SONBAHAR
Sonbahar,değişik duygular uyandırır insanlarda. Ağaçlardan aheste aheste düşen yaprakların üzerindeki renk cümbüşü gözlerimi alır her defasınde..
Sonbahar bende hüznü de getirir beraberinde.
O sımsıcak yaz günleri geride kalmış.Yeryüzünün yeşili sarıya boyanırken, yılda dört mevsim sürer bu kovalamaca… Dünya var olduğu sürece de devam edecek…
Sevgililerin ayrılması gibi, dallarından kopan yapraklar, geriye dönüşü olmayan uzun bir yolculuğa çıkarken yaratılış gayesini yerine getirmenin tatlı huzuru içerisindedirler…
Her canlı; doğar, büyür ve beklenen son; ölür!…
Sonbaharla birlikte kuşlar da bir başka öter. Onlarda hüznü çağrıştırır gagalarından çıkan nağmelerinde...
Sert geçecek kışın telaşına kapılan serçe ve kumrular tünemek için yeni mekanlar aramanın zamanı da başlamıştır.
Onlar minicik gövdeleri ile kışın sert esen rüzgarlarına siper edecek baca dipleri, damların kuytu köşelerini ararlar...
Namütenahi çiseleyen yağmur damlalarıyla beraber düşen yapraklarda sırılsıklam olur. Düşen yağmur damlaları, ağaçlarından ayrılmamak için büyük gayretler sarf eden yaprakları da alaşağı ediverir. Son gayretlerde kar etmez, ağaçlarda kalabilen tek tük yapraklarda yağmur taneleri ve hışımla esen rüzgarlarla boğuşmakta...
Kaldırımlarda yürüyen insanlar yağmurdan korunmak için şemsiyelerini açmışlar. Ama rüzgardan korunmak için çaresizce adımlarını çabuklaştırmaktadırlar.
Yazın insanların üzerindeki ince giysiler yerini kalın giyeceklere bırakmış, uzun paltolar, mantolar omuzlarda...
Çocuklar ıslanmamak için ağaçların, çatı altlarına kuşlar misali sığınmaktalar.
Evlerin bacalarından çıkan dumanlar, kışın habercisi gibi göğün doruklarına yükselmekte, sert esen rüzgarlarla darma dağın bir görüntü içerisindeler.
İki sevgili bankta oturmuş; çiseleyen yağmur damlaları altında sadece gözleriyle konuşmaktalar.
Birkaç sokak kedisi çöp tenekeleriyle oynaşmakta.
Şimdi mevsim sonbahar, dışarıda yağmur, dudaklarımda kahve fincanı, yudum yudum içiyorum Yahya Kemal'in mısralarını
" Fani Ömür biter, bir uzun sonbahar olur.
Yaprak çiçek ve kuş dağılır, tarumar olur.
Mevsim boyunca kendini hissettirir veda
Artık bu dağdağayla uğuldar deniz ve dağ."
Kış mevsimine girdik ama hala sonbaharı yaşıyoruz. Geç kalmış bir sonbahar yazısı olsa da yazıma Belediye parkımızın önündeki ağaçlardan dökülen yapraklar ile dallarında bekleşen serçeler sebep oldu. İnsanın ömrü de mevsimler benzeri bir çeşitlilik gösteriyor değil mi? Girdiği mevsime göre değişiklikler gösteriyor. Yaradan emri öyle vermiş olmalı diyorum, zaten sonbaharı anlatan şarkıları bile farklı dinler olduk. "Ömrümüzün son demi son baharı artık" diye başlayan o nağmeler, ömürde gelinen noktanın da habercisi olmuyor mu?
Hayrabolu'mda da kış biraz gecikti. Herhalde gecikmiş sonbahar yazımı bekledi !
Neyse biz yine de diyelim,
Sağlıcakla, dostça kalın...
SENOL ERDEN
16/12/2006
senolerden@hayrabolu.net