...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................
AHMET KARABEY
SARIMSAK KOKULU SOKAKLAR

Hayrabolu'nun en eski kurulum yeri olan Hisar mahallesinin dar sokaklarında yürüyorum. Her hafta sonu girmediğim sokaklara yaptığım yürüyüşler beni inanın çok rahatlatıyor. İnsanların öncelikle yaşadıkları yöreyi tanımaları lazım.

Sonbaharın ortalarına yaklaştığımız bu günlerde sokaklara kadar taşan sarımsak kokularıyla karşılaşıyorum. Evlerin bahçelerinden taşan sarımsak kokuları elbette yaklaşan kışın da habercisi oluyor.

Evlerde yaşanan telaşı görmemek mümkün değil, sarımsak kokularının taştığı bahçeli evlerde kokudan da anlaşıldığı gibi yöreye has yağlı, yağsız, biber, karışık, patlıcan, kornişon ve sayamadığım envai türde turşular yapılıyor. Kadınlarımızın ellerinde lezzetlenip sofralarımıza geliyor. Hem de ne geliş,  çorbalara kaşık çalınırken, turşuların o mis gibi kokuları iştahınızı daha da kabartıyor.

Sadece turşular mı? Elbette değil. Az ileride komşu kadınlar ellerinde oklavalar, yastağaçlarla telaş içerisinde koşuşturuyorlar.

Yufkalar, erişteler, kesmeler, kuskus yaparak kışa hazırlık yapıyorlar. Envai çeşit makarnaların bulunduğu ve bu konuda oldukça zengin bir toplum olmamıza rağmen, kadınlarımızın "ben ellerimle açtığım" diye başlayan cümleler var ya, hakikaten o elle yapılan içerisi bol sütlü malzemeli eriştelerin lezzeti de bir başka oluyor değil mi?

Sadece Hisar mahallesinde değil, ilçemizin her mahallesinde her sokağında, köylerimizde böyle telaşları kışlık yiyecek hazırlıklarını şimdilerde görmek mümkün.

Ayrıca evlerimizde yapılan o mis gibi ekmeklere sürdüğümüz biber ve domates salçaları ile tarhanaları da unutmayalım.

Kışlık yiyecek hazırlama kültürü hem ekonomik olarak aile bütçelerini rahatlatırken, hazırlanan doğal lezzetler,  içinde yaşadığımız toplumun kültürel yemek birikimlerinden kaynaklanıyor.

Bu kültür ne kadar yaşar bilemiyorum ama bu toplumun damak lezzetini Türkiye sınırlarının dışında bulmak (Yunanistan, Bulgaristan ve Suudi Arabistan'ı gezen biri olarak) elbette mümkün değil.

Yaptığım yürüyüşün sonunda İlyas Mahallesi Vali Ayhan Çevik Caddesindeki evime yaklaştığımda, bahçeden gelen gürültüler, oklava sesleri ve telaşlı konuşmalardan bir şeyler olduğunu fark ettim. Saat öğleye yakın, karnım da acıkmış, kapıyı açtığım gibi annem sesleniyor " Şenol hadi gel peynirli yufkan hazır" Anladım ki bizde de kışlık yufka hazırlıkları var. Bahçede annem başta, sevgili gelinleri ve komşu kadınları önlerinde yastağaçlar, oklavalar ritmik bir şekilde yufkalarını açıyorlar.  .

Aman ha, yufkanın içerisine birazda maydanoz koyduk mu? İnanın bu lezzeti kuzu etine değişmem valla?

Hadi bana afiyet olsun.

Sağlıcakla ve dostça kalın.

ŞENOL ERDEN

04.10.2009
ŞENOL
ERDEN

Bu yılki yufkalarda yeğenim Ece'nin de büyük katkısı oldu !
Web Page Maker, create your own web pages.