Secin.COM Arama Motoru
Linktr.info
LinkTR.info Link Ekle
Link ekle, Site ekle, Arama Motoru, www.bultr.net
...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................
.........................................................................................................................................................................................................................................................................
TÜRKÜLERİMİZ, TÜRKİYE'MİZ
SEHRİ DOĞRUÖZ

TÜRKÜLERİMİZ,TÜRKİYE'MİZ-4

DRAMA - DEBRE


       Drama,Yunanistan sınırları içinde bulunan Doğu Makedonya'nın-bu bir bölgedir- en büyük şehrinin merkezidir.
       Debre(Debar) ise Eski Yugoslavya Makedonya Cumhuriyeti'nin batısında,Arnavutluk sınırında bir şehirdir.(Resimde Debre şehri ve gölü)Atatürk'ün dedesi Kızıl Hafız Ahmet Efendi'nin ve babası Ali Rıza Efendi'nin Debre'nin  Kocacık Nahiyesi'nden olduğu bilinmektedir.Saçları kızıla çaldığı için lâkabı  kırmızı ya da  kızıl olan Atatürk'ün dedesi bu nahiyede eğitmenlik görevini de yapıyordu.Tümüyle Türk olan bu nahiyedeki kişiler Konya'dan,Karaman'dan ve Aydın'dan göçen Oğuz Türkler'indendir.(Kayı Boyu,Kayılar)
       1950-60'lı yıllarda birçok Türk aile, bölgeyi terk etmek zorunda kalarak Türkiye'ye göçmüştür.
       Drama'da yaşamış Debre'li(Debreli) lâkabıyla tanınan Hasan ise bir halk kahramanıdır.
       Bir eşkıyadır ama Drama Köprüsü'nü halkı ezen zenginlerden aldığı haraçlarla yaptırmıştır.
       Çakırcalı Efe'yle aynı çağda yaşamış olan Debreli Hasan;Drama,Serez,Sarıbozan(Sarışaban) bölgelerinde adını duyurmuştur.En güvendiği kızanının(çete elemanı) lâkabı ise Karakedi'dir.
       Debreli Hasan'ın en üstün yanı yoksullara yardım etmesi,özellikle birbirlerini seven yoksul gençleri evlendirmesidir.
       Adına türkü yakılan Makedon Dağları'nın efesi sonunda padişah tarafından affa uğrar ve eşkıyalığı bırakıp Türkiye'ye göç eder.
       Öyküsü ve sözleri Arif Şentürk'ten alınan bu anonim türkünün sözleri şöyledir:(Bu türküyü youtube'ta izleyebilirsiniz.)
                                      
               DRAMA KÖPRÜSÜ

                      Drama Köprüsü bre Hasan, dardır geçilmez,
                      Soğuktur suları bre Hasan, bir tas içilmez,
                      Anadan geçilir bre Hasan, yardan geçilmez
                      At martini Debreli Hasan, dağlar inlesin.(Bağlantı)
                      Drama  mahpusunda Hasan,dostlar dinlesin.(namın yürüsün)(Bağlantı)
                                                            *
                      Drama Köprüsü'nü bre Hasan, gece mi geçtin? 
                      Ecel şerbetini bre Hasan, ölmeden içtin.
                      Anadan babadan bre Hasan, nasıl vazgeçtin? 
                      At martini Debreli Hasan, dağlar inlesin.(Bağlantı)
                      Drama mahpusunda Hasan,dostlar dinlesin.( Bağlantı)
                                                            *
                      Mezar taşlarını  bre Hasan, koyun mu sandın?
                      Adam öldürmeyi  bre Hasan, oyun mu sandın?
                      Drama mahpusunu bre Hasan, köyün(evin mi) mü sandın?
                      At martini Debreli Hasan,dağlar inlesin.(Bağlantı)
                      Drama mahpusunda Hasan,dostlar dinlesin.(Bağlantı)

