...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................
AHMET KARABEY
HAYRABOLU'DA SİNEMA


Çok uzun süre olmuştu sinemaya gitmeyeli…

Aslında Sadi Kıyak Öğretmen evinde sinema olmasına en çok sevinenlerden biri ben olmuştum.

Çünkü çocukluğumuz  Arif Çağlayan dayımın sinemasında, küçük dayım Necmettin Çağlayan'ın makinistliğini  yaptığı filmleri izlemekle geçmişti.

Hafta sonları  kadınlara ailelere oynanan filmleri izleyerek geçiriyorduk. Hele Cüneyt Arkın'ın Malkoçoğlu, Kartal Tibet'in Tarkan'ı, Serdar Gökhan'ı, Aytekin Karakaya ile Engin Çağlar'ın, Fatma Girik'in, Türkan Şoray'ın  şarkılı türkülü filmleri hınca hınç dolmuş matineler ne günlerdi. İlk o yasak kitaplardan olan Teksas ve Tommikslerle oralarda tanışmıştık. Sinemanın uğultusunda yankılanan sanat müziğin en güzel şarkıları " Akasyalar açarken, Yalnız benim için bak yeşil yeşil " çalıyordu.   Rahmetli Aslan abi'nin sinemasında ise ya Yusuf   Doğan'ın çıkardığı sıcak lahmacunlardan yada İzmirli bir simitçi tarafından arası peynirli üzeri bol susamlı simitleri yerdi insanlar.

Ne güzeldi. O günler.

İşler güzel giderken dayım yeni bir sinema yaptı. Bence hayatının yatırımıydı. " Çağlayan sineması " .. Ama televizyon çıkınca  planlar tutmadı. Malum filmler türedi. Sinemalar ayakta kalabilmek için bir süre daha dayandı ama maliyetler artınca tek tek kapandı. Şimdilerde o bina düğün salonu olarak hizmet veriyor.

Bütün bu düşündüklerimi Belediye Başkanlığı tarafından Hayrabolu halkına ücretsiz olarak seyrettirilen  " Beyaz Melek " adlı filmi izlerken gözümün önünden deyim yerindeyse film  şeridi gibi geçti.

Şimdilerde gördüğüm kadarıyla çocuklar teksas,  tommiks okumuyor ama, o sinema havasını solumak çok hoş.

Sinema bir kültür. Özellikle son yıllarda yapılan yerli Türk filmleri çok seyirci çekiyor. Beyaz Melek de bu tür filmlerden.

Çocuklarımızı mutlaka sinema ile tanıştırmak lazım. Elbette  geçim şartları sinemaya ailece gitmeyi zorlaştırıyor. Ama etrafımda Lüleburgaz'a , Tekirdağ'a vizyondaki sinema filmlerini izlemek için giden dostlarım var.

Bazı arkadaşlarımız da yüzlerce televizyon kanalında  yüzlerce film oynadığını söyleyerek , sinemaya gitmenin bir anlamı olmadığını, sinemada oynayan filmlerin bir süre sonra televizyonda oynayacağı belirterek, sinemaya gerek olmadığını söylüyorlar.

Bu fikir de son derece yanlış. 

Hayrabolu Sadi Kıyak Öğretmen evindeki sinemanın yaşaması lazım. Sinema bir kültür dedik. Bu kültürü çocuklarımıza da aşılamalıyız. Filmi dev ekranda sinema tadında izlemek olaya bir heybetlik katıyor. Büyüleniyorsunuz.


Elbette her gelen vizyondaki filme gidemeyiz. Buna mali gücümüz  yetmez. Ama kış döneminde  ailece en az 2-3 filme gitmekte yarar var diyorum.

Bir de diyorum ki Hayrabolu'ya bu tesisi  yaptıran ve Ankara'da hayatını sürdüren Sadiye Kıyak Hanım'a ne kadar çok teşekkür etsek azdır.

Sağlıcakla ve dostça kalın. 


ŞENOL ERDEN

28.01.2008

senolerden@hayrabolu.net
senolerden  @           hayrabolu.net
ŞENOL ERDEN

Web Page Maker, create your own web pages.