Secin.COM Arama Motoru
Linktr.info
LinkTR.info Link Ekle
Link ekle, Site ekle, Arama Motoru, www.bultr.net
...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................
.........................................................................................................................................................................................................................................................................
hayrabolum.net kamerası...
TÜRKÜLERİMİZ, TÜRKİYE'MİZ-24

UŞAK

                                     
Uşak,İç Ege Bölgesi'nde İzmir'e üç,Afyon'a bir saat uzaklıkta bulunan bir kentimizdir.
Türkler 11.yüzyılda Ege Bölgesi'ne geldiklerinde bu kente Uşşak diyorlardı.Oğul,çocuk,torun anlamlarına gelen "uşşak" sözcüğü aynı zamanda "aşıklar" anlamına da gelmektedir.
Evliya Çelebi ünlü Seyahatnamesi'nde bu adı "Aşıklar Diyarı" olarak yorumlamıştır.
1953 yılında Muzaffer Sarısözen tarafından derlenen bir türkü:
                                       EKİNLER EKİLİRKEN
               Ekinler ekilirken,çiziye dökülürken,/ Seni de benden ayırdılar
               Suna da boylu Neriman,/Şafaklar sökülürken.
               Vardım pınar akmıyor,yar yüzüme bakmıyor/Dokuz da daldan gül kopardım.
               Suna da boylu Neriman,/Senin gibi kokmuyor.
               Uşak duman sis oldu,açan güller hep soldu/Aç gözünü göreyim,
               Suna da boylu Neriman,/ Kalbim hasretle doldu.
MÖ.4.binden itibaren Kalkolitik ve Bronz Çağları'nda burada hep yaşam sürüyordu.
Uşak ve çevresi Selçuklu egemenliği altına 1233'te 1.Alaeddin Keykubad zamanında girdi.
Anadolu Selçuklu Devleti'nin parçalanmasından sonra bu bölge Germiyanoğulları aşiretinin yönetimine geçmiştir.
Osmanlı döneminde Uşak yöresi "Suhte ve Celâli İsyanları" dışında sakinlik ve barış içinde yaşamıştır.Kaynağı Uşak Banaz'dan yöre ekibine ait bir türkü:
            AY BULUTTA(ON YEDİ BENLİ ŞADİYE'M)
                Ay bulutta,bulutta,mendilim kaldı dutta.
                Geleceksen gel gayrı,on yedi benli Şadiye'm,/Daha gönlüm umutta.
                Ay buluta giriyor,gözüm yari güdüyor.
                Geleceksen gel gayrı,on yedi benli Şadiye'm,/Gençlik elden gidiyor.
                Evleri camiye yakın,ak gülleri sen takın.
                Zengin kocaya vardın,on yedi benli Şadiye'm,/Hani gerdanda altın?
                Aya karşı duramam,dama kilit vuramam.
                Ay buluta girince,on yedi benli Şadiye'm,/Bağlasalar duramam.
Ulusal Kurtuluş Savaşı'mız sırasında Uşak'ta Müdafa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuştur ve halk da bu cemiyeti desteklemiştir.
Yunanlar,İzmir'e asker çıkartıp Anadolu içlerine doğru ilerlemeye başladıklarında Uşak'ta konuşlanmış olan Kuvayı Milliye ve 23.Fırka (tümen) komutanı İzzettin Çalışlar
Yunan kuvvetlerine karşı koymak için mücadeleye girişti.
Yunanlar,yerli halkın direnişine karşın 29 Ağustos 1920'de Uşak'ı işgal etti.
İki yıl iki gün işgal altında kalan Uşak'ı düşmandan kurtaran Mustafa Kemal Paşa'nın yönettiği Türk kuvvetleri,30 Ağustos 1922'de Murat Dağları'nın doğu eteklerinde,Çal Köyü yöresinde Yunan ordularının büyük bir bölümünü kuşatarak yok etti.
Yine M.Sarısözen tarafından 1953 yılında derlenmiş bir Uşak türküsü:
                                    KÜP DİBİNDE BULGURUM
                Of, küp dibinde bulgurum,/ Bulgurum, kaşlarına vurgunum.
                Of,küp dibinde cevizim,/ Cevizim ,serilmiyor çeyizim.
