsa işte bu duygunun Türk Milleti için gereken gücün kaynağı olduğunu vurguluyor.”

Sağlıklar diliyorum.

13.11.2009

Sehri DOĞRUÖZ
sehri_dogruoz@mynet.com



SEHRİ DOĞRUÖZ

Web Page Maker, create your own web pages.