Secin.COM Arama Motoru
Linktr.info
LinkTR.info Link Ekle
Link ekle, Site ekle, Arama Motoru, www.bultr.net
...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................
.........................................................................................................................................................................................................................................................................
TÜRKÜLERİMİZ,TÜRKİYE'MİZ - 8

DOBRUCA-KÖSTENCE

Dobruca,Balkan Yarımadası'nda,Romanya'nın Köstence(Constanta) ve Tulça (Tulcea) illeriyle Bulgaristan'ın Hacıoğlu Pazarcık (Dobriç) ve Silistre illeri sınırları içinde bulunan bir bölgedir.
Dobruca adı,bölgede devlet kurmuş olan Dobrotic adlı Türk'ten dolayı verilmiştir.
Dobrotic'in ülkesi Dobruca.
Dört yüz altmış yıl Osmanlı yönetiminde kalan Dobruca Bölgesi'e daha önceden gelmiş olan Kuman,Peçenek ve Oğuz Türkler'i, Osmanlı'nın Rumeli'deki ilerleyişinde ve bu bölgede uzun süre kalabilmelerinde önemli bir rol oynamışlardır.
(Resimde 1916-1917 Galiçya Savaşı'nda şehit olan Türkler'in yattığı Bükreş şehitliği)
Dobruca  yöresinden bir türkü var sırada.Bu türkünün sözleri bana babamın anlattıklarını ve başından göç yaşayan bütün Rumeli insanlarının hüznünü anımsattı.Anavatan Türkiye aşkıyla veya Rumeli'de gördükleri komitacı çete zulmü nedeniyle ata topraklarını bırakmak zorunda kalan muhacirler Türkiye'ye gelecekleri için sevinçli ama geride bıraktıkları için de bir o kadar üzüntülüdürler.
Çoğu hiç değerine sattıkları ev ve arazilerinin özlemi içinde yanıp tutuşmaktadırlar.
                           
               ŞU  VAPURUN  DUMANI  BUDAK  BUDAK
                 Şu vapurun dumanı budak budak,/Gitti Dobruca halkı kalmadı mutluluk.
                 Gideceğini işitip sattı savdılar,/Ne yapsın garip muhacırlar limana yağdılar.
                 İskele bağlı biz hazır,kâğıdımız gelmiyor,/İçimizden kan taşıyor kimseler bilmiyor.
                 Ateşi bastırıp çıktık biz kapıyı kilitleyip,/İskelede duruyoruz vapur bekleyip.
                 Geldi gürültüyle vapur,limana yanaştı,/Akraba soy sop toplaşıp zuv şuv ağlaştı.
                 Ben vapura binince kunduram kaldı,/İpekli mendilimi dalgalar aldı.
                 Ben vapura binince vapur sallandı,/Ne yapacağımı bilmedim başım döndü.
                 Geldi kuvvetle vapur bıraktı bizi,/Yaşasın Kemal Paşa aldırdı bizi.

                       Dobruca yöresinden bir türkü daha:
                                           
                               YAVUZ GELİYOR YAVUZ
                                      Yavuz geliyor Yavuz,denizi yara yara,
                                      Kız ben seni alacam,başına vura vura.
                                      Lay lili,lay lili,lay lili lay lili,lay lay lay aman.(nakarat)
                                      Yavuz geldi yaz geldi,pazara kiraz geldi,/
                                      Aldım beş okka kiraz,o da yare az geldi.
                                                          (nakarat)
                                      Yavuz geliyor baştan,yelkeni var kumaştan,
                                      Bir evlendim olmadı,evleneceğim baştan.
                                                         (nakarat)
                                      Yavuzun direkleri altındandır altından,/
                                       Bir yar sevdim gurbette,o da benim bahtımdan.
                                                         (nakarat)

