DİDARI GÖR
Dest-i kudretle yapılmıştır dilâ, dildârı gör!
Cehd edip ol dâra er, içindeki dildârı gör!
Kudret eliyle yapılmıştır ki ey gönül o gönlün sahibini gör!
Gayret edip o eve bir bak da içindeki gönlün sahibini gör!
Nutka gelsen can yağar lâ'linden ey İsa nefes,
Gamzenin mecruhudur, gel bu dil-i bimârı gör
Bir konuşsan can yağar dudaklarından ey İsa nefesli.
Gel de yanağındaki gamzenin yaraladığı bu gönül hastasını gör!
Merve hakkı zâhidâ, sa'yi safâdan vaz gel,
Gel tavâfı Kâbe-i mânâya cehd et, vârı gör!
Ey zahid! Merve hakkı Safa'da say yapmayı bırak.
Gel insan kalbindeki bu manevi Kabe'yi tavaf et de gerçek manayı, varı gör!
Küfrü îmân zâhida bir yerde olmaz dersen
Zülf-i anber-bârla gel, ârızı dildârı gör!
İnkar ve iman bir yerde olmaz dersen ey sofu,
Anber yağdıran saçlarınla gel gönül hırsızının salınışını gör!
Her seher ol dilberin kûyinde gör ey mürg-i dil
Gülşen-i cennette açılmış gülü gülzârı gör!
Ey gönül kuşu, her seher o sevgilinin mekanı olan,
Cennet-misal gül bahçesinde açılmış gülleri gör!
Aç kulağın gül gibi gûş eyle ey gonca-dehen
Câ be câ her köşeden feryâdı âhu zârı gör!
Ey gül dudaklı, kulağını iyi aç ve dinle, gülün dinlediği gibi!
Baştan sona her köşeden gelen feryadı, ağlayıp sızlanmayı gör!
Dilde saklardım lebin esrârın ammâ n'eyleyim
Râzımı fâş eyledi bu dide-i hûnbârı gör!
Gönlümde saklardım dudağın esrarını ama neyleyim,
Sırrımı durmayıp açığa vuran bu kanlı göz yaşımı gör!
Tâk-ı Kisrâ'ya taaccüb etme ey dil aç gözün
Kâinatı yoğ iken var eyleyen mimarı gör!
Kisra'nın ulu sarayına şaşma ey gönül, gözün aç.
Kainatı yoğ iken var eden bu yüce mimarı gör!
Tûr-i cismin göynütüp Ahmed bu gün Mûsa-sıfât,
Vâdi-yi Eymen'de gel maksûd olan dîdârı gör!
Tur Dağı misali bedenini aşıp Ahmed bu gün Musa gibi,
Vadi-i Eymen'e gel de arzumuz olan gerçek yari (Hakk'ı) gör!