CUMHURİYET KADINLARIMIZ
Amerika - New York 1857. Kadınların hak arayan sesinin ilk duyulduğu yer ve yıl. Bir tekstil fabrikasında çalışan Amerikalı kadınların çığlığı. Çığlık duyulmasın diye üzerlerine kilitlenen fabrika, çıkan yangın, kaybolan hayatlar ve anasız kalan çocuklar; ve de kadınsız kalan ocaklar...
Önlenemeyen bu çığlık ve Dünya kadınlarının, bu tarihten itibaren Avrupa ve Asya'da çınlayan sesleri... Avrupa ülkeleri ve özellikle Rusya'da yankı bulan bu sesler bir takım haklar getirmiştir kadınlara. Ama hiçbir ülkede görülmemiştir Ulu Önder Atatürk'ümüzün tanıdığı haklar Cumhuriyet Kadınlarımıza...
" Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın." gibi nice beyanlar dökülmüştür Atamızın ağzından, 30 Mart 1923 tarihli Vakit Gazetesi sayfalarına.
Kadınlarımıza 1930'da Belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı verilmesiyle, aynı yıl Artvin-Yusufeli'nin Kılıçkuyu Beldesinde ilk Kadın Belediye Başkanımız ortaya çıkar. Bir Gazi (Binbaşı) eşi olan Sadiye Hanım'dır, bu Cumhuriyet Kadınımız.
1933 Köy Kanunu ile kadınlarımıza muhtar olabilme ve ihtiyar heyetine girebilme hakkı verilir ve akabinde yukarıda resmini gördüğünüz Gül Esin hanım, 32 yaşında Karpuzlu Bucağı muhtarı olur. Kahvelerde kumarı yasaklamış, kız kaçırma olaylarının önüne geçmiş, nikah işlerini bir düzene sokmuş ve büyük bir başarı kazanmıştır.
Bütün bunlar olurken - dünya kadınları hak hukuk peşinde koşarlarken- Atatürk, Avrupa'da bir ilki gerçekleştirir ve 1934 yılının Aralık ayında, Türk Kadını'na TBMM'de seçme ve seçilme hakkı verilir. 1935 yılında yapılan ilk Genel Seçimlerde de 18 kadın millet vekilimiz Büyük Millet Meclisimiz'de yerini alır.
Hayrabolu Belediye Tarihimizde de Belediye Meclisi'ne sevgili Özdemir Yasak Ağabeyimizin rahmetli annesi Fatma Yasak'la birlikte arkadaşı Münüre Özcan'ın seçilmesi, pek bilemiyorum ama mutlaka Cumhuriyet Tarihimizin ilklerindendir, ve biz Hayraboluluların iftihar vesilesidir. Nur içinde yatsınlar...
O gün, bugündür; maalesef, ne TBMM'de ne de Hayrabolu Belediye Meclisimiz'de çoğalan nüfusa orantılı olarak kadın temsilcilerimiz bulunmamaktadır. Acaba neden?
Oysa, bir öğretmen olarak, eğitim gören kızlarımızın son yirmi otuz yılda erkek öğrencilerimizden daha başarılı olduklarını hep gözlemlemişimdir. Kızlarımız, anaokullarından tutun da, üniversiteye kadar olan tahsil yıllarında hep erkek öğrencilerimizden daha başarılı! Bu da onların, görevlerini daha iyi yaptıklarının işareti değil mi? Bu durumda, erkek çocuklarımızın kendilerini biraz daha toparlamaları gerekmez mi?
Benden söylemesi çocuklar!
Zeynepler, Semralar, Emineler, Ayşeler ve Fatmalar; siz Emreler, Keremler, Aliler, Hüseyinler ve Osmanlardan çok daha önde koşturuyorlar. Yavaş, yavaş siyasete de atılıyorlar. Eskiden, Atatürk zamanında olduğu gibi mecliste daha çok koltuk istiyorlar.... Kim bilir, belki de ana şefkatiyle, adı üzerinde, ANA YURDUMUZA günümüz erkek siyasetçilerden çok daha fazla yarar sağlayacaklar....
Hayrabolu'ma sevgilerimle
Ahmet Öğretmen
AHMET KARABEY
10.03.2007
akarabey@hayrabolu.net