Secin.COM Arama Motoru
Linktr.info
LinkTR.info Link Ekle
Link ekle, Site ekle, Arama Motoru, www.bultr.net
...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................
.........................................................................................................................................................................................................................................................................
hayrabolum.net kamerası...
TÜRKÜLERİMİZ, TÜRKİYE'MİZ-22

MUĞLA


Muğla Türkiye'mizin güneybatı ucunda yer almaktadır.Güneyinde Akdeniz, batısında Ege Denizi bulunduğu için  toplam uzunluğu 1100 km.yi aşan bir sahil şeridi  vardır.
Bodrum,Marmaris,Dalaman,Fethiye gibi ormanlarıyla,denizi ve lezzetli balıklarıyla cennet gibi bir yer olan Muğla'nın Kavaklıdere ve Yatağan ilçeleri dışında bütün ilçelerinin denizde kıyısı vardır.
Çok bilinen bir türküyle ve öyküsüyle folklor zengini Muğla'ya merhaba diyelim.
                                      ORMANCI (Ormancı türküsü hikayesi başlığıyla youtube'tan izleyebilirsiniz.)
     Çıktım Belen kahvesine,baktım ovaya /Bay Mustafa çağırdı dam'oynamaya(dama oynamaya)
     Ormancı da gelir gelmez yıkar masayı(a)/Söz (lâf) anlamaz ormancı çekmiş kafayı(a).
     Aman ormancı,canım ormancı/Köyümüze bıraktın(getirdin) yoktan bir acı.(nakarat)
     Köyümüzün suları hoştur içmeye/İçinde köprüsü var(dır) gelip geçmeye
     Sevdiğimi(yarimi) vurdular hiç mi hiçine/Yazık ettin ormancı köyün iki gencine.
                                                 (nakarat)
Muğla'ya özgü çabuk ve çok üreyen bir arı türü çok bal yapmasıyla ünlüdür.Salgı balı(balsıra) olan çam balı çok niteliklidir.Ayrıca Ortaca,Fethiye ve Dalyan bölgelerinde portakal,limon,mandalina ve greyfurt tarımı yapılmaktadır.Şimdi yörede "Kerimoğlu Zeybeği" adıyla da bilinen bir türküde sıra.
                                ŞU MUĞLA'NIN ÇAMLARI. (Erol Köker'den  izleyebilirsiniz.)
              Hayd'ülen de hayd'ülen! Karadağ'ın sandalı da sandalı(Şu Muğla'nın çamları da çamları)
              Al kanlara boyanmış Kerimoğlu'nun her yanı da her yanı (yanları).
              Hayd'ülen de of aman of /Şu Muğla'nın çamları da çamları.(nakarat)
              Öf ülen,öf ülen,öf! Şu Muğla'ylan Yerkesek(ğ)'in arası
              Yaktı da beni kaşlarının karası
                                        (  nakarat)
1284 yılında Türk egemenliğine girmiş olan Muğla ilinin antik çağlardaki adı Moğola,Mobolia'dır. Muğla'nın en önemli limanları Bodrum,Marmaris,Fethiye ve Güllük'tedir.
MÖ.334'te Büyük İskender,Bodrum-Gümüşlük kapısından Anadolu'ya geçmiştir.
Güllük Körfezi ise son günlerde bir şirketin otel yapacağım diye 85 dönümlük orman arazisini
49 yıllığına devletten kiralaması,iskele ve yolları için de "Nasılsa izin alırız(?)" denilerek
kaçak olarak denizi doldurmasıyla gündemde.
Bodrum ve Dalaman'da ayrıca iki de havaalanı bulunmaktadır.(Resimde Bodrum Kalesi)
Otuz beş yıl önce gittiğim Bodrum'da,Yuvam Kamping'te geçirdiğim bir ayı unutmam olası değildir.
Limanda,kayalıklarda ayın şavkını denizde izlerken,biraz ötede Üç -Hürel'in gitarla söyledikleri güzel şarkılar hâlâ anılarımdadır.Karaada'daki kükürtlü su banyosu ve Bardakçı Koyu'nun güzelliği dillere destandır.Bodrum'da yediğim pabuç inciri (kaktüs meyvesi) ve kalamar tavanın tadı hâlâ damağımdadır.Hele 1997 yazında eşim ve çocuklarla gittiğimiz Fethiye'yi anlatmak sayfalara sığmaz.Öğretmeneviyle aynı sokakta bulunan ve evden dönüştürülmüş pansiyonun üçüncü katından
Fethiye Körfezi'ni izlemek bize yaşam zevki vermişti.Pansiyon sahibinin müşterinin isteğine göre yaptığı ev yemekleri çok nefisti.Her gün yapılan tekne turlarıyla Göcek Körfezi,adalar,Kleopatra'nın yıkandığı söylenen havuz ve sanki saydam bir cam gibi olan deniziyle Muğla,Türkiye'mizin incisi.
Şimdi de yöre şivesini pek güzel yansıtan bir türküyü Hale Gür'den izleyebilirsiniz.
