HAYRABOLU'DA İKİ BÜYÜK KAMPANYA…
Hayrabolu'muzda düzenlenen iki kampanya var ki bence son derece önemli. İnsanımızın geleceğine, iyi insan yetiştirilmesine yönelik kampanyalar bunlar.
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ilçede başlatılan ilki, "Teknolojik İletişime Hayır, Samimi iletişime Evet" kampanyası…
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü toplumda son yıllarda aile bireyleri arasında yaşanan kopmaları çok iyi yakalamış. Aile içinde yaşanan bu kopmalar bir çok aileyi zorlar duruma gelmiştir. İletişim çağının aletleri iyi kullanılmadığı zaman aile bireyleri arasında iletişim giderek zayıflıyor maalesef ..
Her ne kadar çocuğunuz yanınızda da olsa, elindeki cep telefonu ile yaptığı mesajlaşmalar, konuşmalar ile bir anda yanı başınızdan uçuveriyor öyle değil mi?
Hele o televizyondaki dizi furyalarına ne demeli, yemekler, gezmeler dahi dizilere göre endekslenmiş durumda, peki karşılığında alınan hangi dersler acaba ! Aldatmalar mı? Yalanlar mı? Bilmem kaç çeşit entrika ama aslolan ne biliyor musunuz? Kocaman bir reklam pastası…En büyük dilim kapabilmek için her şey….
Ne oldu bize, bizlere.. Nerelerde kaldı dedelerin, ninelerin torunlarına anlattığı masallar, nerelerde kaldı aile içi samimi iletişim.. Dostane sohbetler.. İnsanlar artık beyaz camın, cep telefonları ile bilgisayarların kölesi olmuş durumdalar.
İşte o yüzden anlamlı buluyorum Milli Eğitim Müdürlüğünün başlattığı bu kampanyayı.. Her gün "aile içi iletişim saati yapalım" diyorlar. Bence haklılar.. Teknolojik iletişim yine olsun ama elimizin tersiyle şöyle bir-iki saat uzaklaştıralım. Kıyamet kopmayacak ya. Ailemizi yeniden keşfedelim diyorum.
Yoksa yarın çok geç olmasın, çocuklarımızı kaybetmeyelim.
İkincisi de Hayrabolu Belediye Başkanlığının başlattığı " Ödüllü Kitap Okuma Kampanyası " .
Aslında kampanya çok anlamlı.. Teknolojik çağa ayak uyduran toplumun bazı hasletleri de giderek yok olmakta. Kitap okumak da bunlardan biri. Bırakın kitap okumayı, gazete ve dergi bile okumayan bir toplum yaratılıyor.
Her şey, her ödev hazıra endekslenmiş durumda. Çocuklarımız ödevlerini bile " internetten" indirip, hazırladım diye öğretmenlerine veri veriyorlar... Böyle ödev mantığı olur mu? Böyle ödev hazırlanır mı?.
Belediye Başkanlığı tarafından başlatılan kitap okuma kampanyası bence çok önemli. Okunacak kitapların listesi ilçe Halk Kütüphanesine asılmış durumda, okunan kitapların özetleri çıkarılacak ve Kütüphaneye teslim edilecek, bu kadar da kolay.
Okumanın zorlaştığı bir toplumda elbette bireylerin algılama kapasitesi düşmekte. Bu da kişilerde algılama eksikliği yaşanmasına neden oluyor. Hele hele okula giden çocuklarımızın kitap okumasına büyük önem vermeliyiz. Çünkü rehber öğretmenler çocuğun derslerini, ya da söyleneni iyi anlayabilmesinin yolunun dahi, kitap okumayla orantılı olduğunu belirtiyorlar…
Gelecek nesillerimize okumayı sevdiremezsek vay halimize. Ailelerin toplumda çok büyük bir görevi var. Hele büyüklerin. Bizden küçüklere örnek olmak istiyorsak, evimize her gün bir gazete, haftada bir dergi ayda bir kitap mutlaka almalıyız. (Alamıyorsak bile kütüphanelerin ödünç kitap bölümleri var oradan da temin edilebilir..) Aldığımız gibi önce biz okumalıyız. Okumasak bile okuyor gibi yapmamız çocuklarımıza okumayı sevdirecektir. Unutmayın " Ağaç yaş iken eğilir" çok hoşuma giden bir atasözümüzdür. Hiçbir atasözümüz boş yere söylenmemiştir. Ailemizi elbette seviyoruz. Düşünün onlar hasta olduğunda ne sıkıntılar yaşıyoruz. Üzülüyoruz, doktor doktor geziyoruz şifa için. İşte okumak da böyle olmalı, okumayı da böyle arzulamalıyız.
Ödüllü kitap okuma kampanyası toplumun her kesimine açık. Sadece belirlenen kitabı okuyup yarım ya da bir sayfa özet çıkarıp ilçe Halk Kütüphanesine teslim edeceğiz. Sonrasında gelsin ödüller…Daha şimdiden iki kitap okudum bile…26 Şubat 2007 son katılım tarihi unutmayın!
Bu konuda okumaya önderlik eden Belediye Başkanı sayın Şener Çelikayar'ın böyle bir kampanyaya destek vermesi çok güzel, sonunda çok okuyanlara ödül de verecek olması okumayı teşvik etmede etkili olabilir, ne dersiniz?
İşte iki kampanya dedik, düşüncelerimi sizinle paylaştım. Topluma önderlik etme adına Milli Eğitim Müdür Vekili Sayın Coşkun Görür ile Belediye Başkanı Şener Çelikayar'ı tebrik ediyorum..
Sadece Hayrabolu'da değil, her nerede yaşıyorsanız, tüm Hayrabolu'luların bulundukları yerde aileleri ile samimi iletişimi yakalamaları, ailelerinde okumaya önem vermelerini her şeyden çok arzu ediyorum.
Umarım okumayı seven Hayrabolu'lular bu kampanyaları bulundukları yerlerde, yurt içi ve yurt dışında uygulayabilirler, hayata geçirebilirler. Elbette herkes okumayı teşvik etmek için ödül de verebilir !
Sağlıcakla ve dostça kalalım…
ŞENOL ERDEN
23/01/2007
senolerden@hayrabolu.net