TÜRKÜLERİMİZ, TÜRKİYE'MİZ-20
İZMİR
Mustafa Kemal Atatürk'ün Ulusal Kurtuluş Savaşı'ndan önce dört kez geldiği bir kent olan
İzmir İli,Anadolu Yarımadası'nın batısında,Ege kıyılarımızın tam ortasında yer alır.
31 Aralık 2007 tarihi itibariyle TÜİK'in yaptığı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları'na göre ülke nüfusumuza oranla( % 5.3) İzmir Türkiye'nin üçüncü büyük şehridir.
Akdeniz'in en önemli liman kentlerinden biri olan İzmir(Smyrna) 17.yy. başlarından itibaren
Osmanlı İmparatorluğu'nun dünyaya açılan bir kapısıydı.
Arkeolojik kazılarla çıkarılan buluntular İzmir'in kuruluşunun İÖ.3000'e kadar indiğini göstermektedir.
İzmir,19.yy.da Levantenler'in (Avrupa kökenli azınlıklar) ve Ecnebiler'in (Yabancılar)
ticari etkinliklerde bulunduğu bir liman kentiydi.
15 Mayıs 1919'da başta İzmir olmak üzere tüm Ege Bölgesi Yunan işgali altına girdi.
Sevr Antlaşması başta İzmir olmak üzere Ege Bölgesi'nin Yunanistan'a bağlanmasını öngörüyordu.
Ama o günden sonra Ege'de işgalci Yunanlılar'a karşı başlatılan Türk Ulusal Direniş Hareketi,
9 Eylül 1922'de Türk Ordusu'nun İzmir'e girmesiyle sona ermiştir.
Ancak 13 Eylül'de sabahleyin İzmir, tarihinin en büyük felâketi olan yangınla sarsılır.
Yirmi bin ev ve işyeri yanar.
17 Şubat 1923'te İzmir'de yapılan İktisat (ekonomi) Kongresi'nde Atatürk şunları söylemişti:
"Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar,ekonomik zaferle taçlandırılmamışlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamazlar."Atatürk bu kongrede yabancı şirketlerin millileştirilmesi üzerinde durmuş ve kongre "Misak-ı İktisat" yayınlandıktan sonra dağılmıştır.
Şimdi de Muammer Sun tarafından orkestra ve koro için yazılmış bir eser: İzmir Marşı.
Bu marşı youtube'ta,Atatürk görüntüleri eşliğinde izleyebilirsiniz.
İZMİR MARŞI
İzmir'in dağlarında çiçekler açar,/Altın güneş orda sırmalar saçar./Bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar.
Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa,/Adın yazılacak mücevher taşa.
İzmir'in dağlarında oturdum kaldım,/Şehit olanları deftere yazdım,/Öksüz yavruları bağrıma bastım.
Kader böyle imiş ey garip ana,/Kanım feda olsun güzel vatana.
İzmir'in dağlarına bomba koydular,/Türk'ün sancağını öne koydular,/Şanlı zaferlerle düşmanı boğdular.
Kader böyle imiş ey garip ana,/Kanım feda olsun güzel vatana.
Peygamber kucağı şehitler yeri,/Çalındı borular haydi ileri,/Bozuldu çadırlar kalmayın geri.
Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa,/Adın yazılacak mücevher taşa.
Türk oğluyum ben ölmek isterim,/Toprak diken olsa yatağım yerim,/Allah'ından utansın dönenler geri.
Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa,/Adın yazılacak mücevher taşa.
İzmir'de okuma yazma bilenlerin oranı 2000 yılındaki bir araştırmada erkekler %96,kadınlar ise %87'dir.
Şimdi hüzünlü bir İzmir türküsüyle sürdürelim:Ah bir ataş ver cigaramı yakayım.
1953 yılında,3-4 Nisan gecesi,saat 02.15'te Dumlupınar Denizaltısı Ege'deki bir tatbikattan dönerken Çanakkale Boğazı'nın ortasında İsveç bandıralı bir yük gemisiyle yüzeyde çarpışır.
Güvertedeki beş denizcinin dışındaki 81 Türk denizcisinden 22'si bir süre kurtarılmayı beklerken
telefon bağlantısıyla dünyayla iletişim içerisinde son sözleri olan "Vatan Sağolsun!"diyerek şehit olurlar.