                               PEK YOKUŞMUŞ CAVIR ASAR'IN YOLLARI
             Pek yokuşmuş Cavırasar'ın yolları,/Gırılı da verdi(vermiş) mor garanfilin dalları
             Yakma da Hafize'm benden başka elleri,/Beni de vuran topalların Memed'i
             Hadülen de hadülen,ineğinen(ineciğnen) danası,/Kızı(oğlu) bana yanmış ne garışır anası.(nakarat)
             Bir asardan bir(öbür) asara geçtin mi?/Akibette ganını bir damla da içtin mi?
             On üç,on dört deliganlının içinde,/Topalların Memed'ini(bir oğlunu) seçtin mi?
                                                    (nakarat)
Muğla ilinde iki büyük göl ve akarsu da bulunmaktadır.Bunlar,Milas ve Söke ilçesi sınırlarında bulunan Bafa Gölü ve Köyceğiz ilçesindeki Köyceğiz Gölü ile Çine'den geçerken adı Çine Çayı,Yatağan'dan geçerken Yatağan Çayı olan akarsu ve Seki beldesinden geçen Esen Çayı'dır.
Şimdi "Deli Zeybeği" olarak bilinen bir Muğla bozlağı.Bu türkünün TRT repertuarındaki şekli ve türküyü 1942 yılında derleyen Muzaffer Sarısözen'in türkü sözleri arasında küçük değişiklikler vardır.
Zeybek oyunu eşliğinde TRT Türk Halk Müziği Korosu'ndan youtube'ta izleyebilirsiniz.
                                     ALI (DA)VERİN BENİM BARUTUMA.
             Alı da verin benim barudumu saçmama./Üç gün kaldı şu Muğla'dan kaçmama.
                                     Felek(gurbet) de sebep oldu yardan ayrı düşmeme.
       Aman da aman yaylada bülbül ötmesin,/Benim de yarim gurbet ele(gurbetlere)gitmesin.(nakarat)
             Aman da karanfili saksılarda kuruttum./Suyunu da billurlarda(n) durulttum.
                                     Aman da nazlı yari(ben yarimi) görmeyeli unuttum.
                                                               (nakarat)
Halikarnas Balıkçısı adıyla ünlenmiş Türk roman ve öykü yazarı Cevat Şakir Kabaağaçlı,
1921'de dönemin yönetimini eleştiren bir yazısı nedeniyle Bodrum'a üç yıl süreyle kalebentliğe
sürgün edilmişti.Kale,o dönemde,kalenin bulunduğu şehir anlamındadır.
Cevat Şakir, cezası 1.5 yıl sonra bağışlandığı halde orada yaşamayı sürdürmüştür.Ancak aşık olduğu Bodrum'dan son yıllarına kadar ayrılmadı.Bodrum'da her yere ağaç dikmesiyle orasını yemyeşil yapmıştır.Şair Can Yücel'in mezarı da Datça'dadır.
Ayrıca  ünlü tarihçi Herodot ve Neyzen Tevfik Kolaylı da Bodrumludur.( Halikarnassos)
Neyzen Tevfik'in yanından düşürmediği neyi de şu anda  Konya Mevlânâ Müzesi'nde,bir camekânda sergilenmektedir.Herkesin bir saniye bile durup bakmadan geçtiği bu neyi gördüm ve ilgiyle gözlemledim.
Türküleri ve türkü öyküleriyle zengin bir kültürü olan Muğla'ya veda etmeden önce Fethiye'ye uğrayalım:
                             PAZARDA BAL VAR GELİNİM (Türküyü Özlem Özdemir'den izleyebilirsiniz.)
         Pazarda bal var gelinim,pazarda bal var./Sende bir hal var gelinim,sende bir hal var.
                              Ağana yalvar gelinim,paşana yalvar gelinim.
         Ah deyle gelin gelmeye kıymetli gelin./Gelinim,gözelim de kınan kutl'olsun.(nakarat)
                               Hem orda,hem burada dilin tatl'olsun.(nakarat)
         Pazarın üstü gelinim,pazarın üstü./Yar (bana)yara küstü gelinim,yar yara küstü.
                               Güveyim uslu gelinim,güveyim uslu.
                                                    (nakarat)
         Pazarda kuzu gelinim,pazarda kuzu./Tüyü de kırmızı gelinim,tüyü de kırmızı.
                               Bir adam kızı gelinim bir adam kızı.
                                                   (nakarat)
Muğla'dan Denizli'ye geçiyoruz.
Ege ve Akdeniz Bölgeleri arasında bir geçit durumundaki Denizli'yi türküleri ve
ilginç özellikleriyle izleyeceğiz.
Sağlıklar diliyorum.
                                   


SEHRİ DOĞRUÖZ
       
17.05.2008
       
sehri_dogruoz@mynet.com

TÜRKÜLERİMİZ, TÜRKİYE'MİZ
SEHRİ DOĞRUÖZ

Web Page Maker, create your own web pages.