HAYRABOLULUK RUHU
Hayraboluluk ruhu nedir diye sorsanız her kafadan farklı yorumlar alacaksınızdır!.
Çünkü bu ruh kişiden kişiye farklılık gösterecektir. Birde bu ruhu anlamak mümkün mü değil mi? Bunlarında sorgulanması lazım.
Hemşerilik ruhu kişilere göre göreceli bir kavramdır kanaatimce. Bu illere, ilçelere, beldelere, köylere ve yörelere göre de değişiklik gösterecektir. Ama aslolan, değişmeyen bir kavramdır " hemşerilik ruhu "..
Her yerde, her olayda, maçlarda, felaketlerde, iyi günlerde insanların canından çok sevdikleri doğdukları, yaşadıkları yöreleri unutmaları mümkün değildir. Her halükarda bir isim ona bu heyecanı yaşatabilir. Bulunulan ortamlarda çok farklı şekillerde gelişmeler gösterebilir.
Ama bence bu " hemşerilik ruhu " gurbette farklı bir şekilde tezahür edebilir.
Hemşerilik ruhu bir edeptir. Öyle bir kelimedir ki yardımdır, şükrandır, destektir.
Doğup büyüdüğümüz yörelerde bunu keşfetmek oldukça güçtür. Gurbettir bu ruhu ayağa diken. Bir isim etrafında, derneklerde, lokallerde, yada hemşerilerin çıktığı bir kahvede, maçta, bakkalda, fuarda ruh bulur. Bunun yeri ve zamanı yoktur.
İstanbul'da TÜYAP Kongre merkezinde katıldığımız " BELDE 2007 " fuarında bu duyguları yoğun olarak yaşadım. Trakya'dan sadece bizim katıldığımız, Hayrabolu Belediyesinin önderliğinde organizasyonu yapılan ve ilçemizdeki fabrikalarda üretimi yapılan ayçiçek yağı, un, Hayrabolu peynir tatlısı, ayçiçeği balı ile Hayrabolu Organize Sanayi Bölgesinin tanıtımını yaparken, standımıza sadece ismimizden dolayı bizleri arayıp soran ve fuar süresince yalnız bırakmayan hemşerilerimiz standımızın bazı bölümlerinin hazırlanmasında da katkıda bulundular… Hayrabolu'da doğanlar, askerlik yapanlar,yolu Hayrabolu'a düşen insanlarında standımıza gelip bu duygularını bizimle paylaşmak istemeleri çok hoştu. İnsanların işlerini, güçlerini yada evde geçirecekleri zamanları bizimle geçirmelerine sebep olan neydi sizce… Elbette " Hayrabolu " kelimesi idi. Yani " Hemşerilik ruhu " idi…
Bu ruh gurbette çok anlam kazanıyor dedim, benim bu düşünceme katılmayan dostlarımda olabilir, bu yazı sadece benim düşüncelerimi kapsamakta. Hayrabolu'da yaşayan insanlarımız pek bunun farkına varamıyor zannediyorum. Ama kısa süreli seyahatler, askerlikler, evlilikler, iş dolayısıyla Hayrabolu'dan ayrılan insanlarımız dönüşünde yaşadığı duygular var ya, işte bu hissettiği duygular, o insanlarımızın farkında olsun yada olmasın Hayraboluluk ruhundan kaynaklanmakta.
Ne dersiniz !
Sağlıcakla ve dostça kalınız.
Not: Neden yazmadığım konusunda e-mailler aldığım için bu açıklamayı yapıyorum. Hayrabolu Sağlık Grup Başkanı Dr. Osman İnan tarafından ağır bir grip vakası teşhisi kondu. Bu vesile ile yazılarımdan uzak kaldım.. Kaldığım yerden devam ediyor ve benim için çok değerli Hayrabolululardan yazılarıma ara verdiğim için tekrar özür diliyorum..
ŞENOL ERDEN
15/02/2007
senolerden@hayrabolu.net