Secin.COM Arama Motoru
Linktr.info
LinkTR.info Link Ekle
Link ekle, Site ekle, Arama Motoru, www.bultr.net
...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................
.........................................................................................................................................................................................................................................................................
TÜRKÜLERİMİZ,TÜRKİYE'MİZ-11

EDİRNE-KEŞAN

Şimdi yine bir serhat şehri olan ve 92 yıl Osmanlı Devleti'ne başkentlik yapmış Edirne'ye geçelim.
Meriç,Tunca ve Ergene nehirlerinin suladığı bereketli topraklar üzerinde kurulmuş Edirne, "camiler kenti" olarak tanınmanın yanında "köprüler kentidir" de aynı zamanda.
( Resimde Edirne'de halk arasında Tunca Köprüsü olarak da bilinen 400 yıllık tarihi Defterdar Ekmekçioğlu-Ekmekçizade-Ahmet Paşa Köprüsü'nü görüyorsunuz.Bu tarihi köprünün mimarı Sultan Ahmet Camii'ni de yapmış olan Sedefkâr Mehmet Paşa'dır.Edirne-Karaağaç yolunda Tunca Irmağı üzerindeki bu köprünün granit parke taşları Sultan Reşat'ın Edirne'yi ziyareti sırasında üzerine döşenmiş orijinal taşlardır.)
Büyük Osmanlı mimarı Sinan'ın ustalık eserim dediği görkemli Selimiye Camii ve sayısız tarihsel yapıtlarıyla donanmış güzel kentimiz Edirne'den bir türkü: "Edirne'nin ardı bayler.(Bağlar)"
Türkünün öyküsü şöyle:
"Edirne'nin ileri gelenlerinden birinin Mestan adındaki oğlu,Rum kızı Dankile'ye aşık olur.
Mestan ile Dankile birbirlerini çok severler.
Sık sık Meriç kenarında buluşurlar.
Ancak Mestan'ın ailesi ve çevresinin bu ilişkiyi hoş görmez.
Bunun üzerine,sevgililer kaçmaya karar verirler.
Ne yazık ki,bunu öğrenen aile Mestan ve Dankile'yi  öldürür.Türkü bu olay üzerine yakılır."
                                     EDİRNE'NİN ARDI BAYLER (BAĞLAR)
                                 Edirne'nin ardı bayler,Meriç akar sular çağlar.
                                 Eşinden ayrılan ağlar(yanar)
                                 Ay oldu mu mori(moru,more) Dakilo'm,duyuldu mu?
                                 Hacı oğlu Mestan gibi vuruldu mu?
                                 Edirne Köprüsü taştan,sen çıkardın beni baştan.
                                 Ayırdılar beş kardaştan.
                                 Ay oldu mu mori Dakilo'm,duyuldu mu?
                                 Hacı oğlu Mestan gibi vuruldu mu?
Edirne'nin en büyük ilçesi Keşan'dan bir türkü:Youtube'den izleyebilirsiniz.
                                        KIZILCIKLAR OLDU MU
                                 Kızılcıklar oldu mu,/Selelere doldu mu hey
                                 Gönderdiğim çoraplar,/Ayağına oldu mu?(yolladığım potinler)
                                 Mendili eline,/ Mendil verdim geline(nakarat)
                                 Kara kına yollamış,/ Yar benim ellerime.(nakarat)
                                 Kızılcıklar kırmızı,/Alamadım şu kızı hey
                                 Gerdanında beni var,/ Sandım seher yıldızı.
                                                         (nakarat)
                                  Tabakası aynalı(oymalı),/ Şu oğlana varmalı hey
                                  (Fistanı gül dallı,/ Şu kızı kaçırmalı)
                                  Oğlan(kız) çok(pek) güzel ama,/Anası olmamalı
                                                         (nakarat)
                                  Yaylı gelir taşlıktan,/ Dingil çıktı başlıktan
                                  Şu köyün oğlanları,/ Evlenemez başlıktan(açlıktan)
                                                         (nakarat)
Meriç'ten söz eden çok güzel bir Batı Trakya türküsü: "Ba buba"
Kendisi de Edirne,Uzunköprülü olan Muazzez Ersoy'dan youtube'ta izleyebilirsiniz.
                                              BA BUBA (BE BABA)
                                  Sevdiğim iki gözüm ellere yar oldu ba buba,
                                  Kara tren aramıza kara duman ekti de,
                                  Göz göre göre yazık Eyub'a.
                                  Buraları sevemedim,gönül orada,/ Yanıyorum toz biber yarada,
                                  Deli gönül eremedi eyvah murada,/ Yanıyorum toz biber yarada,
                                  Gözlerimin karesi kırmızı nar oldu ba buba,
                                  Meriç'in azgın suyu,aramıza girdi de,
                                  Göz göre göre yazık Eyub'a.
                                  Buraları sevemedim,gönül orada,/ Yanıyorum toz biber yarada,
                                  Deli gönül eremedi eyvah murada,/ Yanıyorum toz biber yarada,
Güzel bir Edirne türküsüyle sürdürelim yolculuğumuzu: Ahmet Sezgin'den izleyebilirsiniz.
                                              KÜP İÇİNDE NİŞASTA
                                  Küp içinde nişasta,/ İşittim yarim hasta.
                                  Hasta mısın a yarim,/Yazdırayım bir muska.
                                  Aman dane dane dane dök,dök (nakarat)
                                  Dök dane dane dane dök.(nakarat)
                                  Bir teneke unum var,/Allah'tan umudum var.
                                  O yar benim olursa,/ Dedelere mumum var.
                                  Aman dane dane dane dök,dök (nakarat)
                                  Dök dane dane dane dök.(nakarat)
                                  Bir teneke gazım var,/Yazılacak yazım var.
                                  Utandım söylemeye,/ Şu oğlanda gözüm var.
                                  Aman dane dane dane dök,dök (nakarat)
                                  Dök dane dane dane dök.(nakarat)
Nakarat bölümünde söylenen "dane"sözcüğü "tane" anlamındadır.
Kırklareli yöresinde bu sözcük "dale" şeklindedir.
Bunun da anlamının "haydi,acele et,çabuk çabuk" anlamlarına geldiğini sanıyorum.
Tekirdağ'a geçmeden önce Youtube'tan izleyebileceğiniz son bir Edirne türküsü:
                               BAKKALLAR SATIYOR KARACA ÜZÜM
                                  Bakkallar satıyor karaca üzüm,aman aman,(2)
                                  Yalvardım yalvardım(yakardım) geçmedi sözüm.
                                  Hani hanım senin o güzel yüzün,aman aman,(2)
                                  Aman yar geliyoru,sürmeli yar geliyoru.
                                  Asmanın dalları yelleniyoru,aman aman,(2)
                                  Altında yosmalar eğleniyoru.
                                  Hanım senin zülfün telleniyoru,aman aman,(2)
                                  Aman yar geliyoru,sürmeli yar geliyoru.
Trakya türkülerini Tekirdağ ile sürdüreceğim.
Haftaya Tekirdağ ve Hayrabolu var.
Sağlıklar diyorum.

                          
                          
SEHRİ DOĞRUÖZ
       
25.12.2007
       
sehri_dogruoz@mynet.com

TÜRKÜLERİMİZ, TÜRKİYE'MİZ
SEHRİ DOĞRUÖZ

Web Page Maker, create your own web pages.