CEMAL  AGA  PRAYDOS !

"Gürdum kurs, aldim çok sıkı terbiya ve disıplın amirlerımdan, gürsaydin kurs, alsaydin amirlerından sıkı bir disıplın yapmazdin boyle be yav....."
Bu ünlü replik, her ne kadar tiyatrosu ve filmi de yapılmış, ünlü romancımız Orhan Kemal'in "Bekçi Murtaza" adlı romanının kahramanı Murtaza'ya ait olsa da, biz Hayraboluluları da yakından ilgilendiriyor. Kaderi, oyundaki Murtaza'nınkine benzemese de, bizim de bir bekçi Murtaza'mızın olduğunu büyüklerimizden hep duyardık. Ne zaman bu oyunla, filmle ilgili bir yazı görsem büyüklerimizin anlattığı Bekçi Başı Cemal Aga'mız gelir aklıma...
Balkan göçmeni Bekçi Murtaza'yı Çukurova'ya savuran kader, rahmetli Cemal Aga'mızı da, sülalesiyle birlikte gelip yerleştiği Hayrabolu'muzda görevlendirmiş, o zamanki Emniyet Teşkilatı'mızın unutulmazları arasında taçlandırmıştı adeta....  
1940lı yılların sonu, 1950li yılların başlarında Hayrabolu'muzdaki evleri, dükkanları, kahveleri, cadde ve sokakları aydınlatan elektrik, akşamları hava kararmaya başladığından itibaren Paşa Camiimizin biraz aşağısında, Sarı Adnanların evleri karşısındaki Santral'dan gelirdi. Oranın komutanı da, hatırladığım, büyüklerimden duyduğum kadarıyla, Allah uzun ömürler versin, ağabeyimin yakın arkadaşı Halil Ütebay ağabeyimizin rahmetli babası, sevgili öğrencilerimden Tuncer Ütebay'ın dedesi, anacığımın deyişiyle Dirmenci Raif amcamızdı. Rahmetli Yakup Kaçak ağabeyimizi gayet iyi hatırlıyorum. O da, eşi bulunmaz mektepsiz bir elektrik mühendisiydi adeta. Hayrabolu'da karanlıkları dağıtan, her zaman direk tepelerine çıkarak arızaları anında gideren ve güzel kasabamıza ışık saçan bir başka büyüğümüzdü...
Geceleri saat 12yi vurduğunda, biz çocuklar pek farkına varamasak da, herkes evinde olur, ay olmayan gecelerde Hayrabolu'muzu zifiri karanlık basardı. İşte o vakitlerde ara ara, Bekçi Başımız Cemal Aga'nın bekçiler takımının elemanları arasında haberleşmeyi sağlayan, duyanlara evlerinde  huzur ve güven veren düdük sesleri işitilirdi o ıssız cadde ve sokaklarımızda...Hırsızlık gibi hadiseler hemen hemen yok gibiydi tiyatro sahnelerini andıran, yer yer arnavut kaldırımlı, kışın ıslak ve çamurlu, yazın toz toprak içindeki yollarımızda...
Çarşı içinde veya çarşıya yakın yerlerdeki  Hayrabolu kahveleri, akşamları erken yenen yemeklerden sonra yükünü alır, yatsı zamanı biraz tenhalaşsa da namazdan sonra tekrar kalabalıklaşırdı. Kimileri koyu sohbetlere dalar,  kimileri "al kızı, ver papazı" kağıt, domino veya tavla oynarlardı... Saatler ilerleyip, santralden elektriklerin kesilme vakti yaklaştığında, yanında bir yardımcısıyla tek tek kahveleri dolaşan Cemal Aga'mız, kapının önünde düdüğünü kuvvetlice üfleyip içeri girer ve herkese, o tok ve gür sesiyle; "CEMAL AGA PRAYDOS!" diye ikazını yapar, kahveler için gecenin sona erdiğini bildirir ve dönüp bir sonraki kahveye giderdi, ağır ama kendinden emin adımlarıyla....
Cemal Aga'mızı rahmetle anarken bu yazımda,  Polis Teşkilatımızın 162. Kuruluş Yıldönümünün yaşandığı bu  Polis Haftası'nda,  İlçe Emniyet Müdürümüz Sayın Hüseyin Balantekin'in şahsında tüm Emniyet Teşkilatı mensuplarımızın bayramını kutluyor, görevlerinde başarılar diliyorum. Bizlerin güven ve huzuru için  şehit düşen kardeşlerimizi de minnet ve rahmetle anıyorum.....

Hayrabolu'ma sevgilerimle
Ahmet öğretmen


14.04.2007

akarabey@hayrabolu.net

Akdeniz'den
Mektuplar
AHMET KARABEY
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ, HAYALİ CİHAN DEĞER....
Web Page Maker, create your own web pages.