SOYGUN MU,GASP MI ?
Herkesin başında.
Kredi kartlarından kesilen aidat ücretleri. “ Hesap İşletim Masrafı ” veya “İşlem Parası” adı altında ve size sorulmadan kesilen paralar.
Yani alınteriniz.
Son zamanda,tüketiciyle müzakere edilmeden tek taraflı olarak kesilen bu paraların icra yoluyla geri ödenebileceğine ilişkin haberler var internet gazetelerinde.
Bir gazete “Tüketicinin zaferi” diye başlık atmış.
Tabi ilk önce kişiler bu haksız kesintinin iptali için Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvurmalılar.
Bir kanalda ise izlence sunucusu bağırarak yakınıyor bu durumdan.
Bana da yapıldı diyor.Haberim olmadan benden de kesmişler.
Yargıtay’dan karar çıktığı halde bu haksız para kesimi sürüyor.
Devlet kalmadı mı bu ülkede diye haykırıyor.Bu gaspı önleyin diyor.
Merak edip biraz araştıran hemen anlayabilir.
Adres satırınıza “www.tuketiciler.org” yazın ve görün.
Yazacağınız dilekçe örnekleri ve 13.Daire Yargıtay kararları,tümü orada var.
Gerçekten de devletin en yüksek mahkemesinden karar çıkmış.
Bankaların kart aidatı adı altında kestiği paraların haksız olduğu ve kesilen paraların geri ödenmesi gerektiği karar altına alınmış,Resmi Gazete’de yayımlanmış.
Ama yola devam.
Yargıtay kararına karşın kredi kartı aidat ücreti ve hesap işletim ücreti denilerek para kesiliyor insanlardan.
Ne hukuk dinleniyor ne de yasa.
Kartın plâstik maliyetini alsalar neyse ama o bile abartılı boyutlarda.
Şimdi de “ortak ATM” olayı girdi işin içine.
Yani elinizdeki kartla hangi banka olursa olsun gidip işlem yapabileceksiniz.
İster para çekin,ister para yatırın.
Ancak Tüketiciler Dernekleri Başkanı (TÜDEF) Genel Başkanı Ali Çetin,01 Ekim’de başlayan bu uygulamayla tüketicinin her bir işlem için ortalama 2 lira ücret ödemek zorunda kalacağını bildirdi.
Bu yolla tüketicinin cebinden “ortak soygun parası” olarak 2.4 milyar lira para çıkacağını öne süren Çetin,tüketicileri,mecbur kalmadıkça “ortak soygun noktalarından” uzak durmaları konusunda da uyardı.(sabah.com.tr-05 ekim)
Haberiniz ola.
İşte bu paralar toplanınca büyük meblâğ tutuyor.
Ancak tek başına bireyler ne yapsın?
Tek başına sunucu ne yapsın?
Yapabileceği tek şey Tüketiciler Birliği Başkanı’nı çağırır ve onunla konuyu irdeler.
O kadar.
İNSANLAR VAR
İnsanlar var,çile çekmiş,kötü gün görmüş gerçekten.
Ama yüzü güleç hâlâ.
İnsanlar var,çile çekmiş gibi görünür.Sorsan,bin dert söyler bire bin katarak.
Ama asık suratlı sürekli.
İnsanlar var,kasıntı mı kasıntı.Kıl aldırmaz burnundan.
Adam sayılmak için gezer çatık kaşla.
Selâm verir,hiç gülmez ama.
İnsanlar var,neşe dolu.Gülebildiği için hafife alınır.
Ciddi ol derler ona,mevkiine yakışır.Ama beceremez.
İnsanlar var,kişiliği silik.Görünmez,ortalıkta olsa da.
Dokunursanız o zaman anlarsınız canlı olduğunu.
İnsanlar var,mert sonuna değin.Değildir ona göre kaypaklık.
Ne yapsın onun da sorunu bu.
İnsanlar var,gerçekten aptal değil.Ya ne? Akıllı da değil.
Tutturmuş bir yol gidiyor ortadan.
İnsanlar var,süslü püslü.Ama ayranı yok içmeye.
Taht-ı revanı nereden bulur,bilinmez.
İnsanlar var,karınca ezmez.Ama haksızlık karşısında aslan kesilir.
Tabi karıncayı kollarken haksızlığı görebilirse.
İnsanlar var,çok şikâyetçi.Ama düşünmez ki…
Teslim olmuştur yakındığına.
İnsanlar var,ha bre suçlar.
Aslında kendi yanlışını söylemeye cesareti olmadığından bunu yapar.
İnsanlar var,tutkulu ve acımasız.Kölesidir duygularının.Kırar,söver,bağırır dışarıda.
Ama kuzu kesilir evinde tek bir güçlünün yanında.
İnsanlar var,kibirli.Böbürlenir üstten üstten.Ancak öyle küçüktür ki…
Serçe kuşu yanında darı tanesi gibi kalır.
İnsanlar var,düşünür.Arpacı kumrusu gibi değil ama.Kafa yorar yani.
Bir de yazarsa onları diye endişelenir bazıları.
İnsanlar var,insancıklar var.Var oğlu var.
Kimileri içip içip ömür tüketir,kahırlanır.
Kimileri de onlarla alay eder kafa bulur.
Ah,insanoğlu ah!
Sürekli yüzleşsen kendinle.
Aynada değil ama.
İç dünyanı alıp karşına, hesaplaşsan ne iyi olur!
NOT : Bu yazım,1-31 Haziran 1998 tarihli “Hayrabolu Hizmet Gazetesi’nin” 13.sayısında yayımlanmıştır.
Sağlıklar diliyorum.
27.11.2009
Sehri DOĞRUÖZ
sehri_dogruoz@mynet.com