...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................
AHMET KARABEY
NEREDE BU DAVARLAR...... NEREYE GİTTİ BU SIĞIRLAR......

Hey gidi hey.... Neymiş o ellili, altmışlı, biraz da yetmişli yıllar... Nereye kayboldu sürülerle keçiler, koyunlar; Rahmetli Topal Behçet’in Hayvan Pazarı’mızda, otlatmaya götürmek için her sabah erkenden topladığı sığırlar?
Dedemin koyunlarla keçileri, hemen evimizin arkasında Akiflerin davarları, Sülman Abilerle Fahriye Ablaların sürüleri, Berber Mustafa’nın Agası Raşit’in bugün bile canı gibi sevdiği, bir avuç tuzlu nohutunu paylaştığı koyunları ve de rahmetli Boşnak Raif Abi’nin güttüğü koyunlarla keçileri; Hayrabolumuzun sadece bizim mahalle dediğimiz kesiminde o yıllarda yaşayan hayvancılığın bugün gıpta ile özlenen, aranan eskimiş, sararmış siyah-beyaz resimleri...
Bunlara ilaveten çocukluğumda duyduğum daha neleri var belleğimin derinliklerinde... Ali Kâhyalar, Mustafa Kâhyalar, Cambaz Mahmutlar ve de Beylerin sahibolduğu ağıllardaki davarlar... Sonra da Mahmut Ağa’nın mandalar...
Top sahamızın hemen yanındaydı salhane. Bilemiyorum şimdilerde ne halde, vakti gelen hayvanların kesildiği ve belediye aracıyla kasaplara nakledildiği yer.
İlk yapılan Belediye Dükkanlarının baş esnaflarıydı kasaplar. Yanıbaşlarında yer alırdı köfteciler ve onlarla beraber müşterilerine çeşit çeşit et yemekleri sunan meyhanelerle lokantalar...
Bakmayın, inanmayın siz “O zamanlar halk fakirdi!”, “Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana!” cinsinden laf ebeliklerine. Beş altı bin nüfuslu Hayrabolu’da kimse yemezdi dışarda yemek, almazdı evine et, veresiye.
İkibinlerin Türkiye’sinde millet düşmüş geçim derdine. Ellerde kredi kartları, karşılanan zaruri ihtiyaçların vadesi hep naklediliyor cami avlularındaki teneşirlere... Günümüzde kuru soğanla etiyse, elin gavuru gönderdiğinde, belki yeriz kredi kartlarımızdaki limit dolmadı ise!
Bu şartlarda sormadan edemiyor kendi kendine insan olan insanlar: Nerede bu davarlar??? Nereye kayboldu gitti bu sığırlar???
Ahh sevgili Behçet ! ! ! ah !!! Keşke kalkabilsen yerinden. Zira ancak sen anlarsın bu hayvanların dilinden. Hepsini toplasan yine erkenden Hayvan Pazarı’na, muhtaç olmasak diyorum kopyalanmış ne idüğü belirsiz davarlarla deli danalara...
Hayraboluma selam ve sevgilerle
Ahmet Hoca


16.05.2010



AHMET KARABEY
Web Page Maker, create your own web pages.