SİSTEM DAHİL...
Evet evet, sistem dahil satmış olmalılar ki eski düzen aynen yürüyor.....
-Ben Side'den geldim. Telefonumu, Türk Telekom'dan tavsiye üzerine, orada kapattırmıştım. Hem telefon, hem de naklini istediğim ADSL' imi bağlattırmak istiyorum. Yardımcı olur musunuz?
-Yandaki sıraya geç ! ! !
Bu kibarca, paha biçilmez yardımı aldıktan sonra aynı şeyleri yan sıradaki görevliye söylüyorum....
-Şu iki formu doldur, gel....
Üç kat aşağıya inip, bir butikten rica ettiğim kalemle formları doldurup yukarı çıkıyorum ve görevliye uzatıyorum...
-Onları yandaki arkadaşa ver ! ! !
Yandaki arkadaşa uzatıyorum...
-Nüfus kağıdını ver ! ! !
Veriyorum... Bir formlara, bir nüfus kağıdıma bakıyor...
-Al bu nüfus kağıdını, git fotokopisini çektir ! ! !
-Şuradaki fotokopide olmuyor mu?
-Orada olmaz. Aşağıda fotokopici var...
Bir daha aşağıya iniyorum... Bakınıyorum etrafa.... fotokopici filan yok... Güvenlikçiye soruyorum...
-Sokağın başında, amca .... diyor.
Hava da bayağı bir sıcak... Hani o "Cehennem sıcakları" filan dedikleri günlerden bir gün bahsettiğim... Ama ben, bundan daha sıcaklara alışık olduğumdan pek etkilenmiyorum..
-Bu sefer tamam galiba... diyerek kendi kendime, elimde formlarla birlikte fotokopi, merdivenleri bir daha çıkıyorum...
-Buyurun... biraz yordunuz beni ama olsun...
-Geç karşıya otur ! Biz seni çağıracağız !
Karşıya dediği yer de, yanda sekiz on tane koltuğun bulunduğu bir boşluk ki orada oturursan adamı asla göremezsin... Görmek zorunda hissediyor insan kendini... Zira, isminizi mahkeme salonlarındaki mübaşirler gibi seslenmiyorlar... Duydun, duydun... duyamadın bir tur daha sıra bekliyorsun... Bir on beş-yirmi dakika geçti... Adam yanındaki arkadaşıyla konuşuyormuş edası ile....
-Ahmet Karabey..... dedi...
Pür dikkat kendisini izlediğimden, dudak okuma yöntemiyle de olsa adımı kaçırmayacağımdan emindim... Hemen karşısına dikildim...
-Sana telefon bağlıyacaklar.... Şu formu al, telefonun bağlanınca getirirsin ! ! ! diyerek doldurduğum ADSL formunu bana uzattı...
-Bunu almıyor musunuz?
-Yok, onu telefonun bağlandıktan sonra getireceksin ! ! !
-E ne diye bugün doldurdum ki ? Hem ben bitişik apartmanda oturmuyorum... Taa Esenkent'ten geliyorum... Bu da sizde kalsa da, ben gelmesem olmaz mı?
-Kurallar böyle.... Gene geleceksin ! ! !
-Telefon ne zaman bağlanır ?
-Yarın...
-Yani, yarın ben gene buradayım...
-Evet... Al şimdi bu formları yan masaya ver ! ! !
Formları yan masaya verirken memur arkadaşa hafiften sitemde bulunuyorum....
-Valla hocam, ben de bu uygulamanın saçmalığına inanıyorum ama amirler öyle istiyor işte... Sen gene hasta filan değilsin, pek ihtiyar da sayılmazsın... Neleri geliyor bir bilsen... Acıyorum o insanlara....
(devam edecek)
Hayrabolu'ma sevgilerle
Ahmet öğretmen
14.07.2007
akarabey@hayrabolu.net