GERİ DÖNÜŞÜM

Muğlalı İsmail kardeşimizin geçenlerde dile getirdiği kullanılmayan kağıtların geri dönüşümü konusu, yıllar önce (1991) bir İngilizce Öğretim ders kitabındaki (Hotline-Starter) bir ünitenin okuma parçasını hatırlattı; Kelly ve arkadaşlarının okullarındaki cam şişe toplama, satma ve Afrikalı Selina'nın köyüne yardım kampanyasını.
Oysa bizde de, okullarımızda, iş yerlerimizde ve evlerimizde bu işi yapabilecek nice Ayşelerimiz, Fatmalarımız, Ahmetlerimiz ve Mehmetlerimiz var. Hem, Afrika'daki Selina'ya varana kadar biz bu işi öncelikle kendi ülkemizdeki ihtiyaç sahibi insanlarımıza, bizden daha fakir köy ve kasabalarımıza ve her şeyden önemlisi kendi doğamızı kurtarmaya yönelik bir sosyal çalışma, bir milli mücadele olarak algılamalıyız.
Kağıt toplama konusunda biz Hayrabolulular şanslı sayılırız, zira bu projeyi, Mercan kardeşimizin ifade ettiği gibi, zaten hayata geçirmiş bulunan Sayın Kaymakamımız A.Akın Varıcıer var. Yapılacak iş sadece, onun, resmi dairelerimizdeki konu ile alakalı bu takdire şayan faaliyetine evlerimizden de destek olmak. Doğa dostu kardeşlerimizin de bu işe dört elle sarılacaklarından hiç şüphem yok. Bu doğa dostu kardeşlerimize gereken desteğin Sayın Belediye Başkanımız Şener Çelikayar'dan geleceği muhakkaktır.
Madem ki böyle bir faaliyete heveslendik, neden Belediyemiz de kasabamızın belirli yerlerine renkli cam şişeleri, şeffaf cam şişeleri ve teneke kutuları ayrı ayrı biriktirebileceğimiz kapalı kumbara tipi plastik konteynırlar koymasın?
Neden belirli aralıklarla (2-3 ay) evlerimizden, giymediğimiz, küçülen veya büyük gelen giysilerimiz ve ayakkabılarımız Belediyemiz aracılığı ile toplanıp, ihtiyacı olan insanlarımızın paylaşabilmesi için bir mağazaya düzenli olarak yerleştirilmesin; artanlar olursa ki, böylesi daha da hoş olur, ihtiyacı olan Doğu köylerimize ve kasabalarımıza gönderilmesin?
Evlerimizde okuyup bitirdiğimiz, koyacak yer bulamadığımız kitaplarımız neden kasaba kütüphanelerimize ve kahvelerimize götürülüp bırakılmasın.?
Buradaki bazı otellerin lobilerinde, insanların tatilde okumak için alıp getirdiği kitaplar, hazırlanan büyük sehpaların üzerine bırakılıp başka başka insanların da okumasına sunuluyor. Bu sayede, tatil yapanlar  kitaplarını, mecmualarını ve gazetelerini birbirleriyle paylaşıyorlar. Ve on günde, on beş günde değişen otel müşterilerinin bıraktığı kitaplar binleri buluyor yaz sonunda. Hani istense,  her otel çeşitli dillerde bir kitapçı dükkanı açar!
Ne kadar hoş değil mi? Biz neden yapmayalım ki?

Hayrabolu'ma selam ve sevgilerimle.
Ahmet Öğretmen





AHMET KARABEY

23.02.2007

akarabey@hayrabolu.net

Web Page Maker, create your own web pages.