HAYRABOLU'MA BİR ŞEY OLMASIN....
Aynen o zamanlar olduğu gibi, yine yeni bir yüzyılın başlangıç yılları...
Richard Llewellyn'in filmi yapılmış ve beş Oscar almış ünlü eseri ; "Vadim O Kadar Yeşildi ki...", siyah beyaz resimde görüldüğü gibi nasıl da kaybediyordu yıldan yıla yeşilini ve yıllar sonra nasıl da, romanın küçük kahramanı "Huw Morgan"ın ağzından döktürüyordu yazarın çocukluk yıllarındaki yemyeşil vadisine hasretini....
İşte, yeni bir yüzyılın başlangıcında Hayrabolu'mdaki sanayi hamlesinin heyecanını yaşarken, forum sayfamızda gençlerimizin korkularını, endişelerini dile getirmesi; bana yıllar önce, sadece İngiliz Edebiyatı'nda değil, Dünya Edebiyatı'nda da yer etmiş, çeşitli dillere çevrilmiş ve dünyaca ünlü filmi yapılmış altı çocuklu Morgan Ailesi'nin hikayesini hatırlattı....
Yirminci yüzyılın başında Güney Galler'de Pembrokeshire köyünün endüstriyel topluma geçişte kömür ocaklarından nasıl etkilendiğini, yeşilini nasıl kaybettiğini gözler önüne seren nostaljik satırlar inşallah çocuklarımız, torunlarımız tarafından yinelenmez... Genç yöneticilerimiz her türlü tedbiri alır, Hayrabolu'mda işsizliğe son verebilecek bu oluşumun getirebileceği olumsuzluklara geçit vermez.... Bizim Pembrokeshire gibi vadimiz yok ama, o vadiden çok daha güzel yemyeşil ovalarımız, o mümbit topraklarımızda yetişen buğdaylarımız, gündöndülerimiz, mısırlarımız, bağlarımız ve bahçelerimiz var.... Tamam, işe de ihtiyacımız var, ama vazgeçilmezlerimiz de var...
Gençlerimizin endişeleri sadece doğamızla ilgili değil, doğal olarak değişecek sosyal yaşantımızla da alakalı. Gerçi dışardan gelen insanlarımızın entegrasyonu misafirperver halkımız tarafından kolaylıkla sağlanıyor. Bir yılı bizimle geçiren insanlarımız, ülkemizin neresinden gelirlerle gelsinler, biz Hayrabolulularla yaşarken bizim gibi oluyorlar ve hatta gittikleri yerlerde, "Hayrabolu benim ikinci memleketim" diyerek, hem Hayrabolu'muzdan, hem de Hayrabolu halkından sitayişle bahsediyorlar...Sitelerimiz sayesinde, bu hemşehrilerimizden gelen mesajlarla bunu hep görüyoruz ve kasabamızla, halkımızla gurur duyuyoruz. Ama yine de artacak nüfusumuzun beraberinde getirebileceği olumsuzlukların ön tedbirlerinin alınmasında Zeynep kızımızın dediği gibi, "Aman dikkat!" ikazı hep kaale alınması gereken önemli bir uyarı... Çerkezköy ve Çorlu örnekleri, yöneticilerimize bin nasihate bedel serencemler olmalı... Halkımız da her zaman gelişmiş ülke şehir, kasaba ve köylerinde olduğu gibi yöneticilerimize yardımcı olmalı, en az onlar kadar bu kutsal göreve katkıda bulunmalı...
Her şeye rağmen bu hamlenin kasabamıza büyük bir canlılık getireceği, Hayrabolu ekonomisine büyük bir katkıda bulunacağı su götürmez bir gerçek. Sayın Belediye Başkanımız Şener Çelikayar'ın adı, bu başarıyla da Hayrabolu tarihinde yerini alacak ve inşallah kendisi de hep hayır-dualarla anılacaktır...
Hayrabolu'ma sevgilerle
Ahmet öğretmen
02.06.2007
akarabey@hayrabolu.net