                Of,aman aman nar danesi,/ Nar danesi,kızlar olmuş yar delisi.
                Of,attım,attım yanmadı,/ Gavurun kızı sözlerime kanmadı.
1 Eylül 1922'de,Türk Birlikleri henüz Uşak'a girmeden heryer alev alev yanıyordu.
Çünkü Yunanlar kaçmadan önce kenti yakmışlardı.
2 Eylül 1922'de Uşak,İzzettin Çalışlar'ın komutasında ilerleyen birliklerle kente girerek
Uşak'ı işgalden kurtardı.
Aynı gün Yunan başkomutanı Trikopis ve yanındaki komutanlar Uşak'ta yakalandı.
General Trikopis'in Uşak'ta Atatürk'ün huzuruna çıkarıldığı ev şu an
Atatürk ve Etnoğrafya Müzesi'dir.
Ayrıca Karun Hazineleri de Uşak Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.
Yine çok eski bir türkü daha: SİYAH  KETEN CARIM VAR
(car:İpek veya ipek-keten karışımı,çarşaf olarak kullanılan,bele kadar inen bir tür kumaş.)
                Siyah keten carım var,/Gürlek yanda darım var.
                Aç kapıyı gardiyan,/Siyah da carlı Cennet'im,/Benim mahpuslarda yarim var.
                Ağlasın da garip anam ağlasın,/Başına da kara yazma bağlasın.
                Dere boyu giderim,/Mandaları güderim.
                Yarim de damdan çıkmazsa,/Siyah da carlı Cennet'im./Başımı da alır giderim.
                Ağlasın da garip anam ağlasın,/Başına da kara yazma bağlasın.
                Şu dağlar bizim olsa,/Yaprağı üzüm olsa,
                Cennet'in uykusu gelmiş,/Siyah da carlı Cennet'im,/Aman yastığı dizim olsa.
                Ağlasın da garip anam ağlasın,/Başına da kara yazma bağlasın.
Uşak,1953'e kadar Kütahya'nın bir ilçesiydi.Zaten gelenekleri de birbirine benzer.
Atatürk,Uşak'a ilk olarak 2-3 Eylül 1922'de Komutan olarak,ikincisi 16 Ekim 1925'te Cumhurbaşkanı olarak,üçüncüsü de 1934 yılında İran Şahı Rıza Pehlevi ile birlikte gelmiştir.
Atatürk'ün eşi Latife Hanım da Uşaklıdır.
Ünlü gezginlerimizden Katip Çelebi de,Evliya Çelebi de Uşak'tan söz ederlerken
"seccade ve halılarını" överler.
Yurtdışında bile ünü duyulmuş olan Uşak antika halılarıyla odalarını kaplayan aileler vardır.
İl topraklarının %5.5'ini kaplayan ovalarıyla,%37'sini kaplayan dağlarıyla,Büyük Menderes,
Banaz Çayı ve Adalar Denizi'ne(Ege) dökülen Büyük Menderes'ten sonra ikinci büyük nehir olan,
şu sıralarda kurumaya yüz tutan Gediz Nehri gibi akarsularıyla Uşak kentinde iklim karasaldır.
1671 yılında Uşak'a gelen Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde burada âlim ve ileri gelenlerin
çok olduğundan söz eder.
"Uşaklı dedikleri,alacatene yedikleri,çok hoşuma gidiyor,galan dedikleri " gibi yerel şiveli anlatımlara,engin kültür ve doğa zenginliğine sahip Uşak'ımıza ait bir türküyle yazımızı sonlandıralım:          KİREMİTTE BUZ MUSUN?
                   Kiremitte buz musun?/Gelin misin,kız mısın?
                   Yarim size varacam,/Evde de yalınız mısın?
                                  Yan Osman'ım yan.
                  Deniz üstünde biber,/Kayıklar gelir gider.
                  Ne mektup var ne haber?/Yüreğim yanar gider.
                                  Yan Osman'ım yan.
                  Şu binanın üst yanı,/Altı da berber dükkanı
                  Teskereli geliyor,/Hacılar'ın Osman'ı
                                   Yan Osman'ım yan.
Uşak'tan Ege Bölgesi'nin iç kesiminde yer alan Afyonkarahisar'a geçiyoruz.
Türküleri,tarihçesi ve kültür özellikleriyle Afyonkarahisar'da buluşmak üzere…
Sağlıklar diliyorum.
SEHRİ DOĞRUÖZ
       
17.06.2008
       
sehri_dogruoz@mynet.com

TÜRKÜLERİMİZ, TÜRKİYE'MİZ
SEHRİ DOĞRUÖZ

Web Page Maker, create your own web pages.