Türküde adı geçen Yavuz  gemisi büyük bir olasılıkla 10 Ağustos 1914 sabahı,
Birinci Dünya Savaşı'nın daha ilk günlerinde Türk Karasuları'na giren
Alman İmparatorluk Donanması'na ait 23.000 tonluk savaş kruvazörü Goeben olmalı.
Goeben'in yanında bir de Breslau adında başka bir gemi daha vardır.
Osmanlı Devleti bu iki modern  ve güçlü gemiyi satın alıp Türk Donanması'na  katacaktır.
Ancak adları artık Yavuz Sultan Selim (Goeben) ve Midilli'dir.(Breslau)
Yavuz zırhlısı yirmi dört yıl sonra 19 Kasım 1938'de Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün naaşını İstanbul Sarayburnu'ndan alacak ve İzmit'e götürecektir.
Böylesine tarihi anılarla dolu olan bu gemi ne yazık ki bugün yok!
1969 yılında silâhlarından ve teknik parçalarından önemli bir kısmı çıkarıldıktan sonra hurdaya satılmış ve daha sonra gemiyi jilet yapılmak üzere İtalyanlar almışlardır.
Âlemin müze yapıp manevi değerine sahip çıktığı daha az önemde tarihi eserlerin yanında
Yavuz gibi dünya tarihinin en uzun ömürlü kruvazörüne bizim yaptığımıza bir bakın!
Görüldüğü gibi her türkünün ne gibi toplumsal olayların tanıkları olduğu ve bunların anısını taşıdıkları sözlerinden kolayca çıkarılabiliyor.
Kaynak kişisi bilinmeyen bir Romanya türküsü.Yine sevda,yine gurbet,yine vatan özlemi…
                                     
                          ESEN RÜZGÂR (HANIM ÇIKMIŞ)
                                      Hanım çıkmış gül bahçesinin başına,
                                      Güneş vurmuş bileziğin taşına
                                      Şimdi gelmiş on üç, on dört yaşına.
                                      Esen rüzgâr sevdiğimi al da gel,/ Aman da al da gel.(nakarat)
                                      Giderim giderim yolum tükenmez,
                                      Geriye bakarım vatan görünmez.
                                      Hem hasretlik,hem gurbet birden çekilmez.
                                                             (nakarat)

KÖSTENCE  kenti ise Osmanlı'nın Tuna boylarında hüküm sürdüğü günlerden kalan camilerinin ve türbelerinin yanı sıra duru Türkçe'leriyle Evlâd-ı Fatihan'ın şu an yaşadığı yerdir.
Köstence yakınlarındaki Babadağ'da türbesi bulunan Sarı Saltuk Baba'nın Rumeli'nin Türkleşmesinde büyük hizmetleri olmuştur.
Karadeniz kıyısında bulunan ve Romanya'nın en büyük liman şehri olan Köstence'de önemli bir
Türk-Tatar azınlık varlığını sürdürmektedir.(Annemin amcası Şükrü amcam da Köstence'de "Dilsizler Okulu" müdürüydü,rahmet olsun.)
Latin dilerinin doğudaki temsilcisi Romence(Rumence) nin,Macarca'nın ve İtalyanca'nın konuşulduğu Romanya'da,Türkler'in dışında ülke nüfusunun  % 2.5'unu oluşturan Çingeneler de Türkçe konuşurlar.
Çingeneler'in büyük bir bölümü Müslüman'dır.
Mamaia Plajı turistlerin ilgi gösterdiği yerlerden biridir.
Köstence'den bir türkü:
                                                
                                KÖSTENCE'NİN İÇİ PAZAR
                                 Köstence'nin içi Pazar./Jandarmalar jurnal açar.(jurnal açmak:haber vermek)
                                 İki abiyim kabrim kazar,
                                 Yemenim kana boyandı,aman aman./Sevdiğim ellere kaldı.(nakarat)
                                 Gitme dedim pazara,/ Uğratırlar kazaya.
                                 Dinlemedin sözümü,/ Kendin düştün mezara.
                                                            (nakarat)

Haftaya Rumeli'deki son durağımız olan  Romanya'da yaşayan Tatar Türkler'inden ve
Gagavuz Türklerinden türkülerle sürdüreceğiz yolculuğumuzu.
Sonra  kısmetse Meriç'in doğusu.
Sağlıklar diliyorum.



                             
SEHRİ DOĞRUÖZ
       
04.12.2007
       
sehri_dogruoz@mynet.com

TÜRKÜLERİMİZ, TÜRKİYE'MİZ
SEHRİ DOĞRUÖZ

Web Page Maker, create your own web pages.