İlk kıtanın değişik bir söylemi daha vardır.O da şöyledir:
                      Drama Köprüsü bre Hasan, dardır daracık.
                      Çok istemem Yanko Çorbacı bin beş yüz liracık.
                      At martini Debreli Hasan,dağlar inlesin.(Bağlantı)
                      Drama mahpusunda Hasan,Karakedi dinlesin.(Bağlantı)

Bir Drama türküsüyle daha sürdürelim yolculuğumuzu.
(Bu türküyü youtube'tan Hüseyin Yaltırık yorumuyla izleyebilirsiniz.)
                                         
                SIRA  SIRA KAZANLAR
                      Sıra sıra kazanlar Hanım Ayşe'm,/ Kara yazı yazanlar.
                      Cennet yüzü görmesin Ayşe'm,/ Aramızı bozanlar Ayşe'm.
                      Duvar üstünde durdum Mari Ayşe'm,/ Turalı para buldum.
                      Aldım mavzeri(silâhı) elime Ayşe'm,/ Kendi kendimi vurdum Ayşe'm.
                      Duvar üstünde ayna Hanım Ayşe'm,/ Kayna yüreciğim kayna.
                      Çalgılar çalıyoru Ayşe'm,/ Oyna sevdiceğim oyna Ayşe'm.

Yine Makedonya ve bu kez Üsküp(Skopia) yöresine ait bir türküde askerlik, sıla özlemi, gurbet duygusu ve bir annenin üzüntüsü yankılanmış. İşte sözleri:
                      Belgrat yolu uzun urgan, / Üstümde yoktur yorgan.
                      Ağla benim anneciğim, /  Ben Belgrat'da kaldım kurban.
                      Çıktım Belgrat'ın düzüne, / Çizmemi çektim dizime.
                      Açan baktım düşman geldi, / Ben ölümü aldım göze.
                      Bütün asker nöbet tutar, / Tabutundan kanlar akar.
                      Ağla benim anneciğim, / Üç evlâdım yola bakar.

       " Not: 'Açan' yalnızca Trakya'da,Rumeli'de göçmen ve gacalların kullandığı bir sözcüktür.
       Açmak eylemiyle hiçbir ilgisi yoktur. 'O sırada,o anda,aniden, gibi ' anlamlara gelebilen bu sözcük Adana,Ceyhan'da yaşayan ve Atatürk'ün o bölgelere iskân için olur verdiği Bulgaristan ve Romanya göçmeni Türkler ve yerli aşiret Türkmenler'i arasında ise 'taman' sözcüğü benzer anlamda kullanılmaktadır.
       Gacal,Trakya'daki yerlilere yani yeni göçmenlere göre çok daha eski göçmenlere verilen bir addır.Eskişehir'de yerliler için kullanılan 'manav' sözcüğü  'gacal ' sözcüğüyle eşanlamlıdır."
       Şu an Sırbistan'ın başkenti olan Belgrad kenti ilk kez  II.Murat  zamanında (1441) kuşatıldı ama alınamadı.Fatih Sultan Mehmet tarafından kuşatılan Belgrad (1456) ordunun yağmaya erken başlaması yüzünden alınamadı ve kuşatma kaldırıldı.Sonunda 65 yıl sonra Kanuni Sultan Süleyman,8 Ağustos 1521'de Belgrad'ı bir haftalık bir kuşatmadan sonra aldı ve şehre girerek en büyük kilisesini camiye çevirdi.
       Belgrad, Türkler'in elinde 167 yıl kalarak bayındır hale gelmiştir.
       Görüldüğü gibi türkülerin sözleri o dönemde geçen bazı tarihsel ve toplumsal olaylara değiniyor.
       Aynı zamanda o yöre insanlarına,Türkler'e ilişkin geleneklerden,töreden söz ederek okuyanları,dinleyenleri hüzünlendiriyor.
       Trakya türkülerine devam edeceğim.
       Haftaya Ohrid ve Üsküp var.
       Sağlıklar diliyorum.
                                     

                             

       SEHRİ DOĞRUÖZ
       
       06.11.2007
       
       sehri_dogruoz@mynet.com

Web Page Maker, create your own web pages.