İzmir'de yakılan bu türküde bu acı yankılanır.Youtube'ta izlemenizi öneriyorum.
AH BİR ATAŞ VER
Ah bir ataş ver,cigaramı yakayım,/Sen salın(sallan)gel ben boyuna bakayım.
Uzun olur gemilerin direği,/Ah çatal olur efelerin yüreği.
Ah vur ataşı,gavur sinem ko yansın,/Arkadaşlar uykulardan uyansın.
Uzun olur gemilerin direği,/Ah çatal olur efelerin yüreği.
Yine İzmir'in çok bilinen bir türküsü: İzmir'in kavakları.
Osmanlı'nın son zamanlarında Ege Bölgesi'nde "Efelik" çok ünlüymüş.
Efelerden bazıları devletin yönetim boşluğundan yararlanarak zalimlikler yapmış bazıları da
yürekli birer halk kahramanı olmuşlardır.
Çakıcı Efe de İzmir,Denizli,Aydın yöresinde adını duyurmuş bir efedir.
Adalet dağıtmasıyla,zenginden alıp yoksula vermesiyle halkın gönlünde yer etmiş olan bir kişidir.
Bu türküyü Tolga Çandar'dan izleyebilirsiniz.
İZMİR'İN KAVAKLARI
İzmir'in kavakları,/Dökülür yaprakları.
Bize de derler Çakıcı,yar fidan boylum,/Yıkarız(yakarız) konakları.
Selvim senden uzun yok,/Yaprağında düzün yok.
Kamalı da Zeybek vuruldu,yar fidan boylum,/Çakıcı'ya sözüm yok.
Aradılar sordular,/Birg içinde buldular.(Birig:Bağ,Berg:Mülk,yaprak,olay)
İnce tuzak kurdular,yar fidan boylum,/Kamalı'yı vurdular.
Bahçelerde kalem var,/Arkamızdan gelen var.
Kalkın gidelim efeler,yar fidan boylum,/İçimizde ölen var.
Bergama,İzmir İli'ne bağlı Türkiye'nin en büyük ilçelerinden biridir.Toplam 114 köy ve 5 beldesi vardır.
Bakırçay Havzası'nda kurulmuş bulunan Bergama'ya ait bir türkü var sırada.Youtube'ta izleyebilirsiniz:
AKÇEŞME'NİN TAŞLARI
Akçeşme'nin taşları,baygın Habibe'm,/Civir civir kuşları.
Halkalı şeker kırmızı fındık,baygın Habibe'm,/Kara kara kaşları.
Vardım çeşme başına,baygın Habibe'm,/Yazı yazdım daşına.(taşına)
Kızlar gelsin okusun,baygın Habibe'm,/Akıl koysun başına.
Yola çıkma baş'açık,baygın Habibe'm,/Arpalar kara kılçık.
Eğer gönlün var ise,baygın Habibe'm,/Al bohçanı yola çık.
Menemen ,İzmir'e 33 km.uzaklıkta bulunan, testisi ve diğer çömlekçilik ürünleri ile tanınan bir ilçedir.
Üç yıldan çok Yunan işgalinde kalan Menemen çok acılar çekmiştir.
Menemen,Türk Ordusu'nun 9 Eylül 1922'de şehre girmesiyle düşmandan kurtulmuştur.
Şimdi kaynağı bilinmeyen bir Menemen Harmandalı Zeybek Havası:Youtube'ta var.
HARMANDALI ZEYBEĞİ
Harmandalı efem geliyor,geliyor./Bileğinden kanlar akıyor.
Gümüş bilezikli mavzerin,/Namlusu şimşekler çakıyor.
Efeme de mor cepkenler yaraşır,yaraşır./Efem ne giyerse yakışır.
Bütün kızanların önünde,/Elinde yatağan savaşır.(yatağan:kama,bıçak.)
İzmir'den Aydın'a geçiyoruz.
İncir,zeytin ve kestanede birinciliği hiçbir yere bırakmayan Aydın İli'mizin türküleri,tarihçesi ve türkü öyküleriyle yolculuğumuzu sürdüreceğiz.
Sağlıklar diliyorum.
SEHRİ DOĞRUÖZ
24.04.2008
sehri_dogruoz@mynet.com